Site icon Bursa Tabip Odası

Bursa Uludağ Üniversitesi: Akademisyenlere Baskı Arttıkça, Başarı Sıralaması Geriliyor!

Bursa Uludağ Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü URAP (University Ranking by Academic Performance) raporlarına göre gerek dünya genel sıralamasında, gerekse de tıp ve sağlık bilimleri alanında dünya bilim alanı sıralamalarında büyük bir gerileme yaşamaktadır.

2011 yılında dünya üniversiteler genel sıralamasında 862. sırada olan Uludağ Üniversitesi, 364 sıra gerileyerek 2018 yılında 1226.sıraya düşmüştür. Ne yazık ki 1970’li yıllarda büyük emek ve çabalarla kurulan Üniversitemiz, bırakınız ilk beş yüz üniversite arasına girmeyi, artık dünyanın ilk bin üniversitesi içerisinde bile yer alamamaktadır…

2011 yılında dünya tıp ve sağlık bilimleri fakülteleri arasında 510.sırada olan kentimizin göz bebeği Tıp Fakültemiz, ne yazık ki 367 sıra gerileyerek 2017 yılında 877. sıraya düşmüş bulunmaktadır. 2011 yılında dünyanın ilk beş yüz tıp fakültesi arasına girmeye çok yaklaşmış olan Tıp Fakültemiz; böyle giderse önümüzdeki yıllarda ilk bin tıp fakültesi içerisinde bile kendisine yer bulamayabilir.

Tıp Fakültemiz son yıllarda akademik başarılar yerine ne yazık ki hasta ve çalışan memnuniyetindeki büyük düşüş ve hastanenin tadilatı sırasında asbestle çalışma ilkelerine uyulmaması gibi konularla kamuoyunun gündemine gelmektedir. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi uluslararası geçerliliği olan JCI (Joint Commission International) Akreditasyon belgesini Rektör Ulcay döneminde kaybetmiştir.

Uludağ Üniversitesi öğrenci memnuniyetinde de giderek gerilemektedir. Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) sonuçlarına göre; Uludağ Üniversitesi öğrencilerin genel memnuniyetinde 2016’dan 2018’e 50.sıradan 66.sıraya, kurumun yönetim ve işleyişinden memnuniyette ise 69’dan 97.sıraya gerilemiştir.

Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki kötü yönetim; hem bilimsel sıralamalarda düşüşle hem de akademisyen, çalışan ve öğrenci memnuniyetindeki azalmayla kendisini göstermektedir.

Üniversitenin kötü yönetimi Sayıştay ve YÖK Kurumsal Geri Bildirim Raporlarında da kendini göstermektedir. Rektörlük Üniversiteyi kötü yönetmekte, hem akademik atamalarda hem de idari atama ve yükseltmelerde kayırmacı tutumunu sürdürmektedir. Bu konu Sayıştay’ın Uludağ Üniversitesi ile ilgili 2017 yılı raporunda da açık olarak dile getirilmiştir. Uludağ Üniversitesi Yönetimi, görevde yükselmeye tabi kadrolara atama işlemlerinde kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı uygulamalar yapmıştır. İdari personelin görevde yükselmeye tabi kadrolara atama işlemlerinde mevzuatta öngörülen usul ve esasların dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. YÖK Kurumsal Geri Bildirim Raporunda da atamalarda yaşanan sorunlar sıralanarak “akademik atamalarda liyakatın dikkate alınması” önerilmiştir.

Yusuf Ulcay’ın en düşük oyu almasına rağmen, Uludağ Üniversitesi Rektörü olarak atanmasıyla başlayan bu kötü yönetim sürecine itiraz eden bazı akademisyenler, Rektörün hukuk tanımayan tavrıyla karşılaşmaktadır.

Bunladan birisi de Bursa Tabip Odası’nın eski dönem başkanlarından Prof.Dr.Kayıhan Pala’dır.

Prof.Dr.Kayıhan Pala, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı olduğu dönemde yetkin gençleri Bölümlerine kazandırmak için bir yardımcı doçent kadrosu talebinde bulunmuş, o zamanki Dekanın da onayıyla kadro talebi Rektörlüğe iletilmiştir. Ancak Rektör Ulcay bu kadro yerine, dışarıdan birini getirmek üzere Ekim 2017’de bir profesör kadrosu ilan etmiştir.

Anabilim Dalına, Bölüm Başkanlığına ve Dekanlığa sorulmadan, Anabilim Dalının gereksinimi olmayan bir profesör kadrosunun “keyfi” olarak ilan edilmesi üzerine Prof.Dr.Kayıhan Pala yasal hakkını kullanarak profesör kadrosunun iptali amacıyla dava açmıştır.

