<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>emek arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<atom:link href="https://www.bto.org.tr/tag/emek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/emek/</link>
	<description>MEDICAL CHAMBER OF BURSA</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Aug 2022 17:23:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2018/07/cropped-bto-ikon-32x32.png</url>
	<title>emek arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/emek/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Anayasa Mahkemesi’nden Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği’nin Sözleşme Feshi Maddesine İptal Kararı ve TTB Hukuk Bürosu Görüşü</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/saglik-emek-meslek-orgutlerinin-actigi-davada-anayasa-mahkemesinden-aile-hekimligi-ceza-yonetmeliginin-sozlesme-feshi-maddesine-iptal-karari-ve-ttb-hukuk-burosu-gorusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 17:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bto]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=21935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Haziran 2021’de yayımlanan, aile sağlığı merkezi çalışanları üzerinde yarattığı baskı nedeniyle “ceza yönetmeliği” olarak adlandırılan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) de içinde olduğu sağlık emek-meslek örgütleri tarafından açılan davada ilk kazanım elde edildi. Danıştay 2. Dairesi’nin “Anayasa’ya aykırılık” gerekçesini ciddi bularak başvurduğu Anayasa Mahkemesi, 5 Ağustos [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emek-meslek-orgutlerinin-actigi-davada-anayasa-mahkemesinden-aile-hekimligi-ceza-yonetmeliginin-sozlesme-feshi-maddesine-iptal-karari-ve-ttb-hukuk-burosu-gorusu/">Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Anayasa Mahkemesi’nden Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği’nin Sözleşme Feshi Maddesine İptal Kararı ve TTB Hukuk Bürosu Görüşü</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Haziran 2021’de yayımlanan, aile sağlığı merkezi çalışanları üzerinde yarattığı baskı nedeniyle “ceza yönetmeliği” olarak adlandırılan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) de içinde olduğu sağlık emek-meslek örgütleri tarafından açılan davada ilk kazanım elde edildi.</p>



<p>Danıştay 2. Dairesi’nin “Anayasa’ya aykırılık” gerekçesini ciddi bularak başvurduğu Anayasa Mahkemesi, 5 Ağustos 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kararında ceza yönetmeliği ile yeniden düzenlenen Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” ibaresinin iptaline hükmetti.</p>



<p><strong>İptal kararına ilişkin TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan bilgi notu şöyle</strong>:</p>



<p>Hekim kamuoyunda “ceza yönetmeliği” olarak adlandırılan 30.06.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı pek çok hükmünün iptali ve öncelikle yürütmesinin durdurulması istemiyle TTB ve sağlık emek örgütleri tarafından dava açılmıştır. İptali istenen düzenlemeler arasında, yönetmeliğin “Sözleşmelerin Yenilenmemesi” başlıklı 7’nci, “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 10’uncu ve “Sözleşmenin İhtaren Sona Erdirilmesi” başlıklı 11’inci maddelerinin ve yönetmeliğin ekinde yer alan “Ek 3-Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli” de yer almaktadır. Davada ayrıca bu maddelerin dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı iddiamız ciddi bulunarak iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması da talep edilmiştir.</p>



