16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Bursa’da sağlık alanları satışa çıkarıldı. İlk kararda, Bursa’dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan taşınmazlarda yer almış, ikinci karar da ise bu sürecin genişletilerek, Memleket Hastanesi yerleşkesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa’daki 7 nolu Tepecik Aile Sağlığı Merkezi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve AOS Hastanesi ek hizmet alanı olarak bilinen bölge özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, DİSK (Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu), KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği), Birlik ve Dayanışma Sendikası, BURSAHED (Bursa Aile Hekimleri Derneği), SES (Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası), Genel Sağlık-İş ve SaHaDer’in (Sağlık Çalışanları Hak Ve Mücadele Derneği) çağrısıyla Ali Osman Sönmez Hastanesi acil önünde 27 Nisan 2026 Pazartesi günü saat 12.30’da ‘HASTANE YERLERİ SATILAMAZ!’ konulu basın açıklamasını gerçekleştirdi.
Basın açıklamasına, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, BTO Genel Sekreteri Dr. Deniz Alpan, BTO Yönetim Kurulu Üyelerinden Dr. Kenan Ergus, Dr. Serdar Sarıtaş, Dr. Ufuk Aydın, BTO geçmiş dönem başkanlarından, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, Dr. Güzide Elitez, Dr. Kadir Binbaş, Dr. Candan Coşkun, Bursa Milletvekilleri Prof. Dr. Kayıhan Pala, Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, sendika temsilcileri, BTO üyeleri ve birçok sivil toplum örgütü de açıklamaya destek verdi.
Bileşenler adına basın açıklamasını gerçekleştiren Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, basit bir bina ya da arsa satışı olmadığını, devletin güvence altına almakla yükümlü olduğu en temel haklardan biri olan sağlık hakkının, halkın elinden alındığını vurgulayarak, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla ve turizmiyle ülke ekonomisine yüksek katkı sunan bir kenttir. Ancak ne yazık ki hastane yatak sayısı ve yoğun bakım kapasitesi açısından ülkemizin gerisinde kalmaktadır. Mevcut kapasite yetersizken, halkın kolay ulaşabildiği sağlık alanlarının elden çıkarılması kamu yararıyla açıklanamaz” dedi.
Dr. Ferdan Firdin, Bursa’da hastanelerde mevcut kapasitenin yetersiz olduğunu belirterek, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla ve turizmiyle ülke ekonomisine yüksek katkı sunan bir kenttir. Ancak ne yazık ki hastane yatak sayısı ve yoğun bakım kapasitesi açısından ülkemizin gerisinde kalmaktadır. Mevcut kapasite yetersizken, halkın kolay ulaşabildiği sağlık alanlarının elden çıkarılması kamu yararıyla açıklanamaz. Şu an önünde bulunduğumuz Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve Memleket Hastanesi başta olmak üzere, Diş Hastanesi, Mustafakemalpaşa’daki 7 No’lu Tepecik Aile Sağlığı Merkezi gibi halkımızın kolay ulaşabildiği ve uzun yıllardır büyük bir ihtiyacı karşılayan bu alanların satışı, bu hastanelerden hizmet gören halkımızın aleyhine bir karardır” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasında söz alan Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, “Sağlık alanları halkındır ve halka iade edilecektir” şeklinde konuştu.
BASIN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞU ŞEKİLDE;
HASTANE YERLERİ SATILAMAZ!
Sevgili Bursalılar, Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Meslektaşlarım, Değerli Meslek ve Emek Örgütleri, Değerli Sendika Temsilcileri
Bugün burada hastane yerlerinin satışına itiraz etmek için toplandık.
Bu mesele, basit bir bina ya da arsa satışı değildir. Bu, devletin güvence altına almakla yükümlü olduğu en temel haklardan biri olan sağlık hakkının, halkın elinden alınması meselesidir.
