<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bilimsel arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<atom:link href="https://www.bto.org.tr/tag/bilimsel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/bilimsel/</link>
	<description>MEDICAL CHAMBER OF BURSA</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2020 12:20:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2018/07/cropped-bto-ikon-32x32.png</url>
	<title>bilimsel arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/bilimsel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Multidisipliner COVID-19 kitabı tam zamanında çıktı</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/multidisipliner-covid-19-kitabi-tam-zamaninda-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 12:19:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[bursa uludağ üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[covid19]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[imran sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[kovid19]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[multidisipliner covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pcr]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[tıp fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipleri birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=12435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüslerin kökeni, SARS-CoV-2’nin kaynağı, genom yapısı ve antikor testleri gibi birçok konuda edindiği bilgileri meslektaşlarına ve kamuoyuna sunan Doç. Dr. Sağlık, sorularımızı yanıtladı. Merhaba İmran Hanım. Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz? 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Mikrobiyoloji ihtisası yaptım. Ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Viroloji Bilim Dalı’nda Viroloji ihtisasımı yaptım. 9 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/multidisipliner-covid-19-kitabi-tam-zamaninda-cikti/">Multidisipliner COVID-19 kitabı tam zamanında çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüslerin kökeni, SARS-CoV-2’nin kaynağı, genom yapısı ve antikor testleri gibi birçok konuda edindiği bilgileri meslektaşlarına ve kamuoyuna sunan Doç. Dr. Sağlık, sorularımızı yanıtladı.</p>
<p><strong>Merhaba İmran Hanım. Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz? </strong></p>
<p>9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Mikrobiyoloji ihtisası yaptım. Ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Viroloji Bilim Dalı’nda Viroloji ihtisasımı yaptım. 9 yıl kadar orada çalıştım. 3 yıl önce de öğretim üyesi olarak Uludağ Üniversitesi’nde çalışmaya başladım. Tıp fakültesine gittiğimde, doğrusunu söylemek gerekirse, ailemde hiç doktor yoktu. Babam öğretmendi, bu durumun getirdiği bir yönlendirme de vardı tıp okumam için… 9 Eylül’e ilk gittiğimde yeni bir amfi binası yapılmıştı. Tıp bilimi tarihinde ünlü olan resimler bulunuyordu duvarlarında. Orası benim için çok etkileyiciydi. O amfiye ilk girdiğim zaman çok büyülenmiştim, çok mutluydum. “Doğru yerdeyim” hissiyatını yaşamıştım. O günden bugüne işimi severek, özveriyle yapıyorum.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-12436 alignright" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-300x200.jpg" alt="" width="435" height="290" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-300x200.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-768x512.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-1024x683.jpg 1024w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-750x500.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09655-1140x760.jpg 1140w" sizes="(max-width: 435px) 100vw, 435px" /></p>
<p><strong>Tıp içerisinde virolojiye yönelmeniz nasıl oldu?</strong></p>