<p>Danıştay 2. Dairesi, TTB ve diğer sağlık emek örgütlerince ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık iddialarını ciddi bularak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 05.08.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E.2022/43 K.2022/81 sayılı kararında,</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Anayasa’nın 70. maddesinde yer alan “<em>Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir</em>” şeklinde belirtilen hakkın sadece kamu hizmetlerine girmeyi değil kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı da güvence altına aldığı, sağlık çalışanının sözleşmesinin feshedilmesi suretiyle kamu hizmetinden çıkarılması sonucunu doğuran kuralın kamu hizmetlerine girme hakkına yönelik bir sınırlama getirdiği,</li><li>Anayasa’nın 49. maddesinde&nbsp;<em>“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir”</em>&nbsp;denilmek suretiyle herkesin çalışma hakkına sahip olduğunun hüküm altına alındığı, 5258 sayılı kanunun 3. maddesi uyarınca Türk vatandaşı olmayan kişilerin de anılan kanun kapsamında sağlık çalışanı olarak görevlendirilebilmesinin mümkün olduğu gözetildiğinde sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin yönetmelikle düzenlenmesini öngören kuralın Türk vatandaşı olmayan sağlık çalışanlarının da çalışma hakkını sınırladığı, &nbsp;</li><li>Anayasa’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanacağının hüküm altına alındığı, buna göre temel hak ve özgürlükleri sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekeceği,</li><li>Temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de gereği olduğu, hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, Kanunda bulunması gereken bu niteliklerin hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu,</li><li>Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlerin Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin kuralın, yaptırım konusu eylemleri belirlememek suretiyle ilgililerin hangi somut fiil ve olguya dayanılarak sözleşmelerinin feshedileceğini belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığı, sağlık çalışanlarının kamu hizmetlerine girme ve çalışma haklarını sınırlayan sözleşmenin feshini gerektiren nedenlere ilişkin genel ilkelerin ortaya konulup kanuni çerçevenin çizilmediği, konunun bütün ayrıntılarıyla düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılmak suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanındığı, bu itibarla kamu hizmetlerine girme ve çalışma hakkına sınırlama getiren kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olmadığı ve bu yönüyle kanunilik şartını taşımadığı,</li><li>Anayasa&#8217;nın 7. maddesinde&nbsp;<em>“Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez”</em>&nbsp;denildiği, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesinin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereği olduğu, türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından kural olarak kanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterli olmakla birlikte Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabildiği, bu nedenle Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin konması ve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerektiği; kuralda Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanındığı, bu itibarla kuralın yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı</li></ul>



<p>gerekçesiyle 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan&nbsp;<em>“sözleşmenin feshini gerektiren nedenler”</em>&nbsp;ibaresinin&nbsp;iptaline karar vermiştir.</p>



<p>Kararda ayrıca 5258 sayılı kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan&nbsp;<em>“sözleşmenin feshini gerektiren nedenler”&nbsp;</em>ibaresinin&nbsp;iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü de belirtilmiştir.</p>



<p><strong>Anayasanın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen bir norma, iptal kararlarından sonra geçerlik tanımak mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal hükmüyle Anayasa’ya aykırılığı sabit ve bilinir hale gelen bir hukuk kuralının uygulanmaya devam etmesi, Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ile hukuka bağlı devlet ilkelerine açıkça aykırı düşecektir.</strong></p>



