<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hak arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<atom:link href="https://www.bto.org.tr/tag/hak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/hak/</link>
	<description>MEDICAL CHAMBER OF BURSA</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Oct 2022 09:51:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2018/07/cropped-bto-ikon-32x32.png</url>
	<title>hak arşivleri - Bursa Tabip Odası</title>
	<link>https://www.bto.org.tr/tag/hak/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Muayenehane Hekimlerinin Serbest Çalışma Hakkı Kısıtlanamaz!</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/haksiz-uygulamadan-vazgecin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2022 09:48:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[muayenehane]]></category>
		<category><![CDATA[serbest icra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=22400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası (BTO), değiştirilen iki yönetmelikle muayenehane hekimlerinin serbest çalışma hakkını kısıtlayan düzenlemeye tepki gösterdi. Bursa Akademik Odalar Birliği Türkan Saylan Toplantı Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen basın toplantısına BTO Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, Genel Sekreter Dr. Muhsin Güllü ve Yönetim Kurulu üyesi Dr. Sevtap Şimşek ile hekimler katıldı.Açıklamayı yapan BTO Özel Hekimlik Komisyonu üyesi Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/haksiz-uygulamadan-vazgecin/">Muayenehane Hekimlerinin Serbest Çalışma Hakkı Kısıtlanamaz!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bursa Tabip Odası (BTO), değiştirilen iki yönetmelikle muayenehane hekimlerinin serbest çalışma hakkını kısıtlayan düzenlemeye tepki gösterdi.<br><br>Bursa Akademik Odalar Birliği Türkan Saylan Toplantı Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen basın toplantısına BTO Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, Genel Sekreter Dr. Muhsin Güllü ve Yönetim Kurulu üyesi Dr. Sevtap Şimşek ile hekimler katıldı.<br>Açıklamayı yapan BTO Özel Hekimlik Komisyonu üyesi Dr. Ömer Levent Soydinç, yönetmelik değişikliklerinin, hekimin güvensi olan serbest çalışma hakkını kısıtladığına dikkat çekerek, hekimlerin, büyük sağlık sermayesinin kıskacına alınmaya çalışıldığının altını çizdi.</strong><br><br>Dr. Soydinç&#8217;in açıklaması şu şekilde:<br><br>“Özel Hastaneler Yönetmeliği ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmelik” 06.10.2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı. Sağlık Bakanlığı, bu yönetmelik değişiklikleri ile muayenehane hekimlerinin tanı ve tedavi amacı ile hastalarını özel hastanelere ve tıp merkezlerine yatırmaları, ameliyat ve girişimsel işlem yapmalarını yeni koşullara bağlayarak neredeyse imkansız hale getirdi. Bu düzenlemelerin hangi kamu yararı gözetilerek ya da nasıl bir ihtiyacı karşılamak amacıyla yapıldığı anlaşılamadığı gibi Sağlık Bakanlığı tarafından da açıklanamadı. Bu yönetmelik değişikliği muayenehanesi olan dahili branş hekimlerinin hastalarını yatırmalarını, cerrahi branş hekimlerinin ise ameliyat yapmalarını zorlaştıracak, serbest meslek faaliyetlerini çok büyük ölçüde kısıtlayacaktır. Düzenleme hastaların mahremiyetinin korunması ve hekim seçme hakkını ihlal edecek niteliktedir.<br>Bilindiği gibi hastaların teşhis ve tedavisi 1219 sayılı yasaya göre; mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep edilmemek kaydıyla, özel sağlık kuruluşlarında yapılabilmektedir.<br>Yapılan yönetmelik değişiklikleri ile;</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Muayenehane hekimlerinin bu şekilde tanı ve tedavi hizmetlerini yürütmeleri ancak özel hastane veya tıp merkezinde ilgili branşta boş uzman hekim kadrosu olması halinde ve yıllık sözleşme yapmak suretiyle mümkün olabilecektir.</strong><br>&nbsp;</li><li><strong>Boş uzman hekim kadrosu olmaması durumunda, özel hastane veya tıp merkezinin ruhsatında ve/veya faaliyet izin belgesinde kayıtlı o branştaki toplam uzman hekim kadro sayısının ancak %15’i kadar hekim (misafir/dış doktor) ile sözleşme imzalanması mümkün olacaktır.</strong><br>&nbsp;</li><li><strong>Aynı branşta birden fazla hekimle sözleşme, ilgili branşın toplam kadro sayısının üçte birini geçemeyecek şekilde yapılabilecektir.</strong></li></ul>



<p>Bu düzenlemelere göre 4 bini İstanbul’da olmak üzere yaklaşık 7 bin muayenehane hekiminden ancak 500’ü hastanelerle sözleşme yapabilecektir. Bu durum, mesleğini muayenehanesinde bağımsız olarak icra eden meslektaşlarımızın çalışmalarının büyük ölçüde engellenmesi anlamına gelmektedir.<br><br>Son zamanlarda hekimlerin gerek özel hastanelerde şirket kurarak çalışmaya zorlanmaları ve hak kayıplarına uğramaları, gerekse kamudaki çalışma koşulları ve sağlıkta şiddet artışı nedeniyle muayenehanede serbest çalışmaya yöneldiği bilinmektedir.<br><br>Hekimler, büyük sağlık sermayesinin kıskacına alınmak istenmektedir!<br>Sağlık Bakanlığı’nı; Anayasa ve ilgili yasalara aykırı olan, serbest meslek icrasını kısıtlayarak hekimliğin bağımsızlığına darbe indiren, hastaların da hekim seçme haklarını kısıtlayan bu düzenlemelerden bir an önce <strong>vazgeçmeye ve ilgili yönetmelik değişikliklerini iptale çağırıyoruz.</strong><br><br>Türk Tabipleri Birliği, Bursa Tabip Odası, diğer tabip odaları ve uzmanlık dernekleri olarak; bu yönetmelik değişikliğini kabul etmediğimizi, serbest çalışan hekimlerin haklarını korumak amacıyla her türlü yasal girişimde bulunacağımızı ve bu düzenlemeler geri alınıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="jeg_video_container jeg_video_content"><iframe title="Muayenehane Hekimlerinin Serbest Çalışma Hakkı Kısıtlanamaz!" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/lUE62jprlw4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-scaled.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22413" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22413" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06134-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-scaled.jpg"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22416" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22416" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06161-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-scaled.jpg"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22415" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22415" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06163-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-scaled.jpg"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22412" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22412" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06169-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-scaled.jpg"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22414" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22414" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/10/BTO06172-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>
</figure>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/haksiz-uygulamadan-vazgecin/">Muayenehane Hekimlerinin Serbest Çalışma Hakkı Kısıtlanamaz!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ek Ödeme Adaletsizliği Ortadan Kaldırılsın!</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/ek-odeme-adaletsizligi-ortadan-kaldirilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 13:28:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[asistan]]></category>
		<category><![CDATA[asistan hekim]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[maaş]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=22033</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası&#8217;nın yanlarında durduğu asistan hekimler, hakları için Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde biraraya geldi. BTO Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, Genel Sekreter Dr. Muhsin Güllü ile, BTO eski dönem başkanları Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ve Prof. Dr. KAyıhan Pala&#8217;nın da katılım gösterdiği etkinlikte Pediatri Asistanı Dr. Emre Karaağaç&#8217;ın okuduğu açıklama şöyle: [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/ek-odeme-adaletsizligi-ortadan-kaldirilsin/">Ek Ödeme Adaletsizliği Ortadan Kaldırılsın!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bursa Tabip Odası&#8217;nın yanlarında durduğu asistan hekimler, hakları için Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde biraraya geldi. BTO Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, Genel Sekreter Dr. Muhsin Güllü ile, BTO eski dönem başkanları Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ve Prof. Dr. KAyıhan Pala&#8217;nın da katılım gösterdiği etkinlikte Pediatri Asistanı Dr. Emre Karaağaç&#8217;ın okuduğu açıklama şöyle: </p>