<p>Ben mikrobiyoloji içinde virolojiyi seçtim. Bunun dışında Mikrobiyoloji alanında 4 farklı dal bulunuyor. Bakteriyoloji, Parazitoloji, Viroloji ve Mikoloji  bölümleri var. Bakteriyoloji temel alanımız. Tıp içerisinde, rutin hasta hizmetinden  ziyade, bilimsel alanda emek harcamak istedim. Yani bilgi üretmek ve paylaşmak istedim. Alan seçimi yaptığım zamanlarda laboratuvarda bu şansımın daha fazla olacağını düşündüm. Araştırıp yeni bulgulara ulaşmak ve bunları insanlık ile paylaşmak büyük bir tatmin duygusu veriyor insana.</p>
<p><strong>Uludağ Üniversitesi’ndeki bu laboratuvarda ne tür çalışmalarınız var?</strong></p>
<p>Uludağ Üniversitesi’nde, normalde daha önce de yürüttüğümüz virolojik test çalışmaları var. Hepatit, HIV gibi virüslerin tanısı… Organ nakli yapılan hastalarda ve çocuklardaki viral enfeksiyonlarda virüslerin varlığını saptayan testleri yapıyorduk. Pandeminin başlamasıyla birlikte pek çok merkezde COVID-19 testi yapılmaya başlandı. Bursa’nın büyük bir şehir olması nedeniyle, talep çok fazla, yapılan test sayısı çok fazla. Ben bu konuda, bu testlerle ilgili 10 yıllık tecrübem olduğun için Bursa’daki 4 laboratuvarda COVID-19 testinin kurulumunu ve işler hale getirilmesini koordine ettim. Bunu tek başıma yapmadım tabii ki. Çok sayıda uzman ve teknisyen arkadaşımızla birlikte gece gündüz demeden emek yoğun şekilde bir ekip ruhuyla çalıştık, hepsine minnettarım.</p>
<p>Önce test çalışmaya Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda başlandı, sonra Şehir Hastanesi, ardından Yüksek İhtisas Hastanesi başladı. Dördüncü kamu laboratuvarı da Üniversitemizde bulunuyor. Burada laboratuvarımızda testin çalışılmasında Doç.Dr.Harun Ağca, Prof.Dr.Beyza Ener ve Prof.Dr. Cüneyt Özakın hocalarımla birlikte özveriyle çalışıyoruz.</p>
<p><strong>COVID-19 pandemisi ile ilgili değerlendirmeniz nedir? </strong></p>
<p>Pandemi Çin’de ilk olarak ocak ayında başladığında enfeksiyonla ilgili çalışan bilim insanları çeşitli zamanlarda Çin’den viral hastalıklar, salgınlar ortaya çıktığını bildiklerinden çok şaşırmadılar. Daha önce de oldu bu tür salgınlar. İnfluenza virüse bağlı kuş gribi, domuz gribi gibi salgınlar hep Çin’de başladı. Bir tek MERS Ortadoğu’da başladı. SARS yine Çin’de başladı. COVID-19 ilk başladığında olayın ne boyuta geleceğini, hiç kimse tam olarak anlayamadığı için, biz de halkla birlikte bir endişe yaşadık. İlk gelen resmi veriler ile el altından gelen görüntüler arasında fark vardı. İlk zamanlar hangisinin gerçek olduğunu anlamakta zorlandık. “Acaba Çin hükümeti bazı şeyleri saklıyor mu?” diye sorduk. Çünkü SARS’ta böyle olmuştu. Bu endişelerle başlangıçta olayın boyutunu hiç kimse tahmin edemedi. Ama sonrasında bana sorarsanız, Bakanlık bence iyi refleks göstererek, ilk planlamayı iyi yaptı. Bilim kurullarının oluşturulması, yurtdışı uçuşlarının yasaklanması vs. doğru kararlardı. Ancak sonrasında dünyada bir çok ülkede olduğu gibi salgın yayıldı. Çünkü artık çok daha fazla kalabalık şehirlerde yaşıyoruz, sürekli seyahat ediyoruz. Bu kadar hastalık bulaş riski varken bile pek çok insan tatil amaçlı seyahat ediyor. <img decoding="async" class=" wp-image-12437 alignleft" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-300x200.jpg" alt="" width="473" height="315" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-300x200.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-768x512.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-1024x683.jpg 1024w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-750x500.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09659-1140x760.jpg 1140w" sizes="(max-width: 473px) 100vw, 473px" /></p>
<p><strong>Dünyanın bir ay boyunca kapatılması, karantina uygulanması fikrini nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>