<p><strong>5258 sayılı kanunun aile hekimliği sözleşmesinin feshine ilişkin hükümlerinin iptal edilmesi karşısında anılan kanun hükmüne dayalı yönetmelik hükümlerinin de hukuka aykırı olduğu açık olup Anayasa Mahkemesi’nce öngörülen yürürlüğün ertelenmesi süresi içinde de bu düzenlemelerin uygulanma olanağının kalmadığının kabulü gerekmektedir.</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emek-meslek-orgutlerinin-actigi-davada-anayasa-mahkemesinden-aile-hekimligi-ceza-yonetmeliginin-sozlesme-feshi-maddesine-iptal-karari-ve-ttb-hukuk-burosu-gorusu/">Sağlık Emek-Meslek Örgütlerinin Açtığı Davada Anayasa Mahkemesi’nden Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği’nin Sözleşme Feshi Maddesine İptal Kararı ve TTB Hukuk Bürosu Görüşü</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taleplerimiz Sizin İçin, Bizim İçin, Hepimiz İçin&#8230;</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/taleplerimiz-sizin-icin-bizim-icin-hepimiz-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Nov 2021 12:29:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[alpaslan türkkan]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[bto]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=16803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası, &#8216;Emek Bizim, Söz Bizim&#8217; sloganıyla başlatılan mücadele sürecinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. BTO Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan, yaptığı açıklamada verdikleri mücadelenin tüm hekim meslektaşları için olduğu kadar halk sağlığı için de önemli olduğunu vurguladı. COVID-19 pandemisinin koruyucu sağlık hizmetleri olmadan hastalık ve salgınların önlemeyeceğinin gösterdiğini dile getiren Türkkan, Türkiye&#8217;de salgının bilimin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/taleplerimiz-sizin-icin-bizim-icin-hepimiz-icin/">Taleplerimiz Sizin İçin, Bizim İçin, Hepimiz İçin&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bursa Tabip Odası, &#8216;Emek Bizim, Söz Bizim&#8217; sloganıyla başlatılan mücadele sürecinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. BTO Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan, yaptığı açıklamada verdikleri mücadelenin tüm hekim meslektaşları için olduğu kadar halk sağlığı için de önemli olduğunu vurguladı.<br><br>COVID-19 pandemisinin koruyucu sağlık hizmetleri olmadan hastalık ve salgınların önlemeyeceğinin gösterdiğini dile getiren Türkkan, Türkiye&#8217;de salgının bilimin gerekleri yerine ekonominin ihtiyaçları gözetilerek yönetildiğini belirtti.</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-675x1200.jpg" alt="" class="wp-image-16806" width="380" height="676" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-675x1200.jpg 675w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-169x300.jpg 169w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-768x1365.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-864x1536.jpg 864w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-1152x2048.jpg 1152w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-750x1333.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-1140x2026.jpg 1140w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06584-1-scaled.jpg 1440w" sizes="(max-width: 380px) 100vw, 380px" /></figure></div>



<p>Açıklamanın devamında şunları ifade etti:<br><br>&#8220;Sağlıkta Dönüşüm Projesi sağlıkta çöküşü getirdi. Hekimler ve tüm sağlık çalışanlarını olanca acımasızlığı ile tüketerek olumsuzluklarını toplumun en uç noktasına kadar ilerletti. Koruyucu sağlık hizmetlerinin terk edildiği, sağlık hizmetlerinde basamaklandırmanın kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi üzerine kurulan sistem toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını ve hekimlik değerlerini derinden sarstı.</p>



<p>COVID-19 pandemisi bir kez daha koruyucu sağlık hizmetleri olmadan hastalık ve salgınların önlenemeyeceğini gösterdi. Tüm dünyada ekonomik önceliklere göre yönetilen salgının bedeli ağır oldu. Ülkemizde de salgının; bilimin gerekleri yerine ekonominin ihtiyaçlarına göre yönetildiği bir sürece tanıklık ettik. Toplumu, yerel yönetimleri, emek-meslek örgütlerini, bilim insanlarını, demokratik kitle örgütlerini salgınla mücadele sürecine dahil etmeyen iktidar, güvenlikçi anlayışın ötesine ve pandeminin yıkıcı sonuçlarının önüne geçememiştir. Yurttaşlarımızın, sağlık çalışanlarının ölümleri durdurulamamış ve Türkiye, tüm pandemi dönemi boyunca COVID-19’a bağlı en çok vaka ve ölümün görüldüğü ülkelerden birisi olmuştur.<br><br><strong>KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ GÖZARDI EDİLDİ</strong></p>