<p>&#8220;Bizler, Türkiye’nin dört bir yanında görev yapmakta olan asistan hekimler olarak haklarımızı savunmak<br>için ülke çapinda üniversitelerde çalışan meslektaşlarımızla iletişim kurduk ve bu basın açıklamasını<br>meslek örgütlerimizle birlikte tüm ülkede tek ses olarak yapma kararı aldık.<br>Üniversitelerde görev yapan asistan hekimler olarak bulunduğumuz iller hatta bölgelerde en zor vakalarla<br>baş etmeye, en ağır hastaları tedavi etmeye çalışıyoruz. Bu sağlık sistemi içerisindeki yükün önemli bir<br>bölümünü biz asistan hekimler çekmekteyiz.<br>Sağlık bakanlığına, Yükseköğretim Kurumu’na, hocalarımıza, tüm hekim ve sağlık emekçisi<br>arkadaşlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz.<br>Özlük haklarımız için verdiğimiz mücadelede yaklaşık 1 yıl önce bizlere sözler verilmiş, müjdeler<br>duyurulmuştur. Bu sözler yerine getirilmemiş, sürekli oyalanmış ve beklememiz istenmiştir. Sağlıkta<br>şiddet, nöbet sayılarının azaltılması, nöbet ertesi izin hakkı, tek kalemde yatan ve emekliliğe yansıyan<br>ödemeler gibi taleplerimiz konusunda hala somut ve gerçekçi adımlar atılmamıştır. Bununla birlikte 12<br>Ağustos’ta yayınlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği ile ek ödemeler üzerinden bir gelir artışı<br>sağlanmıştır. Ancak yayınlanan yönetmelik, üniversitede çalışan hekimleri Yükseköğretim Kurumu’na<br>bağlı oldukları gerekçesiyle kapsamamıştır. İtirazlarımız sonucunda Yükseköğretim Kurumu’nun da buna<br>yönelik bir çalışma başlattığı ilan edilmiş fakat hala net bir tarih ilan edilmemiş, aylardır bekleyen bizlere<br>yine belirsiz vaatler ve bekleme süreci reva görülmüştür. Mevcut durum sonucunda Sağlık Bakanlığı’na<br>bağlı hastanelerde çalışan hekimler ile üniversite hastanelerinde çalışan hekimler arasında, aynı işi<br>yapmalarına rağmen, 2 kattan daha fazla gelir farkı oluşmuştur. Bu sorunun en kısa sürede çözülmemesi<br>halinde Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda üniversitelerin tercih edilirliği düşeceğini ve şu an çalışmakta olan<br>hekimlerin istifa edeceğini tahmin etmek zor değildir.<br>Ayrıca getirilen yönetmelik, geleceğin sağlıkçılarını ve bilim insanlarını yetiştiren, tıp fakültesi eğitiminde<br>önemli yeri olan temel tıp bilimleri alanlarında görev yapan öğretim üyeleri ve asistan hekimleri taban<br>katsayısı üzerinden klinik branş hekimlerinden ayırıp &#8220;gelir getirmeyen hekimler&#8221; olarak dışlayarak onur<br>kırıcı ve kabul edilemez bir durum oluşturmuştur. Performansı ortadan kaldırma iddiasıyla duyurulan<br>yönetmelik gerek taban katsayı ayrımlarıyla gerekse belirsiz teşvik uygulamasıyla performans sistemini<br>daha da derinleştirmiştir. Mevcut yönetmelik değişmezse hekimler önümüzdeki dönemde bilimsel<br>araştırmayı, halk sağlığını, tıp eğitimini önceleyen bölümleri tercih etmeyecek; en çok teşvik<br>kazanabileceği bölümleri tercih edecektir. Branşları ve hekimleri yarışa sokup kârlılık üzerinden ödeme<br>yapan bu sistem yerine gerçek anlamıyla performansa dayalı olmayan bir sistem talep ediyoruz.<br>Sürekli görmezden gelinen, sesleri duyulmak istenmeyen yabancı uyruklu asistan hekim kadrolarında<br>çalışmakta olan meslektaşlarımız bütün iyileştirilmelerden muaf tutulmakta, asgari ücretin altinda bir<br>maaş almakta, birçoğu sigortasız çalışmaktadır.<br>Aylardır müjde şeklinde duyurulan iyileştirmelerin hayata geçirilmesi konusunda hala tatmin edici<br>uygulamalar yapılmamıştır. Etkili bir sağlıkta şiddet yasası çıkarılmamış, güvenli ve sağlıklı çalışma<br>koşulları oluşturulmamiş, özlük haklarımızda yeterli iyileştirmeler yapılmamıştır.<br>Gelinen noktada; asistan hekimler olarak 36 saat mesaiye, beş dakikada hasta bakma dayatmasına,<br>yoğun çalışma koşulları sebebiyle tıpta uzmanlık eğitimine ayrılan sürelerin yetersizliğine, sağlık<br>çalışanlarına yönelik devam eden şiddete karşi ortak mücadele ederken hak ettiğimiz gelir talebimize<br>cevap olduğunu iddia eden yeni yönetmelikle hekimlerin bölünme çabasına prim vermeyeceğimizi<br>bildiririz.<br>Yönetmelikle birlikte ek ödeme kapsamı dışında kalan üniversitelerin tıp ve diş hekimliği asistan, yan dal<br>asistan ve uzman hekimleri olarak; ortaya çıkan adaletsizliğin ortadan kaldırılarak hepimiz için insanca<br>yaşamamıza yetecek, güvencemize katkı sunacak gerçek ve emekliliğe yansıyan bir ücret artışı talebimizin<br>takipçisi olacağımızı, bununla birlikte asgari ücretin altında ücretlerle çalişan yabancı uyruklu asistan<br>hekim meslektaşlarimızın hakları da dahil diğer bütün özlük haklarımızı alma yolunda mücadele<br>edeceğimizi,<br>15 Eylül 2022 tarihine kadar tatmin edici düzenlemeler YÖK/SBA/yabancı uyruklu asistan hekim gibi<br>ayrımlara gidilmeden uygulamaya geçirilmezse bu tarihten sonra Türkiye’nin dört bir yaninda iş bırakma<br>eylemleri dahil hak arayışlarımızı daha gür sesle yapacağımızı bildiririz.<br>Kamuoyuna ve yetkililere saygıyla duyulur.&#8221;</p>



<p>Üniversite Asistan Hekimleri</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-scaled.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22035" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22035" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05236-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-scaled.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22034" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22034" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05251-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-scaled.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22037" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22037" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05262-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-scaled.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" width="1800" height="1013" data-id="22036" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-1800x1013.jpg" alt="" class="wp-image-22036" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/09/BTO05273-2048x1152.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></a></figure>
</figure>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/ek-odeme-adaletsizligi-ortadan-kaldirilsin/">Ek Ödeme Adaletsizliği Ortadan Kaldırılsın!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği: Kâr Odaklı ve Geçici  Düzenlemelere Değil, Toplumu Önceleyen Yeni Bir Sağlık Sistemine İhtiyaç  Vardır</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/saglik-bakanligi-yeni-ek-odeme-yonetmeligi-kar-odakli-ve-gecici-duzenlemelere-degil-toplumu-onceleyen-yeni-bir-saglik-sistemine-ihtiyac-vardir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 07:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bto]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[maaş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=21956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) ile birlikte sağlık ortamını piyasanın isteklerine göre dönüştürmenin en önemli araçlarından biri de çalışanların çalışma ve ücretlendirme şeklinin değiştirilerek piyasaya uygun hale getirilmesiydi. Bu nedenle sağlık kurumlarındaki çalışanların daha kolay kontrol edilebildiği, güvencesizliği dayatan, rekabetçi bir anlayışla çalışanların daha fazla gereksiz üretimde bulunmasına neden olan ücretlendirme uygulamalarına ağırlık verilmektedir. Performansa dayalı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-bakanligi-yeni-ek-odeme-yonetmeligi-kar-odakli-ve-gecici-duzenlemelere-degil-toplumu-onceleyen-yeni-bir-saglik-sistemine-ihtiyac-vardir/">Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği: Kâr Odaklı ve Geçici  Düzenlemelere Değil, Toplumu Önceleyen Yeni Bir Sağlık Sistemine İhtiyaç  Vardır</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) ile birlikte sağlık ortamını piyasanın isteklerine göre dönüştürmenin en önemli araçlarından biri de çalışanların çalışma ve ücretlendirme şeklinin değiştirilerek piyasaya uygun hale getirilmesiydi. Bu nedenle sağlık kurumlarındaki çalışanların daha kolay kontrol edilebildiği, güvencesizliği dayatan, rekabetçi bir anlayışla çalışanların daha fazla gereksiz üretimde bulunmasına neden olan ücretlendirme uygulamalarına ağırlık verilmektedir. Performansa dayalı ek ödeme sistemi de bu kapsamda geliştirilmiştir. Performansa dayalı ek ödeme sisteminin sonucunda hekim ve sağlık çalışanlarının çalışma rutinleri; toplumun sağlık ihtiyaçlarına göre değil, daha fazla kâr getiren, dolayısıyla daha kolay yoldan daha fazla kazanabilecekleri uygulamalara yönelerek sonunda piyasanın sınırsız isteklerinin kontrolü altına girmiştir.</p>



<p>Toplumun gerçek sağlık ihtiyaçlarının yerine piyasanın doymak bilmez kâr hırsının baskısına mahkûm olan bu sağlık sistemi, sağlık çalışanlarını tüketerek ayakta kalmaya çalışsa da krize girmekten kurtulamamıştır. Sistem; kendi tükettiği hekim ve sağlık çalışanlarından, girdiği krizin göğüslenmesini de beklemektedir. Ancak hekim ve sağlık çalışanlarının performansa dayalı ek ödeme sisteminden deneyimledikleri, şu an bu ölümcül uzlaşmayı mümkün kılmamaktadır. 2021 Eylül ayında Türk Tabipleri Birliği’nin 6.178 hekimle yaptığı anket çalışmasında; kamudaki hekimlerin yarısından fazlasının hiç performans ek ödemesi alamadığı saptanmıştır. Aynı şekilde, çalışmaya katılan hekimlerin %90’ı, performansa dayalı ek ödeme sistemini adil bulmamaktadır.</p>