<p>İnsanlara artık siz ne kadar sınır koyarsanız koyun, mümkün değil tutamıyorsunuz. Devletlerin bunu kontrol edebilmesi için demokrasiden ödün vermesi gereken bir noktaya geldik. Hastalık var diyorsunuz, risk sürüyor diyorsunuz ama seyahatler sürüyor. Hükümetin bunları tutabilmesi için çok katı kurallar koyması lazım. Bu da gerekli mi? Bu işe yarar mı? Bunlar da bir soru işareti. Gerçekçi olmamız gerekiyor. Söylediğim koşullarda insanların hasta olmasını önleyemezsiniz. Globalleşmenin giderek arttığı günümüz dünyasında en fazla geciktirebilirsiniz. Siz çok katı kurallar koydunuz ve herkesi eve kapattınız; insanların hasta olmasını engellediniz diyelim. Peki bu katı yasaklar ne kadar sürecek? Bir ay? Bir yıl? İki yıl? Mümkün değil bunu gerçekleştirmek. Hastalığın aşısı bulunmadığı sürece virüs, tehlike yaratmaya devam edecek. Salgınla mücadele ederken enfeksiyonu yani virüsü tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemek güzel bir hedef ama çok gerçekçi değil. Hastalıktan korunmak gerçekçi olabilir ama yüzde 100 hiç kimse hastalanmayacak demek gerçekçi değil. Mesela bir yandan salgınla mücadele etmeliyiz ama diğer yandan bir şekilde eğitim devam etmeli. Yani önlemlerin alınmasında göz önüne alınması gereken çok fazla parametre var.</p>
<p><strong>Testlerin güvenilirliği ile ilgili bir araştırmanız oldu mu?</strong></p>
<p>Basında pek çok haber çıktı ama ben testlerle ilgili, ayrıntılı, tarafsız bir çalışma görmedim. Biz de testi uyguluyoruz ve şehrimizde kurulumunda rol aldık ama testin duyarlılığı ile ilgili bizim bir çalışmamız olmadı. Bu yüzden testin duyarlılığı ile ilgili bir yorum yapmam çok da doğru olmaz.  Ancak açıklanan dış kalite kontrol çalışmalarında duyarlılığın çok iyi çıktığı duyuruldu.  Bazı basın kuruluşlarında yer alan yüzde 40’lık duyarlılık oranını da gerçekçi bulmuyorum. Şunu unutmamak lazım; test sonuçları örneğin alınma şeklinden, taşınma koşullarından ve çalışma koşullarından etkilenebilir. Ama laboratuvarda çalışan tüm arkadaşlarımın büyük bir hassasiyet ve titizlikle çalıştığını biliyorum. Ben test sonuçlarımıza güveniyorum.<img decoding="async" class=" wp-image-12440 alignright" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-300x200.jpg" alt="" width="404" height="269" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-300x200.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-768x512.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-1024x683.jpg 1024w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-750x500.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/DSC09667-1140x760.jpg 1140w" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" /></p>
<p><strong>Bursa’daki dört laboratuvar yeterli mi peki?</strong></p>
<p>Şu an itibarıyla gayet yeterli. İhtiyaca göre kapasiteler artırılıyor zaten, ama şu an yeterli. Yeterince yetişmiş eleman ve ekipman var. Test ihtiyacı arttığında Bursa’ya hizmet verecek kapasitede laboratuvar sistemi mevcut.</p>
<p><strong>Testin çalışma prensibi nedir peki? Virüs nasıl tespit ediliyor.</strong></p>
<p>PCR’ın Türkçe açılımı Polimeraz Zincir Reaksiyonu. Yani zincirleme bir çoğaltma reaksiyonu anlamına geliyor. Virüsler hücre içinde yaşıyorlar. Dolayısıyla önce bu hücreleri parçalamak ve viral RNA’yı serbest bırakmamız lazım. Epitel hücrelerini ve virüsün kapsid yapısını ekstraksiyon dediğimiz bir işlemle parçalıyoruz ve virüsün RNA’sının serbest kalmasını sağlıyoruz. Ardından bir karışım hazırlıyoruz. Bu karışımda bulunan enzimler ve yapı taşları sayesinde virüsün RNA’sının bir kısmının binlerce kopya olacak şekilde çoğalmasını sağlıyoruz. Aynı zaman bu çoğaltma sırasında floresan ışıma yapan madde ile çoğalttığınız RNA parçasını etiketliyorsunuz. Bu işlemler numuneden yayılan ışımayı sürekli ölçerek bir grafiğe döken cihazlarda yapılıyor. Çoğalan RNA parçası belli bir yoğunluğa ulaştığında ölçülen ışıma belli bir eşik değeri aşıyor ve bir grafik oluşturuyor. Bu grafikler laboratuvarda görevli mikrobiyoloji uzmanı tarafından analiz edilerek yorumlanıyor. <img decoding="async" class=" wp-image-12001 alignleft" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/07/MULTİ-300x225.jpg" alt="" width="471" height="353" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/07/MULTİ-300x225.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/07/MULTİ-768x576.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/07/MULTİ-750x563.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/07/MULTİ.jpg 960w" sizes="(max-width: 471px) 100vw, 471px" /></p>
