Son dönemde sağlık alanında yapılan düzenlemeler hekimlerin serbest çalışma hakkını ve mesleki bağımsızlığını giderek daha fazla sınırlandırmakta, muayenehane hekimleri başta olmak üzere serbest çalışan tüm hekimleri mesleklerini sürdüremez hale getiren yeni mali ve idari yükler ortaya çıkarmaktadır.
Bilindiği üzere 6 Ekim2022’den bu yana özel hastane patronlarının talepleri de gözetilerek Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan muayenehane hekimlerine özel hastanelerde hastalarını tedavi edebilmeleri için sözleşme zorunluluğu ve kota uygulaması getiren düzenlemelere karşı mağdur olan hekimlerin TTB ve Tabip Odaları öncülüğünde yaptığı itiraz ilgili Danıştay dairesi tarafından haklı görülüp iptal edilmişti. Ancak Sağlık Bakanlığının temyiz başvurusu üzerine maalesef Danıştay İdari Daireler Kurulunun kararı ile sağlık sermayesinin istediği bu düzenleme 26 Aralık 2025’te kesinleşti ve yargı yolu tükendi. Mesleklerini bağımsız olarak yapmakta olan hekimlerin çalışmasını ciddi şekilde kısıtlayan bu tür uygulamaların amacının sağlık hizmetlerini halkın ihtiyaçları doğrultusunda planlamak değil hekimleri sağlık sermayesinin ücretli köleleri haline getirmek olduğu çok açıktır. Sözleşme ve kota kısıtlamaları mesleğini bağımsız olarak icra eden l0bin civarındaki hekimle sınırlı kalmayacak şekilde tüm hekimlerin emeğinin değerini düşürmekte. Hiçbir meslek grubunda olmadığı şekilde üstü örtük olarak serbest çalışmaya yasak getirmektedir. Ayrıca hastaların hekim seçme özgürlüğünü kısıtlayan ve sağlık hizmetlerine erişimi güçleştiren boyutlar taşımaktadır.
Sağlıkta hizmet ilişkili zarar (malpraktis) için yoksullaştırıcı boyutta yüksek tazminatlar son dönemlerde sıkça kamuoyunun gündemine gelmektedir. Yıllardır uygulanan zorunlu mesleki sorumluluk sigortası özellikle mesleklerini kamu dışında yürüten yaklaşık 45 bin hekim arkadaşımızı yeterince korumamakta kusur durumunda tüm yük hekimin üzerine bırakılmaktadır. Elde ettikleri gelirle çok orantısız olan bu tazminat cezaları özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler için hekimlik yapmayı engelleyecek boyutta olup yıkıcı sonuçlara yol açmaktadır. Kamuda olduğu gibi özel sektörde de tazminat sorumluluğuna karşı hekimleri koruyan mekanizmalara ihtiyaç olduğu aşikardır. Bugüne kadar sağlık Bakanlığının bu yönde herhangi bir çalışması olmamıştır. Hekimleri çekinik tıp uygulamalarına zorlayarak halkın sağlığa ulaşımını da tehdit eden malpraktis sorunu bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.
Serbest meslek hakkının ve mesleki bağımsızlığın kısıtlanması, yalnızca halen muayenehanesinde çalışan hekimleri değil ister kamuda ister özel sağlık kuruluşlarında ücretli olarak çalışan tüm hekimleri hatta geleceğin hekimlerini de ilgilendirmektedir. Dolayısıyla tüm hekimlerin hep birlikte örgütlü olarak bu kısıtlamalara karşı seslerini yükseltmeleri gerekmektedir.
Mesleğimize ve emeğimize sahip çıkmak, serbest çalışma hakkını ve mesleki bağımsızlığımızı birlikte savunmak amacıyla 22 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleşecek olan Hekimler İstanbul Buluşması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle katılım sağlayacak tüm hekimlerimizle beraber odamızın sağlayacağı araç ve imkanlarla sizleri haklarımızı savunmaya davet ediyoruz. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için…
Türk Tabipleri Birliği Bursa Tabip Odası