<p>12 Ağustos 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği, yeni tanımlar getirmiş ve bunlara bağlı olarak yeni hesap formülleri öngörmüş olsa da özünü koruduğu teşvik ek ödemesiyle önceki ek ödeme yönetmeliğindeki performans ek ödemesi arasındaki benzerliklerden de görülebilmektedir. Çoğunluğu performans ek ödemesi almayan hekimlerin maaş + sabit ek ödemelerinin ekonomik kriz altında iyice ezilmesi nedeniyle performans ek ödemesinden devşirilen yeni bir sabit ek ödeme daha sabit ek ödemenin yanına eklenmiştir. Temel ücrette artış yerine, yine gelirde belirsizliği sürdürecek bir teşvik/performansa dayalı ödeme söz konusudur. Emekliliğe yansıyan bir ödeme bugün de getirilmemiştir. Sonuçları itibarıyla olumsuzlukları artık aşikâr olan bu sağlık sisteminin aynı yöntemle ayakta tutulmaya çalışıldığı çok açıktır. Bu nedenle sağlık çalışanları da toplum sağlığı da aynı biçimde olumsuz etkilenecektir.</p>



<p><strong>Yeni Yönetmelik Bizlere Neler Getirecek; Önceki Ek Ödeme Yönetmeliği ile Arasındaki Farklar</strong></p>



<p>Öncelikli sorun, yönetmeliğin hazırlanış biçimidir: Sağlık çalışanlarını ilgilendiren önceki mevzuat düzenlemeleri gibi sağlık emek ve meslek örgütlerinin görüşü alınmadan hazırlanmıştır. Yayımlanan yönetmelikteki hatalara ve eksikliklere bakıldığında da ortak biçimde hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Neredeyse bütün sağlık çalışanlarının öncelikli talebi, emekliliğe yansıyan yeterli ödemenin yapılmasıydı. Ancak sistemin devamı için bu talep de görmezden gelinmiştir.</p>



<p>Önceden sağlık tesisinin gelir-gider dengesi ile borç, alacak, nakit durumu ve ihtiyaçlarını gözeterek dağıtılacak ek ödeme tutarını, her sağlık tesisinde oluşturulan Döner Sermaye Komisyonu belirlerken, yeni yönetmeliğe göre dağıtılacak döner sermaye miktarı bakanlık tarafından belirlenecektir.</p>



<p>Nitelik değil, niceliğe önem veren bakış açısı ile yönetmelik hazırlayan ve hizmete katkıdan anladığı doğrudan gelir getiren faaliyet olan bakanlık; daha önce de olduğu gibi, koruyucu sağlık hizmetlerini ve temel bilimleri değerli görmediğini yeni yönetmelikte de itiraf etmiştir. Yanı sıra hekimlerin mesleki gelişimlerine katkı amacıyla katılacakları kongre vb. bilimsel faaliyetleri yeterince desteklememekte, hastalık raporlu olma süresinin uzaması hallerinde olduğu gibi sosyal haklarını da yok saymaktadır.</p>



<p>Yönetmelikte, çalışma koşullarının ağırlaşması karşılığında ekstra ödeme yapılabileceğinin izlerini birçok yerde rastlamaktayız. Örneğin Ek-4’te gördüğümüz “Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanları” tablosunda şart olarak mesaiyi tamamlamak, üstüne 32 saat nöbet tutmak ve üstüne hiç izin kullanmamak belirtilmiştir. Özellikle ekonomik olarak çalkantılı bir dönemde bu oldukça tehlikelidir. Kötü çalışma koşullarının bizi hem yıprattığını hem de öldürdüğünü geçmişteki birçok acı olayda gördük.</p>



<p>Yönetmeliğin en sıkıntılı yanlarından biri de kapsamıdır. Yönetmelik sadece kamuda çalışan sağlık çalışanlarının bir bölümünü kapsamaktadır. Yönetmelik, sadece büyük kamu hastanelerinde gelire katkısı olan hekimlere bir nebze olsun iyileştirme sunmuştur. Özellikle üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimler ve aile hekimleri kendileri için bir düzenleme yapılmamasına ciddi tepki göstermektedirler.</p>



<p>Katsayılarda bazı değişikler yapılmış olsa da tıpkı eskiden olduğu gibi iş barışını bozacak, adalet ve eşitlik ilkeleriyle açıklanamayacak bir şekilde branşlar ve meslekler arasında farkın da çok açıldığı yönetmelikte, idari görevdekilere de ayrıcalıklı ek ödeme uygulamaları devam etmektedir.</p>



<p>Yönetmeliğe göre;</p>



<figure class="wp-block-image is-style-default"><img decoding="async" src="https://www.ttb.org.tr/userfiles/images/ekodeme_gorsel.JPG" alt=""/></figure>



<p>kalemlerinden oluşmaktadır.</p>



<p><strong>Sabit ek ödeme</strong>, her ay herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezi yönetim bütçesinden yapılacaktır. Madde atfı ile 209 sayılı yasaya bakıldığında, bu ek ödeme tutarının döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere karşılanacağı anlaşılmaktadır.</p>



<p>Personelin motivasyonun artırılması amacıyla yapıldığı belirtilen <strong>taban ödeme</strong> ise, çalışanın kadro unvanına göre ve mesai içi aktif çalışma gün katsayısı dikkate alınarak yapılan, dolayısıyla yine hizmete katkı esaslı bir ödemedir.</p>



<p>Bu yönetmelikte yeni bir adla <strong>teşvik ek ödemesi</strong> verileceği de düzenlenmiştir. Performansa dayalı bu ödemede, personelin hizmete katkısı ve verimliliği ile finansal sürdürülebilirliği sağlama, hizmetin niteliği, çalışan ve hasta memnuniyeti gibi kriterler göz önüne alınacak; mesai içi ve mesai dışı çalışmalarına karşılık olarak döner sermayeden ödenecektir.</p>



<p>Tavan ek ödeme tutarına esas katsayılar yönetmeliğe Ek 1’de, hizmet alanı &#8211; kadro unvan katsayılarıEk 2’de,taban ödeme katsayıları Ek 3/A ve 3/B’de, artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanına göre katsayılar Ek 4’te gösterilmiştir. Teşvik ek ödemesine esas olmak üzere<strong> bireysel hedef katsayısı, hizmet etkinlik katsayısı, kurum hedef katsayısı, teşvik ek ödemesi dönem ek ödeme katsayısı Bakanlıkça</strong> a<strong>yrıca belirtilecektir.</strong> Bu katsayılar henüz ilan edilmediğinden, şu anda ödenecek tutarlar belirsizliğini korumaktadır.</p>



<p>Yönetmelikte verilecek teşvik ek ödemesine esas olmak üzere, bakanlıkça hekim, diş hekimi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için bireysel hedef göstergelerine göre değişik oranlarda belirlenecek <strong>bireysel hedef katsayısından</strong> ve bakanlıkça sağlık tesislerinde dağıtımına karar verilen ek ödeme miktarının tesis başına belirlenmesinde çarpan olarak kullanılacak olan değişik oranlarda belirlenecek <strong>kurum hedef katsayısından</strong> söz edilmiş olması, bu katsayıların belirlenmesinde dikkate alınan kriterler de gözetildiğinde, işletme mantığı ile hareket edildiğini ortaya koymaktadır.</p>



<p>Düzenlemede özellikli tıbbi işlemlerin, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile bakanlıkça işlem ve puanları bölge veya il veya hastane bazında ayrı ayrı belirlenebileceğinin belirtilmesi de yine hizmetin özelliği değil, mali hususlar dikkate alınarak belirleme yapılacağını göstermektedir.</p>



<p>Çalışana çeşitli hallerde o dönem için sağlık tesisi puan ortalamasının %20’sine kadar ek puan verilmesi, daha önce başhekimin teklifi, Döner Sermaye Komisyonu’nun 2/3 oyçokluğu ile vereceği karar ile mümkünken; bugün (Döner Sermaye Komisyonu’nun da kaldırılmasıyla beraber) başhekimin bireysel kararına bırakılmış, idareye bu ek ödemeleri baskı aracı olarak kullanma olanağı vermiştir.</p>



<p>Yönetmelikte eskisinden pek de farklı olmayan mesai dışı çalışma tanımından, nöbet ve icap nöbetlerinin mesai içi çalışma olarak kabul edildiği anlaşılmakta olup hatalı şekilde ek ödeme yapılması sonucunu doğurabilecektir. Taban ödemenin disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacağı düzenlenmiştir. Her ne kadar 2022 yılında 209 sayılı yasada disiplin durumunun dikkate alınacağına dair bir ibare geçirilmişse de, yeterli çerçeveyi içermeyen bu hükme dayalı, kanunilik ilkesine aykırı düzenleme yapılmakla ve bir eyleme iki ceza niteliğinde olmakla; disiplin cezaları nedeniyle ek ödeme yapılmaması hukuka aykırı olduğu gibi, hizmete katkı temel anlayışı ile hazırlanan yönetmeliğin kendi ruhu ile de uyumsuzdur.</p>