<p>Tüm bu olumsuzluklara karşın Sağlık Bakanlığı 2021 yılı bütçesi genel bütçenin ancak %5,7’ini oluşturmuş, salgın sırasında da koruyucu sağlık hizmetleri göz ardı edilmiştir. Bu bütçede halk sağlığı, salgınla etkili mücadele, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarında iyileştirme yoktur. Ödeneklerin neredeyse dörtte üçü tedavi edici hizmetlere, bütçenin beşte biri şehir hastanelerinin kira ve hizmet bedellerine ayrılırken; koruyucu sağlık hizmetlerine kamu ve üniversite hastanelerine gerekli maddi kaynak ayrılmamıştır. Görülmektedir ki hedef halkın hastalanmasını engellemek değil, hastalananları tedavi etmektir. Bu tutumla iktidar önceki yıllarda olduğu gibi pandemi sürecinde de halk yararını, işçiyi, emekçiyi, işsizi, yoksulu, dar gelirliyi, emekliyi koruyan değil; hastane patronu sermayedarları, iktidar yanlısı şirketlerin çıkarlarını gözeten neoliberal sağlık politikalarını özetle Sağlıkta Çöküş Programı’nı sürdüreceğini göstermektedir. Hastaneleri işletme, hastayı müşteri olarak gören bu sağlık politikaları sağlık sisteminin çökmesine neden olmuştur. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır.  <br><br>Hastane önünde kuyruklar kalmadı söylemi doğru değildir. Randevu alamayan yurttaşlar aylarca evlerinde, telefon hatlarının ucunda, bilgisayar ekranlarında sanal kuyruklarda beklemektedir. Sanal kuyruklar 5 dakikada bir randevu verilerek, hekimler bir günde 100’den fazla hasta bakmaya zorlanarak çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak halkımızın erişemediği sağlığın karşılığı olarak daha fazla başvuru, daha uzun kuyruklar ve sonunda sağlıkta daha da artan şiddet olacaktır.<br>Günümüzde birçok yerde devlet hastaneleri kapatılırken kamu sağlık hizmeti “şirketleştirilmiş” şehir hastanelerine bırakılmış; özel hastaneler kamunun olanaklarıyla tekeller haline getirilmiştir.</p>



<p><strong>TIP VE UZMANLIK EĞİTİMİ NİTELİKSİZLEŞİYOR</strong><br> <br><em>Her gün bir yenisi açılan tıp fakültelerinde ve eğitim araştırma hastanelerinde tıp ve uzmanlık eğitimi gittikçe niteliksizleşmektedir. Sağlık Bilimleri Üniversitesinde adrese teslim kadro ilanları, liyakatsiz atamalar, dayatılan performans sistemi, uzun ve yorucu çalışma şartları ile hekimler kamuda çalışamaz hale gelmiş, istifa sayıları hızla artmış, kamusal hizmetler iktidar eli ile tüketilmiş, halk özel hastanelere muhtaç bırakılmıştır.</em><br> Sözün özü; yirmi yılda iktidarın sağlık politikası iflas etmiştir.<br>Bu iflasın altında ezilen vatandaş ve sağlık çalışanları yalnız bırakılmıştır. Halk nitelikli sağlığa erişemezken sağlık çalışanları giderek daha zor şartlarda çalışmaya itilmiştir. Uzun zamandır çalışma koşulları, ücretlendirme, özlük hakları konusunda dillendirilen sorunların çözümsüzlüğü; erken emeklilik, istifa, hekim göçü, tükenmişlik, hastalık, intiharlara yol açmıştır.<br>Yaptığımız görüşme ve anketlerde ülkenin dört bir yanından  hekimler <em>“Mesleğimizi yapamıyoruz”, “Nefes alamıyoruz”, “Geçinemiyoruz”</em> demektedir. Her gün kamudan istifalar artarken, diğer taraftan yılda binden fazla genç hekim çalışmak için yurt dışına gitmektedir. Bugün iktidar toplumun sağlığına yönelik, hekim istifalarına, göçlerine yönelik hiçbir adım atmazken biz,<em> “Bu topraklarda hekimlik yapmak için umut var, birlikte önlüğümüzün beyazına sahip çıkıyoruz, karanlığı aydınlatacağız ve artık söz bizim”</em> diyoruz. Biz <em>“Taleplerimiz sizin için, bizim için, hepimiz için” </em>diyoruz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large"><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-16808" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/11/DSC06596-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></div>