Bursa, sanayisiyle, tarımıyla ve turizmiyle ülke ekonomisine yüksek katkı sunan bir kenttir. Ancak ne yazık ki hastane yatak sayısı ve yoğun bakım kapasitesi açısından ülkemizin gerisinde kalmaktadır. Mevcut kapasite yetersizken, halkın kolay ulaşabildiği sağlık alanlarının elden çıkarılması kamu yararıyla açıklanamaz.
Şu an önünde bulunduğumuz Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve Memleket Hastanesi başta olmak üzere, Diş Hastanesi, Mustafakemalpaşa’daki 7 nolu Tepecik Aile Sağlığı Merkezi gibi halkımızın kolay ulaşabildiği ve uzun yıllardır büyük bir ihtiyacı karşılayan bu alanların satışı, bu hastanelerden hizmet gören halkımızın aleyhine bir karardır.
Hemen arkamızda olan Memleket Hastanesi, Ahmet Vefik Paşa tarafından inşa ettirilip 1868 yılında hizmete sokulmuş, birinci dünya ve ikinci dünya savaşını ve kurtuluş savaşını görmüştür. Cumhuriyet bile ilan edilmeden önce 1922’de onarılıp tekrar hizmete sokularak yıllarca halkın şifa kaynağı olmuştur. Bina 1952 yılında yeniden inşa edilerek Türkiye’nin ilk memleket hastanesi unvanını almıştır. Ardından bina dayanıksız denilerek 2019’da tadilatına başlanıp yeniden hizmete sokulacağı söylemleriyle bugüne kadar gelmiştir. Bu tarihsel süreklilik, sadece bir binaya değil, bir kamusal sağlık geleneğine işaret eder. Bu hastanenin satışı aynı zamanda bir geleneğin, bir tarihin yok edilmesi olacaktır. Bu yanlış karardan derhal dönülmelidir.
Eski Bursa diye nitelendirdiğimiz Bursa’nın kalbi olan bu bölgede yaşayan nüfusun burada ikamet etmesinin en önemli sebeplerinden biri hastaneye kolay ulaşabilmektir. Ateşi olan bir çocuğu, bel ağrısından kıpırdayamayan bir erişkini ya da acil sağlık sorunu olan yaşlı bir vatandaşı buradan alıp bu trafikte şehir hastanesi gibi aşırı büyük ve hekimlerin bile içinde kaybolduğu dev hastanelere götürmeye çalışmak sorunu çözmek bir yana daha da içinden çıkılamaz hale getirecektir.
Ekonomiye kaynak bulmanın yolu hastane yerlerini satışa çıkarmak değildir. Ücretsiz bir şekilde devlet tarafından verilmesi gereken sağlığa ulaşım hakkı bu satışlarla gasp edilmektedir. Halkımızı zaten aylarca randevu sırası beklemek zorunda bırakan mevcut durum daha da kötüleşerek parası olanın özel hastanelerden hizmet alabildiği, olmayanın alamayacağı bir konuma getirecektir.
Bursa Tabip Odası üyesi hekimler olarak görev ve sorumluluklarımızdan birinin yalnızca hasta tedavi etmek değil halkın sağlık hakkını korumak olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle burada bulunan meslek odaları, emek ve sendika örgütleri ve vatandaşlarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bugün burada yalnızca bir hastane yerini değil, bu kentin sağlık hakkını, kamusal vicdanını ve ortak geleceğini savunuyoruz. Bu topraklarda sağlık bir ticaret konusu değildir. Hastane bir yatırım aracı değildir. İnsan hayatı piyasa hesabına sığmaz. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Bu karar yanlıştır ve kabul edilemez. Sağlık hakkı savunulmadan hiçbir hak güvende değildir.
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
BURSA TABİP ODASI
BURSA VETERİNER HEKİMLER ODASI
DİSK (TÜRKİYE DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU)
KESK (KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU)
TMMOB (TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ)
BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI
BURSAHED (BURSA AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ)
SES (SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI)
GENEL SAĞLIK-İŞ
SA-HA DER (SAĞLIK ÇALIŞANLARI HAK VE MÜCADELE DERNEĞİ)