<p><strong>Hekimlere yapılacak döner sermaye ek ödemesi hesabı şöyledir:</strong></p>



<p><strong>Sabit ödeme = </strong>En yüksek devlet memuru aylığının eğitim görevlilerine (ek gösterge dâhil) %410’u, uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine %335’i ve pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise %265’i oranı.</p>



<p><strong>Taban ödeme = </strong>Yönetmeliğe Ek 3/A’da gösterilen personelin kadro unvanına göre belirlenen taban katsayısı x en yüksek devlet memuru aylığı x mesai içi aktif çalışma gün katsayısı.</p>



<p>Taban ek ödemesi, performans ek ödeme alamayan çoğunluk için önemli bir düzenleme olarak, görülmektedir. Ancak Türk-İş’in açıkladığı yoksulluk sınırına göre bir değerlendirme yaptığımızda; 2022 yılının maaş + sabit ek ödemesinin ancak taban ek ödemesiyle birlikte yoksulluk sınırını geçebildiğini görmekteyiz.</p>



<p><strong>Örneğin: Bir ilçenin tek uzman hekiminin;</strong></p>



<p>2020 yılı temmuz ayının maaş + sabit ek ödemesi = 8.170 lira</p>



<p>2020 yılı temmuz ayı yoksulluk sınırı = 7.839 lira</p>



<p>2021 yılı temmuz ayının maaş + sabit ek ödemesi = 9.300 lira</p>



<p>2021 yılı temmuz ayının yoksulluk sınırı = 9.457 lira</p>



<p>2022 yılı temmuz maaş + sabit ek ödemesi = 17.850 lira</p>



<p>2022 yılı temmuz yoksulluk sınırı = 22.280 lira</p>



<p>2022 yılı maaş + sabit ek ödeme + taban ek ödemesi (14. madde 2. fıkra ile- entegre devlet hastanesi) = 24.600 liradır.</p>



<p><strong>Teşvik ek ödemesi = </strong>Çalışana ait net teşvik puanı x teşvik ek ödemesi dönem ek ödeme katsayısı.</p>



<p>(Çalışana ait net teşvik puanı olarak; mesai içi ödeme yönünden çalışana ait mesai içi net teşvik puanı, mesai dışı ödeme yönünden çalışana ait mesai dışı net teşvik puanı, özellikli işlemler ödemesi yönünden çalışana ait özellikli tıbbi işlemler net teşvik puanı alınmaktadır.)</p>



<p>Burada çarpan olan <strong>teşvik ek ödemesi</strong> <strong>dönem ek ödeme katsayısı</strong>; sağlık tesisinin bakanlıkça belirlenen dağıtılacak döner sermaye miktarının, tabip ve tabip dışı çalışan için sağlık tesislerinin veya ilgili sağlık tesisinin toplam puanına ayrı ayrı veya birlikte bölünmesi sonucu bulunan katsayıyı ifade etmektedir.</p>



<p>Yine burada çarpan olan <strong>net teşvik puanı </strong>şöyle bulunmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Mesai içi net teşvik puanı = Mesai içi hizmet puanı + Bilimsel çalışma destek puanı + Ek puan.</li><li>Mesai dışı net teşvik puanı = Mesai dışı hizmet puanı.</li><li>Özellikli tıbbi işlemler net teşvik puanı = Özellikli tıbbi işlemler hizmet puanı.</li><li>Uluslararası sağlık hizmeti net teşvik puanı = Uluslararası sağlık hizmetleri hizmet puanı.</li></ul>



<p>Net teşvik puanına esas “<strong>ek puan</strong>”ın kimlere, hangi oranda verileceği ile “<strong>bilimsel çalışma destek puanı</strong>”nın kimlere ne kadar verileceği, yönetmeliğin eki tablolarda gösterilmiştir. Bu miktarlar, önceki yönetmeliğe göre farklılık göstermemektedir.</p>



<p>Net teşvik puanında belirleyici temel unsur, çalışanın <strong>hizmet puanı</strong>dır.</p>



<p><strong>Hizmet puanı </strong>hesabı:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Mesai içi hizmet puanı = Ham puan x Hizmet verimlilik katsayısı x Hizmet alanı kadro unvan katsayısı x Bireysel hedef katsayısı.</li><li>Mesai dışı hizmet puanı = Ham puan x Hizmet alanı kadro unvan katsayısı.</li><li>Özellikli tıbbi işlemler hizmet puanı = Ham puan x Hizmet alanı kadro unvan katsayısı.</li><li>Uluslararası sağlık hizmetleri hizmet puanı = Ham puan x Hizmet alanı kadro unvan katsayısı.</li></ul>



<p>Yönetmelik ile hizmet puanı hesabında, tabip, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için bakanlıkça bireysel hedef göstergelerine göre belirlenen 1,0 ile 1,4 arasında değişen “<strong>bireysel hedef katsayısı</strong>” şeklinde yeni bir etken ortaya çıkartılmıştır.</p>



<p>“<strong>Hizmet verimlilik katsayısı</strong>” önceki yönetmelikte de olmakla birlikte, belirleyici unsur olarak “hizmeti elde etme maliyeti” de dikkate alınarak bakanlıkça belirlenen esaslara göre 1,00 ila 1,20 arasında değişen katsayıdır (Bu katsayı personel/sağlık tesisi için ölçülmediği veya belirlenmediği dönemlerde 1,00 olarak uygulanır). Uygulanmamış olsa da önceki yönetmelikte 0,9 ile 1,1 arasında olacağı öngörüldüğünden, sağlık çalışanları aleyhine kesintiye yol açabilecek uygulamadan vazgeçildiği söylenebilir.</p>



<p>Burada bir diğer çarpan olan “<strong>ham puan</strong>”ın ne olacağı, eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde&nbsp;ve eğitim ve araştırma hastaneleri ile diğer sağlık tesislerinin üniversite ile iş birliği yapılan birimlerinde olmak üzere iki ayrı maddede gösterilmiştir.</p>



<p><strong>Eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinde:</strong></p>



<p>Mesai içi çalışanlarda;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri: Ham puanı = Genel tıbbi işlemler puanı x hizmet etkinlik katsayısı.</li><li>Ek-5 sayılı tablo kapsamında sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler ve diğer personel: Ham puanı = Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x mesai içi aktif çalışma gün katsayısı x hizmet etkinlik katsayısı.</li></ul>



<p>Mesai dışı çalışanlarda;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri: Ham puanı = Mesai dışı genel tıbbi işlemler puanı.</li><li>Diğer Personel (tabip dışı): Ham puanı = Personelin mesai dışı çalışma saati x (mesai dışı toplam puan / tabip dışı personelin mesai dışı toplam çalışma saati).</li></ul>



<p>Özellikli tıbbi işlem yapan hekimler için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Özellikli tıbbi işlemler ham puanı = Özellikli tıbbi işlemler puanı</li></ul>



<p>Uluslararası sağlık hizmetleri kapsamında çalışanlar için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bu nitelikte tıbbi işlemler puanı bulunan profesör, doçent, uzman hekim ve uzman diş hekimleri: Ham puanı = Uluslararası sağlık hizmetleri tıbbi işlemler puanı.</li><li>Uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunmayan profesör, doçent, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan Başhekimlikçe belirlenen personel: Ham puanı = (Bu kişilerden başhekimlikçe belirlenen personelin her birinin çalışma günü / ilgili dönem gün sayısı) x (uluslararası sağlık hizmetleri toplam tıbbi işlemler puanı / uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunan personel sayısı) x 0,10.</li><li>Yukarıdakiler dışındaki başhekimlikçe belirlenen personel: Ham puanı = Bu personelin her birinin çalışma günü x (uluslararası sağlık hizmetleri toplam tıbbi işlemler puanı / uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunmayan başhekimlikçe belirlenen personelin toplam çalışma günü).</li></ul>



<p><strong>Eğitim ve araştırma hastaneleri ile diğer sağlık tesislerinin üniversite ile işbirliği yapılan birimlerinde:</strong></p>