<p><strong>Multidisipliner COVID-19 çok önemli bir kitap. Siz de bu yayında yer alıyorsunuz. Neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Kitabın en büyük özelliği multidisipliner olması tabi. Son yıllarda bilimin bu kadar özelleşmesi, her bilimin kendi alanında derinleşmesi çok güzel ancak bunun sonucu olarak bilimler arasında koordinasyon kopukluğu oldu. Ama insan vücudu öyle bir sistem değil. Tüm organ ve sistemlerimiz birbiri ile etkileşim halinde. COVID-19 salgını bize bunu bir kez daha kanıtladı. Bir solunum yolu virüsü olmasına rağmen pek çok organı etkileyebiliyor. Dolayısıyla böyle multidisipliner yaklaşımların yapılması lazım. Bu kitabın en önemli özelliği bu oldu. Daha önce çıkan kitaplarla kıyaslandığında bu özelliği ile öne çıktığını düşünüyorum.</p>
<p>Diğer önemli yanı da gündemi yakalayan bir kitap oldu. Çünkü bilimsel çalışmalarda biz genellik şöyle bir hata yapıyoruz; mükemmel olsun, çok iyi olsun, çok düzgün olsun diyerek erteliyoruz, araya başka işler alıyoruz ve çıkardığımız ürünler bazen o kadar geç  çıkıyor ki değerini kaybetmiş oluyor. Başladığımız andaki değer ile bitirdiğimiz zamandaki değer birbirinin aynı olmayabiliyor.</p>
<p>Tüm yazarlar bir sürü önceliğini değiştirerek bu kitaba büyük önem verdiler ve güncel bir eser olarak ortaya çıktı. Zamanlaması için Dr. Cem Heper çok çaba harcadı. Ona da teşekkürümü iletiyorum buradan.</p>
<p><strong>İnsanlar sağlık çalışanlarına minnettar olmalılar!</strong></p>
<p>Sağlık çalışanlarına herkes bu dönemde minnettar olmalı. Ben kendim hem bir sağlık çalışanı olarak, hem de zaman zaman hasta olarak onlara minnettar olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu dönemde büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Herkesin bu süreçte fiziksel mesafeye dikkat etmesi ve maske kullanımını aksatmaması büyük önem taşıyor. Son yıllarda yaşanılan bir şiddet problemi var ki en büyük sorunlardan biridir bu. En azından bu pandeminin, sağlık çalışanlarının halkın gözünde hak ettikleri yere gelmesini ve bu şiddet olaylarının azalmasını sağlamasını bekliyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/multidisipliner-covid-19-kitabi-tam-zamaninda-cikti/">Multidisipliner COVID-19 kitabı tam zamanında çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2020 13:09:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıhan Pala]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[kovid-19]]></category>
		<category><![CDATA[osman elbek]]></category>
		<category><![CDATA[özlem kurt azap]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sinan adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipleri birliği]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=12433</guid>

					<description><![CDATA[<p>TTB&#8217;nin Covid-19 pandemisi değerlendirme raporunu TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. D. Sinan Adıyaman, TTB Covid-19 İzleme Grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr. Özlem Kurt Azap&#8217;ın katıldığı sosyal medya üzerinden yapılan basın toplantısında Doç. Dr. Osman Elbek açıkladı. 95 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ Elbek&#8217;in sunduğu raporun amacı, “41 i hekim olmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/">Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="content-head">
