Site icon Bursa Tabip Odası

Şiddetsiz Bir Sağlık Sistemi, Şiddetsiz Bir Hekimlik Ortamı,Şiddetsiz Bir Ülke Mümkün ve Zorunludur!

Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçti.

Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık.

Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında üç maymunu oynamak bir yana hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini ekledi.

Nihayetinde sağlıkta şiddet daha da tırmandı, “Artık doktor dövebiliyoruz” sözü bir övünç kaynağına dönüştü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenileri eklendi.

Türk Tabipleri Birliği Şiddet Çalışma Grubu yürütücülüğünde 3-20 Mart 2026 tarihleri arasında ülkemizin 69 ilinden 1105 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen, ayrıntıları ayrıca açıklanacak araştırmaya göre:

Hekimlerin %59,3’ü (648 hekim) bugüne kadar çalışma yerinde şiddete uğradığını ifade etmiştir.

Hekimlerin %57,7’si (638 hekim) psikolojik şiddete (sözlü taciz, zorbalık, taciz ve tehditler); %21,7’si (240 hekim) fiziksel şiddete (dayak, tekme, tokat, bıçaklama, ateş etme, itme, ısırma vb.) maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınlarının en sık fail; acil servis ve polikliniklerin ise en sık şiddet ortamları olduğu saptanmıştır.

İş yerlerinde şiddetin önlenmesi kapsamında: Hekimlerin %66,2’si (732 hekim) güvenlik önlemlerinin (ör. Kapılara X-ray cihazı, güvenlik görevlileri, metal dedektörler, kameralar, panik butonları, alarmlar) mevcut olmadığını; %70,1’i (775 hekim) çevrenin iyileştirilmesine yönelik (ör. Aydınlatma, mahremiyet) düzenlemelerin olmadığını; %82,8’i (915 hekim) genel erişim kısıtlamasının (ör. ziyaretçi kontrolü) olmadığını; %94,3’ü (1042 hekim) daha önce agresif davranışlar gösteren şiddet eğilimli veya faili hasta/başvuranların farkında olmak için sistemde bir kayıt mekanizması olmadığını; %80,1’i (885 hekim) iletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi düzenlenmediğini belirtmiştir.

Hekimlerin %88,5’i (970 hekim) çalışma yerinde şiddet konusunda endişeli olduğunu ifade etmiştir.

Hekimlerin %91,4’ü sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatindedir. Araştırmaya katılan hekimlerin neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir.

17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:

Bir Sağlık Sistemini Kabul Etmiyoruz!

Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, “Sağlıkta şiddet sona Ersin!” sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.

Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU  

Exit mobile version