<p>Mesai içi çalışanlardan;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar: Belirli oranların aşılması durumunda esas alınacak oranlar yönetmelikte gösterilmek suretiyle;<ul><li><strong>Eğitim sorumlusu, idari sorumlu</strong>: Ham puanı = [(Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması x (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı / Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması))] x Mesai içi aktif çalışma gün katsayısı + (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı x 0,25).</li><li><strong>Eğitim görevlisi, başasistan ve uzman tabipler, diş kliniklerinde uzman diş tabipleri, acil kliniklerde ise pratisyen tabipler</strong>: Ham puanı = [(Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması x (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı / Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması)) + (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı / Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması))] x Mesai içi aktif çalışma gün katsayısı + (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı x 0,30).</li><li><strong>Tıbbi işlem puanı oluşan kliniklerdeki asistanlar (diş asistanları dahil) ve yan dal asistanları:</strong> Ham puanı = [(Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması x 0,75) + (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x 0,25) + (Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması x (Mesai içi klinik hizmet puan ortalaması/ Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması) *] x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı.</li><li><strong>Enfeksiyon hastalıkları ile biyokimya ve mikrobiyoloji kliniklerinde çalışan eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistan, uzman tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile ÜYTE merkezlerinde çalışan tıbbi histoloji ve embriyoloji uzmanları ve tıbbi işlem puanı oluşmayan kliniklerdeki asistanlar ve yan dal asistanları:</strong> Ham puanı = Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x mesai içi aktif çalışma gün katsayısı.</li></ul></li><li>Bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar: Belirli oranların aşılması durumunda esas alınacak oranlar Yönetmelikte gösterilmek suretiyle;<ul><li><strong>Eğitim araştırma hastanelerinde genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri:</strong> Ham puanı = [Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı / Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması) *] x Mesai içi aktif çalışma gün katsayısı + (Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı x 0,40).</li><li><strong>Ağız ve diş sağlığı eğitim hastanelerinde genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman diş tabibi ve diş tabipleri:</strong> Ham puanı = Mesai içi genel tıbbi işlemler puanı.</li><li><strong>Sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak uzman tabipler, tabipler ve diğer personel:</strong> Ham puanı = Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x mesai içi aktif çalışma gün katsayısı.</li></ul></li></ul>



<p>Mesai dışı çalışanlardan;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Klinik olarak mesai dışı çalışanlar:<ul><li><strong>Eğitim sorumlusu, idari sorumlu, eğitim görevlisi, başasistan ve uzman tabipler, diş kliniklerinde uzman diş tabipleri ve diş tabipleri: </strong>Ham puanı = (Mesai dışı genel tıbbi işlemler puanı x 0,50) + Tabibin mesai dışı çalışma saati x (Mesai dışı toplam puanı / Tabiplerin mesai dışı toplam çalışma saati) x 0,50.</li><li><strong>Asistanlar ve Yan dal asistanları:</strong> Ham puanı = Asistanın mesai dışı çalışma saati x (Mesai dışı toplam puan / Tabiplerin mesai dışı toplam çalışma saati).</li><li><strong>Diğer personel (tabip dışı personel): </strong>Ham puanı = Personelin mesai dışı çalışma saati x (Mesai dışı toplam puan / Tabip dışı personelin mesai dışı toplam çalışma saati).</li></ul></li><li>Bireysel olarak mesai dışı çalışanlar:<ul><li><strong>Bir eğitim kliniğine bağlı olmaksızın genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri:</strong> Ham puanı = Mesai dışı genel tıbbi işlemler puanı.</li><li><strong>Ağız ve diş sağlığı eğitim hastanelerinde genel tıbbi işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diş tabipleri: </strong>Ham puanı = Mesai dışı genel tıbbi işlemler puanı.</li></ul></li></ul>



<p>Özellikli tıbbi işlem yapan hekimler için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Özellikli tıbbi işlemler puanı x Özellikli tıbbi işlem puanı katılım oranı.</li></ul>



<p>Uluslararası sağlık hizmetleri kapsamında çalışanlar için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bu nitelikte tıbbi işlemler puanı bulunan profesör, doçent, uzman hekim ve uzman diş hekimleri: Ham puanı = Uluslararası sağlık hizmetleri tıbbi işlemler puanı.</li><li>Uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunmayan profesör, doçent, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan Başhekimlikçe belirlenen personel: Ham puanı = (Bu kişilerin her birinin çalışma günü / ilgili dönem gün sayısı) x (uluslararası sağlık hizmetleri toplam tıbbi işlemler puanı / uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunan personel sayısı) x 0,10.</li><li>Yukarıdakiler dışındaki Başhekimlikçe belirlenen personel: Ham puanı = Bu personelin her birinin çalışma günü x (uluslararası sağlık hizmetleri toplam tıbbi işlemler puanı / uluslararası sağlık hizmetlerinde görev alan tıbbi işlem puanı bulunmayan Başhekimlikçe belirlenen personelin toplam çalışma günü).</li></ul>



<p>Hesaplamalara esas bazı katsayılar açıklanmadığından somut örnek vermek mümkün olamamıştır. Bu bilgiler açıklandığında ve bordrolar düzenlendiğinde inceleyip daha ayrıntılı analiz yapmak mümkün olabilecektir.</p>



<p><strong>Daha önceki ek ödeme yönetmeliklerinden de görülmektedir ki, yayımlanan ek ödeme yönetmelikleri; sağlam temeller üzerinde oturmamakta ve ömürleri kısa olmaktadır. Yeni yayımlanan yönetmelik de içinde birçok eksikliği içermektedir. Tepkiler geldikçe eksiklikler giderilmeye çalışılsa bile mevcut sağlık sistemini yamalamaktan başka bir görevi olmayan yönetmelik, devam eden kriz ortamına cevap veremeyerek hızla eskiyecektir.</strong></p>



<p><strong>Yaklaşık bir yıldır devam eden yoğun mücadelemizin sonucunda hekimlerin bir bölümünün yoksullaşmasının geçici ve kısmi olarak engellenmesi önemlidir. Ancak sistemin devamı için insanlık dışı çalışma koşullarının, emeğimizin karşılığı bile olmayan iyileştirmelerle yeniden dayatılmasını kabul etmiyoruz. Mevcut sağlık sisteminin ömrü dolmuştur. Sistemi yamalamak değil, onu değiştirmek gerekmektedir. En büyük ihtiyacımız; hepimizin haklarını alabileceği, toplum sağlığını önceleyen bir sağlık sistemini birlikte inşa etmektir.</strong></p>



<p><strong>Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu</strong></p>



<p><strong>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-bakanligi-yeni-ek-odeme-yonetmeligi-kar-odakli-ve-gecici-duzenlemelere-degil-toplumu-onceleyen-yeni-bir-saglik-sistemine-ihtiyac-vardir/">Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği: Kâr Odaklı ve Geçici  Düzenlemelere Değil, Toplumu Önceleyen Yeni Bir Sağlık Sistemine İhtiyaç  Vardır</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayat Kurtarmaya Çalışanlar Can Derdine Düşmemeli!</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/hayat-kurtarmaya-calisanlarin-can-derdine-dusmemeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 07:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin güllü]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=21562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Bursa’da bir Aile Sağlığı Merkezi’nde meydana gelen saldırı sonrasında Sağlıkta Şiddet tekrar gündeme geldi. Esasen sağlıkta şiddet konusu çözüme kavuşturulana dek hep gündemde tutulmalıdır. &#160; Türkiye’de sağlıkta yaşanan şiddet vakaları son 20 yılda korkutucu boyutlara ulaşmış ve sağlık çalışanlarının hayatlarındaki en büyük tehditlerden biri olmuştur. Birçok meslektaşımız, hekimliği severek seçmesine rağmen mesleğini yapamaz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/hayat-kurtarmaya-calisanlarin-can-derdine-dusmemeli/">Hayat Kurtarmaya Çalışanlar Can Derdine Düşmemeli!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Geçtiğimiz günlerde Bursa’da bir Aile Sağlığı Merkezi’nde meydana gelen saldırı sonrasında Sağlıkta Şiddet tekrar gündeme geldi. Esasen sağlıkta şiddet konusu çözüme kavuşturulana dek hep gündemde tutulmalıdır. &nbsp;</p>



<p>Türkiye’de sağlıkta yaşanan şiddet vakaları son 20 yılda korkutucu boyutlara ulaşmış ve sağlık çalışanlarının hayatlarındaki en büyük tehditlerden biri olmuştur. Birçok meslektaşımız, hekimliği severek seçmesine rağmen mesleğini yapamaz durumdadır. Sağlıkta şiddet olayları gençlerin meslek tercihlerini, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda bölüm tercihlerini etkilemektedir. Hastalarla birebir ilgilenilmesi gereken alanlarda kontenjanlar boş kalırken, diğer alanlar çok daha fazla tercih edilir hale gelmiştir.</p>



<p>Bursa Tabip Odası olarak bu konuda defalarca açıklamalarda bulunduk, Sağlıkta Şiddet sona erene kadar bulunmaya da devam edeceğiz.</p>



<p>Hekimlik, sevilmeden yapılabilecek bir meslek değildir. Bu mesleği seçen meslektaşlarımız maddi karşılığını alamasa dahi işini en doğru şekilde yapmaya çalışmaktadır. Buna rağmen hekimlere ve sağlık personeline gösterilen tahammülsüz tutum yurtdışına göçü hızlandırmaktadır.</p>



<p>Türkiye’de kamuda hak ettiği değeri göremeyen meslektaşlarımız her geçen gün daha fazla yurtdışına göç etmekte, istifa edip özel sektöre geçiş yapmakta ya da tecrübenin çok önemli olduğu hekimlik alanında emeklilik yaşı geldiği anda emekli olmaktadır.</p>