<p><br><br>“<strong>Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına,Özlük Haklarımıza,</strong> <strong>Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz” diyerek başlattığımız yürüyüşte </strong>yürüyüş kolumuz <strong>bugün</strong> Kocaeli’ndedir. Yarın Kentimizde, 26’sında Eskişehir’de olacak. Meslektaşlarımızla, sağlık çalışanlarıyla, halkımızla buluşuyoruz. Yürüyüşün sonunda 27 Kasım günü Ankara’da tüm illerimizden gelen hekimler ve sağlık çalışanları ile <strong>BEYAZ FORUM</strong>’da buluşacağız. Beyaz Form’da önümüzdeki dönemde daha iyi bir sağlık ortamı için birlikte mücadelenin yollarını konuşacağız. Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikaların durdurulması, sağlık hizmetlerinin toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmesi, sermayeye değil sağlığa bütçe ayrılması için önerilerimizi, taleplerimizi ve mücadele yöntemlerimizi konuşacağız.<br>Gün dayanışmanın, birbirimize güvenmenin, mesleğimizin taşıdığı güce güvenmenin, yaşam ve sağlık haklarımızı savunmanın ve geliştirmenin günüdür.  Emeğimiz üzerinden kendini var eden sermayeye, idarecilere dur demenin “Biz birlikte güçlüyüz”ü göstermenin günüdür.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/taleplerimiz-sizin-icin-bizim-icin-hepimiz-icin/">Taleplerimiz Sizin İçin, Bizim İçin, Hepimiz İçin&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 08:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[irfan açık]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[özlük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık emekçi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık emekçileri sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=13222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, COVID-19 pandemisinde büyük bir yük altında sorumlulukla çalışan sağlık hizmetçilerinin taleplerini dile getirdiği bir açıklama yaptı. “Sendikamız SES’imizin “Çığlığımız Duyulmadı, Taleplerimiz Görülmedi. Şimdi Sıra Maskelerimizde” adıyla devam eden kampanyamızın ikinci haftasında (18-22 Ocak tarihleri arasında) özlük haklarımızla ilgili taleplerimizi maskelerimizle konuşturacağız” ifadelerini kullanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/">Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, COVID-19 pandemisinde büyük bir yük altında sorumlulukla çalışan sağlık hizmetçilerinin taleplerini dile getirdiği bir açıklama yaptı.</p>



<p>“Sendikamız SES’imizin <em>“Çığlığımız Duyulmadı, Taleplerimiz Görülmedi. Şimdi Sıra Maskelerimizde”</em> adıyla devam eden kampanyamızın ikinci haftasında (18-22 Ocak tarihleri arasında) özlük haklarımızla ilgili taleplerimizi maskelerimizle konuşturacağız” ifadelerini kullanan Başkan İrfan Açık, pandemi dahil yağmurda, çamurda hakları olanı talep etmekten vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Artık oyalanmak istemiyoruz.&nbsp; Siyasi iktidar tarafından bize söz verildiği halde halen düzenleme yapılmayan özlük haklarımız için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.</p>



<p><strong>SAĞLIK KURUMLARI TİCARETHANE OLDU</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan.jpeg" alt="" class="wp-image-13224" width="470" height="351" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan.jpeg 900w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-300x224.jpeg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-768x573.jpeg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-750x560.jpeg 750w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /><figcaption>İrfan Açık</figcaption></figure></div>