<p class="detail-news-spot desktop-spot">TTB&#8217;nin Covid-19 pandemisi değerlendirme raporunu TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. D. Sinan Adıyaman, TTB Covid-19 İzleme Grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr. Özlem Kurt Azap&#8217;ın katıldığı sosyal medya üzerinden yapılan basın toplantısında Doç. Dr. Osman Elbek açıkladı.</p>
</div>
<div class="news-body">
<div class="content-element">
<p><strong>95 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ</strong></p>
<p>Elbek&#8217;in sunduğu raporun amacı, “41 i hekim olmak üzere 95 sağlık çalışanı ve 7 bin 506 yurttaşı Covid-19 nedeniyle kaybettik. Tüm amacımız ölümleri önlemektir” şeklinde açıklandı. Rapor sunumu öncesi konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, “TTB&#8217;nin önerileri hayata geçirilseydi, bizlerle yapıcı eşitlikçi bir eşgüdüm sağlansaydı bu kadar ölüm yaşanır mıydı” sorusunu gündeme getirdi.</p>
<p><strong>“KUSURSUZ FIRTINA GELİYOR”</strong></p>
<p>Raporu sunan Doç. Dr. Osman Elbek, grip mevsiminin gelmesiyle birlikte Covid-19 salgının ürkütücü boyutlara varacağına dikkat çekerek şunları söyledi: “Salgın yönetilemediğini, ancak fırtına kapıda olduğunu vurgulamak istiyoruz. Fırtınadan kastımız. Yaklaşan mevsimsel grip salgınıyla Covid-19 birleştiği bir süreçtir. Bu literatürde kusursuz fırtına olarak adlandırılmakta. Çünkü bu sürecin çok daha fazla ölümcül etkisi olabileceğini öngörüyoruz, bu yüzden fırtına kapıda demeye çalışıyoruz”.</p>
<p><strong>“ÖNEMLİ OLAN YARGILAMAK DEĞİL”</strong></p>
<p>Salgının geldiği boyutların bilimsel kriterlere uyulmadan hızlı ve kontrolsüz açılım yapılmasından kaynaklandığı belirtilen raporda, sorunun çözümü için önemli olanın yargılamak değil, anlamak olduğu vurgulandı. Covid-19 pandemisinin insani, tıbbi, ekonomik, sosyal ve siyasal bir sorun olduğunun altı çizildi.</p>
<p id="attachment_6048157" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="lazyload zoomIt" src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/21/turk-tabipleri-birligi.jpg" alt="" width="1200" height="600" aria-describedby="caption-attachment-6048157" data-src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/21/turk-tabipleri-birligi.jpg" /></p>
<p><strong>“SAĞLIK ÇALIŞANLARI SIKINTILI”</strong></p>
<p>Raporda sağlık çalışanlarının adaletsizce yaklaşımlara maruz kaldığı, hekimlerin kaygı verici düzeyde değersizlik ve tükenme hisleri içerisinde olduğuna dikkat çekilerek “İçlerinde hak kaybına uğrayacak olsalar da istifa etmeyi düşünen, psikiyatrik destekle ayakta kalmakta çalışanlar var. Bir çok ülkede Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilirken, Türkiye&#8217;de meslek hastalığı kabul edilmiyor” denildi.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZİN GÜÇLÜ YANI SAĞLIK ÇALIŞANLARI, ZAYIF YANI  OTOKRATİK YÖNETİM”</strong></p>
<p>Raporun Covid-19 Salgın sürecinin değerlendirildiği bölümünde Türkiye&#8217;nin Zayıf ve güçlü yönlerini anlatan Doç. DR. Elbek şunları söyledi:</p>
<p>“Başarılı olduğu alanlar veya işine yarayacak sahip olduğu avantajlar, sağlık çalışanlarının özverisi ve bilimin gücü. Geliştirilmesi gereken zayıf yönleri ise sağlıkta dönüşüm programı, salgın yönetim yetersizliği, birlikte çalışabilme becerisi olmayışı ve pandemiyi doğru okuyamamak.</p>
<p>*Pandemi sürecine olumsuz etki yapan problem ve riskler ve tehdit ise otoratik ülke yönetimi. Türkiye&#8217;de tepeden tırnağa her şey artık ortak aklın dışında yürümeye başladı. ‘Ben bilirim’ zihniyeti salgın yönetimi politikasına yapılacak en kötü adımdır. Hep birlikte yönetmeye, bir birimizden öğrenmeye ihtiyacımız var.</p>
<p>*Salgının kontrol altına alınma politikasının demokratik ve ortak akıldan geçen bir sistemi tüm Türkiye inşa etmekten geçtiğini görüyoruz. Yaşanan ekonomik kriz ve sağlığın ticarileşmesi, hastanelerin ticarethane olarak kabul edilmesi bir tehdit.”</p>