<p>Sağlıkta dönüşüm programı ile sağlık çalışanlarının üzerinde kurulan baskıya paralel olarak artan sağlıkta şiddetin karşısındaki en önemli yapılardan biri Türk Tabipleri Birliği olmuştur. Türk Tabipleri Birliği; sağlıkta şiddeti artıran politikalarla mücadele ederken, aynı zamanda önerdiği hukuki düzenlemelerle sağlıkta şiddetin azaltılmasına katkıda bulunmaya çalışmaktadır.</p>



<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülerek yasalaşan son düzenlemede, sağlık çalışanlarına yönelik yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan eylemler arasında sayılacağına dair hüküm, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun konuyu düzenleyen 100. maddesine eklenmiştir. Teklif ile getirilen diğer düzenlemede, söz konusu şiddet sağlık hizmeti uygulaması sırasında ise failin kamu hizmetlerini engellemesi nedeniyle suçuna verilen cezanın ağırlaştırılacak olmasıdır. Yine kadına yönelik suçlardaki artırım hükümleri nedeniyle kadın sağlık çalışanlarına yönelik saldırılarda da iki düzenleme üzerinden cezanın ağırlaştırılması mümkün olacaktır. Uygulamadaki belirsizliğin giderilebilmesi için Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) “kamu görevlisi” tanımının özel sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık çalışanlarını da kapsayacak şekilde bu suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılacağına dair hüküm eklenmesi görüşü dikkate alınmamıştır. TCK’nin işyeri dokunulmazlığının ihlalini düzenlediği 116. maddesine sağlık kuruluşlarının eklenmesine dair değişiklik teklifi de kabul edilmemiştir.</p>



<p>Sorunlara bütüncül ve ilgili tarafların katılımıyla çözüm üretmeyi tercih etmeyen yönetim anlayışı nedeniyle yeni düzenlemelerin de sağlıkta şiddete çözüm getirmediği ilimizde işini severek yapan aile hekimimize yapılan saldırı ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.</p>


<div class="wp-block-image is-style-default">
<figure class="alignright is-resized"><img decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited.jpg" alt="" class="wp-image-21574" width="400" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited.jpg 900w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited-300x300.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited-150x150.jpg 150w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited-768x768.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/MUHSIN-1-edited-400x400.jpg 400w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure></div>


<p>Sağlıkta şiddetin çözümüne yönelik yaptığımız çağrılarımızı bir kez daha yineliyoruz!</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlıkta şiddetin ana kaynağı olan neoliberal sağlık politikalarından derhal vazgeçilmesini,</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlıkta şiddet için Türk Tabipleri Birliği’nin önerileri çerçevesinde etkili ve kapsamlı bir yasa çıkarılmasını,</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlık kurumlarında şiddeti önleyen fiziksel değişiklikler yapılmasını, güvenli işyerleri oluşturulmasını,</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tüm işyerlerinde kadına karşı şiddeti önleme mekanizmaları için etkin politikalar uygulanmasını,</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konup etkili şekilde uygulanmasını,</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; İş yaşamında şiddet ve tacize karşı ILO 190 Sözleşmesinin imzalanmasını TALEP EDİYORUZ.</p>



<p>Taleplerimizi çeşitli platformlarda, defalarca dile getirmemize, eylemlerimize rağmen görmezden gelenler, hem Sağlıkta Şiddetten hem de Türkiye’nin gelecekte yaşayacağı sağlık sorunlarından da sorumludurlar.</p>



<p>Topluma çağrımızdır; dün olduğu gibi bugün de halkın nitelikli sağlık hizmeti almasına yönelik taleplerimizde ısrarcıyız. Bizler güvenli işyerlerinde insanca hekimlik yapmak istiyoruz. Hem hekimlerin hem de toplumun sağlık hakkı için sağlıkta şiddetin kök nedeni olan sağlığın piyasalaştırılmasına karşı sesimizi birlikte yükseltelim. Hekimler köle, hastalar müşteri değildir. Sağlıklı yaşam hakkımızdan vazgeçmeyelim.</p>



<p>Şehit Uzman Çavuş Nazmi Ayyıldız Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Orhan Koyuncu’nun uğradığı saldırının son olmasını ümit ediyor, hayat kurtarmaya çalışanların can derdine düşmeden bu işi yapabilmeleri için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz.</p>



<p></p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Muhsin Güllü</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip.jpg"><img decoding="async" width="1720" height="1200" data-id="21564" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip-1720x1200.jpg" alt="" class="wp-image-21564" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip-1720x1200.jpg 1720w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip-300x209.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip-768x536.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip-1536x1072.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/1clip.jpg 1875w" sizes="(max-width: 1720px) 100vw, 1720px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-scaled.jpg"><img decoding="async" width="706" height="1200" data-id="21565" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-706x1200.jpg" alt="" class="wp-image-21565" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-706x1200.jpg 706w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-176x300.jpg 176w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-768x1306.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-904x1536.jpg 904w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-1205x2048.jpg 1205w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/clip-scaled.jpg 1506w" sizes="(max-width: 706px) 100vw, 706px" /></a></figure>
</figure>



<p></p>



<p class="has-text-align-right"></p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/hayat-kurtarmaya-calisanlarin-can-derdine-dusmemeli/">Hayat Kurtarmaya Çalışanlar Can Derdine Düşmemeli!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Yasa Teklifi Kabul Edilebilir Değildir</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/yeni-yasa-teklifi-kabul-edilebilir-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2022 11:20:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=21200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı ile piyasalaşan; hastaya müşteri, hastanelere işletme ve bizlere de köle gözüyle bakılan Türkiye sağlık sistemi; pandemi ve krizlerin etkisiyle gittikçe tıkanmaktadır. Sağlık sistemindeki tıkanmışlığının çözümü için ise sistemi gözden geçirip değiştirmek yerine; yaşananlardan ders alınmamışçasına, çalışanların üzerine daha fazla yüklenilmektedir. Çalışanların ücretleri her geçen ay erirken çalışma şartları daha da zorlaşmaktadır. Hekimlerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/yeni-yasa-teklifi-kabul-edilebilir-degildir/">Yeni Yasa Teklifi Kabul Edilebilir Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" width="1600" height="900" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/CAIKLAMA.jpg" alt="" class="wp-image-21201" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/CAIKLAMA.jpg 1600w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/CAIKLAMA-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/CAIKLAMA-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/CAIKLAMA-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></figure>



<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı ile piyasalaşan; hastaya müşteri, hastanelere işletme ve bizlere de köle gözüyle bakılan Türkiye sağlık sistemi; pandemi ve krizlerin etkisiyle gittikçe tıkanmaktadır. Sağlık sistemindeki tıkanmışlığının çözümü için ise sistemi gözden geçirip değiştirmek yerine; yaşananlardan ders alınmamışçasına, çalışanların üzerine daha fazla yüklenilmektedir. Çalışanların ücretleri her geçen ay erirken çalışma şartları daha da zorlaşmaktadır. Hekimlerin büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında ücret alırken, her gün sağlık kurumlarında yaşanan kaos ortamını idare etmek zorunda kalmaktadırlar. Dayanılmaz hale gelen koşullar sonucu son iki yılda binlerce hekim kamudan istifa etmiş ve yine binlercesi yurt dışına gitmektedir. Uzun süredir nitelikli sağlık hizmeti alamayan toplum; artık hekim bulamamaktadır.</p>



<p>Özlük haklarımız ve toplumun sağlık hakkı için Türk Tabipleri Birliği olarak 2021 Ekim ayında başlattığımız “Emek Bizim, Söz Bizim” eylem süreci boyunca 2021 Aralık’ta TBMM’de kabul edilip sonrasında uygunsuz biçimde geri çekilen yasa tasarısı, 14 Mart’ta Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan 5 vaat ve son olarak da sağlıkta şiddet ve malpraktis ile alakalı, etkili olmadığı aşikar olan yasal düzenleme gibi gelişmeler yaşandı. Aylardır oyalama ve algı yönetimi dışında somut bir adım göremiyoruz. 07.06.2022 tarihinde TBMM’ye getirilen yasa teklifi de hayal kırıklıklarımıza bir yenisini ekledi.</p>



<p><strong>Yasa Teklifinin Bazı Maddeleri Hakkında Bilgi Notu</strong></p>



<p>03.08.2018 tarihinde Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı kanunla 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na ek 84. madde eklenmiş ve kamudan emekli olan tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılacağına dair düzenleme yapılmıştır. Yeni düzenleme ile ilave ödeme tutarını belirleyen gösterge rakamları uzman hekimler için 17.000 iken 26.000 hekimler için 13.000 iken 20.000 olarak yükseltilmiştir.</p>



<p>Adli Tıp Kurumu, tıp fakülteleri ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde ek ödemelerin merkezi bütçeden karşılanmasına dair ilgili hükümlerde değişiklikler yapıldı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde yapılacak ek ödemelerde sağlık kuruluşunun mali durumunun esas olmasına dair kural değiştirilirken amaçlandığı belirtilen “eşitliğin” çıtasının neye göre belirleneceğine dair açıklık getirilmedi.</p>