<p>Siyasi iktidar ve hiçbir şekilde sağlık emekçisini görmeyen Sağlık Bakanlığı’nın, yıllardır ekonomik ve özlük hakları için kendilerini görmezden geldiğini sözlerine ekleyen Açık açıklamasında şunları söyledi: “Haklarımızı vermedikleri gibi her geçen gün haklarımızı budayan düzenlemelerle özlük haklarımızı daha da geriye götürdü. Bizi açlık sınırının biraz üzerinde sefalet ücretine mahkum etti. Bunun yanında özlük haklarımızı iyileştirmediği, geliştirmediği gibi değişik ve sözleşmeli istihdam modelleri oluşturarak kadrosuz ve güvencesiz çalışma modeli yarattı. AKP, iktidara gelmesiyle birlikte sağlıkta dönüşüm programını başlatarak sağlık kurumlarını ticarethaneye hastaları da müşteriye dönüştürerek sağlıktaki yıkım sürecini başlattı. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hizmet sunumunda engel oluşturma ve emeğimizin karşılığını alma konusunda sorunlar yaşattı. Sosyal Hizmet alanında ise bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan emekçilerin var olan sorunları daha da arttı. Buralarda çalışanların vardiya süreleri ve vardiya sayısı farklılıklar göstermekte, dolayısıyla bu farklılık yasal çalışma sürelerini kat kat artırmaktadır. Bunun karşılığında ise ne ücret ne de izin alamamaktadırlar. Bu da çalışanların moral/motivasyonunu olumsuz olarak etkilemektedir.”</p>



<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet alanında AKP’nin vadettiği ve verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmediğini ifade eden İrfan Açık, pandemi sürecinde iş yüklerinin arttığını, çok tehlikeli olan işyerlerinde uzun çalışma saatleriyle, korunaksız ve korumasız ortamlardaki mesleki risklerinin daha da ağırlaştığını söyledi.</p>



<p><strong>İRFAN AÇIK TALEPLERİNİ SIRALADI</strong></p>



<p>SES Bursa Şube Başkanı İrfan Açık yazılı açıklamasında taleplerini sıraladı:</p>



<p>1-Söz verdiğiniz gibi 3600 ek göstergemiz verilsin,</p>



<p>2-Yıpranma payından fiili çalışma şartı kaldırılsın, yıpranma payı (fiili hizmet zammı) geçmiş yıllar da dahil ve 5 yıla 1 yıl olmak üzere bütün emekçileri kapsasın,</p>



<p>3-Çalışma koşullarımız düzeltilsin, iş yükümüz azaltılsın, uzun çalışma saatleri kısaltılsın</p>



<p>5-Her işyerine 7/24 ücretsiz kreş sağlansın,</p>



<p>6-EYT sorunu bir an önce çözülsün,</p>



<p>7-Sağlıkta şiddeti ve mobbingi önleyen gerçek tedbirler alınsın,</p>



<p>8-Covid-19 meslek hastalığı sayılsın,</p>



<p>9- Sözleşmeli statüde çalışan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri kadroya geçirilsin,</p>



<p>10-Hemşirelik meslek yasası uygulansın ve diğer sağlık meslek mensupları için kendilerine özgü meslek yasaları çıkarılsın</p>



<p>11-Analık izni 16 haftadan 24 haftaya çıkartılsın</p>



<p>12-Giyim yardımı mesleki riske uygun gerçek enflasyon rakamlarıyla ödensin, sağlık ve güvenlik açısından ücretsiz servis sağlansın,</p>



<p>13-Pandemi ile mücadele eden filyasyon ekiplerinin ve nöbet usulü çalışanların yemek sorunu çözülsün,</p>



<p>14- Kadrolu ve güvenceli istihdam biçimiyle sağlık emek gücü sayısı artırılsın,</p>



<p>15-Sosyal hizmetlerde emek gücü artırılsın, çalışma saatleri ve vardiya sistemi düzenlensin,</p>



<p>16- Haklarında memuriyete engel teşkil edecek kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın.</p>



<p>Açıklamanın son kısmında ise Başkan Açık, “Tüm bu haklı taleplerimizin yerine getirilmesini ve bunlar hayata geçirilinceye kadar mücadele edeceğimizi, bu mücadelede tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ile halklarımızı yanımızda olmaya ve bizlere destek vermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/">Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