Halk Sağlığı Anabilim Dalı için ilan edilen Profesör kadrosuna ilişkin olarak; ilanın kamusal ihtiyacı karşılar nitelikte olmadığı, Anabilim Dalının, Bölüm Başkanının ve Dekanın görüşünün alınmadan ilan edildiği ve “İşyeri hekimliği eğitici sertifikasına sahip olmak” koşulunun aranmasının yanlış olduğu, akademik kriter ve teamüllere uyulmadığı, objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı iddiasıyla açılan davada, Bursa İdare Mahkemesi Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın iddialarını haklı bulmuş ve dava konusu işlemlerin iptal edilmesine karar vermiştir. Ancak bu karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından bozulmuştur.

İlan edilen kadro üzerine yapılan naklen atama işleminde Rektör tarafından belirlenen jüri heyetinin mevzuata ve etik ilkelere uygun olmaması nedeniyle Prof. Dr. Kayıhan Pala bir dava daha açmıştır.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde görev yapan iki Halk Sağlığı Profesörü varken jüride bu Halk Sağlığı profesörleri görevlendirilmemiş; usule aykırı olarak jüri heyetinde Uludağ Üniversitesi’nden Halk Sağlığı bilim alanı dışından (Acil Tıp ve Adli Tıp) iki profesör belirlenmiştir. Jüride dış üniversitelerden görevlendirilen üç Halk Sağlığı profesöründen ikisi de başvuran adayın daha önce yıllarca birlikte çalıştığı kişilerdir.

Türkiye’de birçok üniversitede 50’nin üzerinde Halk Sağlığı Profesörü görev yaparken, Rektörlük tarafından adayın yıllarca birlikte çalıştığı iki şahsın görevlendirilmesi,  başvuran adayı gerçek anlamda jüri değerlendirmesi olmaksızın göreve atama çabasının bir göstergesi olmuştur.

Bursa İdare Mahkemesi, yapılan atamanın Rektörlük tarafından belirlenen jüri yapısı yüzünden açıkça hukuka aykırı olması nedeniyle açılan ikinci davada da Prof. Dr. Kayıhan Pala’yı haklı bulmuş ve söz konusu atama iptal edilmiştir. Rektörlük iptal kararına itiraz etmiştir. Dava henüz sürmektedir. Bu arada Rektör, ataması iptal edilen kişiyi geçtiğimiz aylarda Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi olarak görevlendirmiştir.

Hukuka uygun atama yapılmaması nedeniyle Rektörlük’ün bu işlemlerinin iptali için dava açılmış ancak ataması yapılan kişi bu davaları şahsileştirerek Ağustos 2018’de Prof.Dr.Kayıhan Pala’yı Rektörlüğe şikayet etmiş, Rektör de soruşturma açmıştır. Soruşturmacı olarak görevlendirilen kişinin şikayet edenin dilekçesini, suçlamayı ve hangi fiilin hangi suçu oluşturduğunu bildirmeksizin soruşturma yapmaya çalışması üzerine; önce Prof.Dr.Kayıhan Pala tarafından ardından da avukatı aracılığıyla soruşturmacıya itiraz edilmiş; soruşturmanın usulüne uygun yürütülmesi istenmiştir.

Ancak bu itirazlar karşılık bulmamış ve Prof.Dr.Kayıhan Pala’ya “kınama” cezası verilmiştir. Hocamıza; hakkındaki disiplin soruşturması başlangıcından itibaren usul ve yasaya aykırı şekilde hareket edilerek, savunma hakkı kısıtlanarak, yasada karşılığı olmayan bir eyleme dayandırılarak önce ”aylıktan ve ücretten kesme” cezası verilmesi, ancak daha önceden hiçbir disiplin cezası almamış olması nedeniyle bir alt ceza olan “kınama” cezası verilmesi kabul edilemez.

Prof.Dr.Kayıhan Pala’nın hukuksal bir çerçevede görevinin gereklerini yerine getirmek, kamu yararını sağlamak ve hak arama özgürlüğü kapsamında hukuki demokratik başvuru hakkını kullanmış olmak nedeniyle cezalandırılmaya çalışılması hukuka aykırıdır.

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğünü ivedi olarak bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.

Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek Rektör atama sürecinde Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğüne hukukun üstünlüğüne inanan, vicdan sahibi bir kişinin Rektör olarak atanmasını dileriz.

 

04 Mart 2019

Bursa Barosu

Eğitim Sen Bursa Şubesi

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi

Bursa Tabip Odası

TMMOB

Exit mobile version