<p>2547 sayılı kanunun 58. maddesindeki değişiklikle ek ödeme matrahları yükseltilirken 209 sayılı kanunun ek-3. maddesinde değişiklik yapılırken sadece pratisyen tabip ve diş tabipleri yönünden katkıya bağlı olmaksızın yapılacak ek ödeme oranı % 180’den %265’e yükseltilirken bakanlık veya bağlı kuruluşlarının kadrosunda tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılanlar için de bu hükmün uygulanacağı kabul edildi. Böylelikle tıp fakültelerine tahsis edilen az sayıda Sağlık Bakanlığı adına tıpta uzmanlık eğitimi alan hekimlere de ek ödeme yapılacağına dair hüküm konuldu.</p>



<p>209 sayılı kanunun 5. maddesindeki <em>“ek ödeme yapılabilir”</em> ibaresi korunarak bu ödemenin yapılmayabileceğine dair örtük beyan değiştirilmemiştir. Öte yandan <em>“Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulur”</em> cümlesi eklenmiş, ancak “denetim” yetkisi verilen heyetin bileşimine ilişkin belirleme yapılmadığı gibi sağlık hizmetinin niteliğini artırmaya yönelik bir değerlendirme yapılmasından söz edilmediği de görülmektedir. Madde ile bu düzenlemeler Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “uygun görüşü” üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmıştır.</p>



<p>3359 sayılı yasanın “Bazı sağlık personelinin atanması” başlıklı ek madde 1’de düzenlenen açıktan atamalara ilişkin kuraya ilişkin usul ve esaslar ile bunların Sağlık Bakanlığı’ndaki atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlemesi eklendi. Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi verebilme yetkisini belirleyen 2. fıkradan <em>“Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman, tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir ve bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır”</em> bölümü çıkarıldı.</p>



<p>Devlet hizmeti yükümlülüğünü düzenleyen ek-3. maddedeki <em>“veya ilgililerin talebi halinde 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli”</em> ibaresi yürürlükten kaldırılarak <em>“Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel bulundukları ilde 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli sağlık personeli olarak çalışabilirler”</em> hükmü eklendi.</p>



<p>4924 sayılı yasada sözleşmeli olarak çalışabilecek hekim kadro sayısı da 22 binden 27 bine çıkarıldı.</p>



<p><strong>2021 Aralık Düzenlemesi ile Mevcut Yasa Teklifi Arasındaki Önemli Farklar</strong></p>



<p>Aralık 2021’de TBMM Genel Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edilmesine rağmen TBMM İçtüzüğü’ne aykırı olarak komisyona çekilerek metinden çıkarılan teklifte, emekli pratisyen hekimlerin ilave ödeme tutarını belirleyen gösterge 13 binden 33 bine; uzman hekimlerin ise 17 binden 40 bine çıkarılacakken yeni yasa teklifi ile sırasıyla 20 bin ve 26 bine yükseltilmiştir. Başka bir ifadeyle pratisyen hekim emekli aylığında 3.050, uzman hekim emekli aylığında 3.400 lira iyileştirme yerine yeni yasa teklifiyle sırasıyla 1.600 ve 2.100 lira iyileştirme yapılacak.</p>



<p>Aynı zamanda, yeni teklifle 5510 sayılı yasanın 4/C maddesine tabi olanların da ek ödeme alması sağlanırken önceki teklifin aksine çalışma halinde ek ödemenin kesileceğine dair hüküm korundu.</p>



<p>2018 yılında olduğu gibi kamudan emekli olmayan veya sosyal güvenlik mevzuatındaki değişiklikler nedeniyle bu haktan yararlandırılmayan hekimler yönünden bir düzenleme yapılmamıştır. Böylelikle emekli hekimler arasında, sosyal güvenlik kurumu kaynaklı ayrımcılık daha da arttı.</p>



<p>Aralık 2021’deki düzenlemede pratisyen hekim sabit ek ödeme oranları %180’den %450’ye; uzman hekimlerin %335’ten %695’e, eğitim görevlilerinin %410’dan %770’e yükseltilecekti. Mevcut yasa teklifinde ise pratisyen hekimlerin sabit ek ödeme oranı %180’den %265’e yükseltildi. Örneğin; 3.773 lira olan pratisyen sabit ek ödemesi, Aralık 2021’deki düzenlemeyle 9.000 lira civarında olacak iken, yeni yasa teklifiyle 5.000 lira gibi bir miktarda olacaktır.</p>



<p><strong>Yasa Teklifinin Geneli ve Bazı Maddeler Özeli Hakkındaki Görüşümüz</strong></p>



<p>Altı aydır merakla beklenen düzenleme, hekimler ve sağlık çalışanlarında büyük ölçüde hayal kırıklığı yaratmıştır. <a href="https://www.ttb.org.tr/875yiud">&#8220;Yetersiz de olsa olumlu ancak kapsayıcı değil&#8221; diyerek eleştirdiğimiz</a> 2021 yılının aralık ayındaki düzenlemeye göre birçok açıdan daha geride bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Üstelik, aralık ayındaki düzenlemede ödemeler sabit ek ödeme üzerinden artarken; mevcut yasa teklifinde ödemeler daha güvencesiz olan performans ve sözleşmeli çalışma üzerinden artırılmakta; mesai dışı çalışma teşvik edilmektedir. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğunun emekliliğe yansıyan tek ödeme isteğine rağmen performansa dayalı ek ödeme ısrarı halen devam etmektedir.</p>



<p>Sabit ek ödemenin genel bütçeden karşılanmasıyla birlikte mahsuplaşma olacağı için performans ek ödeme artışı birçok sağlık kurumunda etkili olamayacaktır.</p>



<p>Bilindiği gibi mevcut mevzuatta da “tıbbi işlem” şöyle tanımlanmaktadır: <em>“Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönerge ile belirlenen ve genel tıbbi işlemler puanına esas olan işlemler ile özellikli tıbbi işlemler puanına esas işlemler.”</em></p>



<p>Yapılan değişiklikte tıbbi işlemin Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmesine dönük bir değişiklik yapılmamıştır. Kaldı ki performansa dayalı ek ödeme sisteminin sağlık hizmetine ve sağlık sistemine verdiği zarar açık olmasına karşın bu hasarı gidermeye yönelen bir tutum da yoktur.</p>



<p>Aile hekimlerinin özlük haklarıyla ilgili herhangi bir düzenleme içermeyen yeni yasa teklifinde; eğitim aile sağlığı merkezi ve eğitim aile hekimliği birimlerinde görev yapan öğretim üyeleri ile öğretim görevlilerine kendi kurumlarından da ödeme yapılabilmesine yönelik değişiklik yapıldı. Bunun dışında; 1219 sayılı kanunun geçici 9. maddesindeki sözleşmeli aile hekimlerinin tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilmelerine olanak veren geçici hükmün süresi 01.01.2020 tarihinde dolmuştu. Yeni düzenlemeyle uygulamanın 01.01.2029 tarihine kadar uzatılması amaçlandı.</p>



<p>Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi (SAHU) ile mevcut pratisyen aile hekimlerinin eğitimlerine katkı sağlansa da standart aile hekimliği uzmanlık eğitimi alan hekimlerle aralarında eğitim birimine yerleşmedeki TUS başarısı, alınan ücret, eğitim bitişinde uzman olarak atamanın yapıldığı yer gibi konularda adaletsizlikler içerdiği gözlenmektedir.&nbsp;</p>



<p>Sonuç olarak; yaşanılan ekonomik kriz nedeniyle geçinemeyen hekimlerin ve sağlık çalışanlarının emekliliğe yansıyan ücret artışı, sağlıklı çalışma şartları talepleri yine sonuçsuz bırakılmıştır. Önümüzdeki dönemde de sağlık çalışanlarının geçinmekte çok zorlanacakları ortadadır.</p>



<p><strong>Türk Tabipleri Birliği olarak hekimlerdeki en düşük ücretin yoksulluk sınırının en az iki katı olmasını, 7200 ek göstergeyi, tüm çalışan ve emekli sağlık çalışanlarına insanca yaşayacakları maaş verilmesini aylardır talep ediyoruz. Ancak mevcut yasa teklifinden de görülmektedir ki hekimlerdeki en düşük aylık; temmuzda ücretlerimize yansıyacak enflasyon farkına rağmen, yine yoksulluk sınırının altında kalacaktır. Aylardır beklememize ve taleplerimizi en yüksek sesle dile getirmemize rağmen aklımızla dalga geçen bu zayıf düzenlemeyi kabul etmiyoruz. Hakkımız olanı alana kadar eylemlerimize devam edeceğimizi duyuruyoruz.</strong></p>