<p><strong>“BİZİ BİR TSUNAMİ BEKLİYOR”</strong></p>
<p>Elbek, dünyanın hemen tüm ülkelerinde olgu düzeylerinde pikler yaşandığını belirterek “Bu beklenen bir şeydi. Ama Türkiye&#8217;nin olgu sayıları hiçbir pike izin vermeden devam etti. TTB olarak Temmuz ve Ağustos&#8217;ta uyarı yaptık. Bunun iyi bir şey olmadığını, eğer buna etkin önlem alınmazsa Eylül ayında, grip mevsimine çok yüksek hasta sayısıyla girebileceğimizi ifade etmiştik. Keşke hayat bizi doğrulamasaydı. Şimdi önümüzde bizi bir tsunami bekliyor. Biz yüksek bir toplumsal bulaş havuzuyla bu sürece giriyoruz. Çünkü açılma dönemini bilimsel kriterlere uygun yapmadık” görüşünü dile getirdi.</p>
<p><strong>“65 YAŞ ÜSTÜ DEĞİL, GÖRECE GENÇ İNSANLAR ÖLÜYOR”</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre Türkiye&#8217;deki erkek ölümlerinin, Avrupa bölgesi erkek ölümlerinden daha fazla olduğunun görüldüğünü söyleyen Elbek, 65 yaş üstündekilerin insan hakkının ihlal edildiği bir süreç yaşandığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bizde 65 yaş üstü ölüm oranı daha düşük. Avrupa bölgesinde yüzde 88 iken ülkemizde yüzde 71. Bir sayın valinin söylediği gibi bir ayağı çukurda olanlar ölmüyor. Görece daha genç insanlar ölüyor. O zaman bu iki nedeni iyice araştırmamız lazım.  Tütün kullanımı mı, obezite mi, şeker hastalığı gibi diğer faktörler mi?. Eğer ölümleri düşürmek istiyorsak, neden İstanbul, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Marmara&#8217;da ölüm hızı yüksek ve daha fazla insan ölüyor, bunu incelemek lazım”.</p>
<p><strong>ÖNÜMÜZDEKİ 1 YIL AŞIDAN ÇOK FAZLA KATKI BEKLENMEMELİ</strong></p>
<p>TTB Covid-19 izleme grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala&#8217;da Covid-19 aşısıyla korunmanın önümüzdeki en az 6 aylık süreçte mümkün olmadığını söyledi. Pala, aşıdaki gelişmeleri şöyle anlattı:</p>
<p>“Dünyada şu anda en kısa sürede uygulamaya geçebilecek aşılara baktığımızda, bu aşıları üretebilecek firmalar 1 yıl içerisinde 300 milyon doz civarında bir aşı üretiminden söz ediyorlar. Yani yıl sonuna kadar aşılar hem güvenirlilikleri, hem de koruyucuları açısından onaylansa ancak bir aşı 300 milyon doz üretilecek. Bu dozun dünyaya yetmesini bırakın, önde gelen birkaç ülke tarafından şuanda ön satın alması bile yapılmış durumda.</p>
<p>*Dolayısıyla ne 2020 yılı için nede 2021 yılının ilk ayları için, en azından ilk 6 ayı için dünya da aşıyla korumanın ciddi bir gündem oluşturmayacağı anlaşılıyor. Dünya Sağlık Örgütü geçen hafta bu konu hakkında önümüzdeki 1 yıl için aşıdan çok fazla katkı beklenmemesi gerektiğinin altını çizdi”.</p>
<p><strong>BÖLGESEL KAPANMALAR GÜNDEME GELEBİLİR</strong></p>
<p>Günlük yeni olgu görülme sıklığının 100 binde 1&#8217;in üzerinde olduğu her yere özgü önlem almak gerektiğini söyleyen Pala, “Türkiye&#8217;de salgının neredeyse ağırlıklı olarak sınıfsal bir özellik göstermesinden de yola çıkılarak, kamu-özel sektör ayrımı olmaksızın bütün çalışanları ve aileleri için en az 2 hafta sürecek bir kapanma gündeme gelebilir. Ama bu kapanmayı bütün Türkiye için önermek yerine salgının gerçek verileri üzerinden yeni olgu görülme sıklığının nerelerde olduğu belirlendikten sonra tartışmamız gerekir” diyerek filyasyon verilerinin açıklanmasının bulaş kaynaklarının ev, iş yeri ortamları, okullar ve toplu ulaşım mı olduğunu verilerine ulaşılacağını, bununda salgının önlenmesinde büyük rol oynayacağını söyledi.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Haber: <a href="https://www.sozcu.com.tr/2020/saglik/turk-tabipleri-birligi-salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida-6048150/">Sözcü.com.tr</a></em></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/">Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