<p><strong>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/yeni-yasa-teklifi-kabul-edilebilir-degildir/">Yeni Yasa Teklifi Kabul Edilebilir Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Sunumunda Yaşanan Sorunlar ve Hak Mücadelesi</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/saglik-sunumunda-yasanan-sorunlar-ve-hak-mucadelesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 06:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[14 Mart Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[14 mart]]></category>
		<category><![CDATA[alpaslan türkkan]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[GÖREV]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipleri birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=19104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası 14 Mart Tıp Bayramı Etkinlikleri devam ediyor. 9 Mart saat 19&#8217;da başlayan forumda &#8216;Sağlık Sunumunda Yaşanan Sorunlar ve Hak Mücadelesi&#8217; konuşuldu. BTO Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan&#8217;ın yönettiği foruma, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Onur Naci Karahancı katıldı. 14-15 Mart&#8217;ta gerçekleştirilecek &#8216;Büyük Beyaz G(ö)rev&#8217; öncesinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-sunumunda-yasanan-sorunlar-ve-hak-mucadelesi/">Sağlık Sunumunda Yaşanan Sorunlar ve Hak Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bursa Tabip Odası 14 Mart Tıp Bayramı Etkinlikleri devam ediyor. 9 Mart saat 19&#8217;da başlayan forumda &#8216;Sağlık Sunumunda Yaşanan Sorunlar ve Hak Mücadelesi&#8217; konuşuldu.</p>



<p>BTO Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan&#8217;ın yönettiği foruma, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Onur Naci Karahancı katıldı. 14-15 Mart&#8217;ta gerçekleştirilecek &#8216;Büyük Beyaz G(ö)rev&#8217; öncesinde hekimlerden gelen soruları yanıtlayan Eroğlulları ve Karahancı, TTB&#8217;nin eylem politikasını anlattı. Hekimlerin birlik olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alpaslan Türkkan da hakları için mücadele etmekten geri durmayacaklarını söyledi.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19105" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19105" class="wp-image-19105" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09732-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19107" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19107" class="wp-image-19107" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09742-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19108" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19108" class="wp-image-19108" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09744-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19109" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19109" class="wp-image-19109" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09747-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19110" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19110" class="wp-image-19110" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09752-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img decoding="async" width="1800" height="1013" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-1800x1013.jpg" alt="" data-id="19106" data-full-url="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-scaled.jpg" data-link="https://www.bto.org.tr/?attachment_id=19106" class="wp-image-19106" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-1800x1013.jpg 1800w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-300x169.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-768x432.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-1536x864.jpg 1536w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-2048x1152.jpg 2048w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-750x422.jpg 750w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/03/BTO09741-1140x641.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1800px) 100vw, 1800px" /></figure></li></ul></figure>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-sunumunda-yasanan-sorunlar-ve-hak-mucadelesi/">Sağlık Sunumunda Yaşanan Sorunlar ve Hak Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEKİMLER NE İSTİYOR?</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/hekimler-ne-istiyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2022 09:05:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[GÖREV]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipleri birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=18142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, bütün kaynaklarını yandaş holdinglere peşkeş çeken ekonomipolitikalarının bedelini hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, zamlar ve TL&#8217;nin değerkaybı olarak ödüyor. Çarşıda, pazarda, mutfakta fiyatlar sürekli artıyor. Her gün yeni zam haberleri vehayat pahalılığı toplumun en yakıcı gündemini oluşturuyor. Ülkenin dört biryanından “GEÇİNEMİYORUZ” tepkileri yükseliyor. Elektrik, su, doğalgaz faturalarınıödeyemeyenler, ucuz ekmek için halk ekmek büfeleri önünde uzayan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/hekimler-ne-istiyor-2/">HEKİMLER NE İSTİYOR?</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Türkiye, bütün kaynaklarını yandaş holdinglere peşkeş çeken ekonomi<br>politikalarının bedelini hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, zamlar ve TL&#8217;nin değer<br>kaybı olarak ödüyor.</p>



<p>Çarşıda, pazarda, mutfakta fiyatlar sürekli artıyor. Her gün yeni zam haberleri ve<br>hayat pahalılığı toplumun en yakıcı gündemini oluşturuyor. Ülkenin dört bir<br>yanından “<strong>GEÇİNEMİYORUZ</strong>” tepkileri yükseliyor. Elektrik, su, doğalgaz faturalarını<br>ödeyemeyenler, ucuz ekmek için halk ekmek büfeleri önünde uzayan kuyruklar; “İş<br>istiyorum”, “İşyerimi kapatmak zorunda kaldım, çaresiz ve yalnızım” sözleri<br>hepimizin yaşadığı ve karşılaştığı gerçekler.</p>



<p>Çift maaşlar ve huzur haklarıyla cüzdanlarını şişirenler; şehir hastaneleri<br>patronlarına, köprülere, otoyollara akıtılan paralar; ihtişam düşkünleri ve yağma<br>düzeninden yana olanlar de bu ülkenin diğer gerçekleri olarak yine karşımızda.<br>Giderek artan eşitsizliğin ve yoksulluğun sorumlularının onlar olduğunu biliyoruz.<br>Hekimler de “geçinememe” sınırına itilmiştir ve insanca yaşayacak ücreti<br>alamamaktadırlar. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, bütün ihtiyaç maddelerine gelen<br>zamlar, emeğiyle geçinen tüm toplum kesimleri gibi bizlerin de alım gücünü sürekli<br>olarak düşürüyor ve ay sonunu zor getiriyoruz. <strong>Her geçen gün daha yoksullaşıyor,<br>daha çok borçlanıyor, yaşamakta zorlanıyoruz.</strong></p>



<p><strong>Eksik, Yanlış, Tutarsız Salgın Politikaları</strong></p>



<p>Bütün dünyayı tehdit eden COVID-19 salgını, küresel anlamda toplumları sosyal,<br>psikolojik, ekonomik ve iktisadî açıdan olumsuz şekilde etkiledi. Pandemi, ülke<br>ekonomilerinin ciddi oranlarda küçülmesine, işsizliğin, yoksulluğun ve diğer<br>ekonomik ve toplumsal sorunların artmasına yol açtı. Salgın yönetiminin pek çok<br>ülkede bilimsel veriler üzerinden değil ekonomi temelinde gerçekleştiğini gördük.<br>Ülkemizde de siyasetin, ekonomik çıkarlar ve toplum sağlığı arasında tercihini<br>salgının yönetiminden yana kullanmadığı bir süreç yaşadık. Alınan önlemler içindeki<br>“uluslararası seyahat kontrolleri”, “toplu taşımada kısıtlama”, “evde kal uygulaması”,<br>“iş yerlerinin kapanması”, “test (PCR) uygulama politikası” ve “temaslı izlemi” gibi<br>yöntemlerin bu tercihle şekillendiğine tanıklık ettik.</p>



<p>Siyasi iktidarın toplumsal muhalefeti bastırma, temel hakları kısıtlama ve<br>demokratik hakları engellemede, pandemiyi kriz içindeki otoriterleşme eğilimleri<br>için kullanmasına fırsat yarattı. Genelgeler, valilik yasakları ve hatta il hıfzıssıhha<br>kurulları kullanılarak hak arayışlarının engellenmesi, mevcut politikalara itirazların<br>yer aldığı protesto yürüyüşlerinin yasaklanması, basın özgürlüğünün kısıtlanması<br>gibi pek çok uygulama, halkın sağlığı bahanesi ile meşrulaştırıldı.</p>



<p><strong>COVID-19 salgınının yıkıcı etkileri yüksek oranda can kaybına ve piyasa odaklı sağlık<br>sistemlerinin iflasına neden oldu. </strong>Türkiye COVID-19&#8217;a bağlı en çok vakaların ve en<br>yüksek ölümlerin görüldüğü ülkelerden oldu. Eksik, yanlış, tutarsız uygulamaların;<br>SALGINı değil ALGIyı yönetmeyi tercih eden başarısız, beceriksiz politikaların;<br>pandemiyle mücadele yerine pandemiden “başarı hikayesi” yaratıp oy devşirmeye<br>çalışan siyasetçilerin bedelini ne yazık ki başta hekimler/sağlık çalışanları olmak<br>üzere hayatlarımızla ödüyoruz.</p>



<p>İlk aşamada uygulanan evde kalma, sokağa çıkmama gibi önlemler sabit gelirli ve iş<br>güvencesi olan orta sınıflar için sorun yaratmazken, çok sayıda esnafın zora<br>girmesine; işçilerin işini kaybetmesine ve düzensiz işlerde çalışanların gelirlerinden<br>bütünüyle mahrum kalmalarına yol açtı. Halk sağlığı değil ekonomi politikaları<br>tercihiyle zorla çalıştırılan işçiler, toplu taşıma araçlarına binmek, bir arada çalışarak<br>ve evlerine dönmek zorunda kaldılar ve böylece hem kendileri hem aileleri hem de<br>içinde bulundukları toplum, hastalık ve bulaş riskine daha fazla maruz kaldı.<br>Çalışmak zorunda bırakılanların evde kalması mümkün değildi ve politikalarına<br>göre sermayenin çarklarının dönmesi için bazıları gözden çıkarılabilirdi. Gözden<br>çıkarılabilir olarak görülenlerin başında ne yazık ki hekimler ve sağlık çalışanlarını<br>da gördüklerine hep birlikte yaşayarak, hasta olarak, yanı başımızdaki iş<br>arkadaşlarımızı kaybederek şahit olduk.</p>



<p>Virüs enfeksiyonları elbette sınıfsız değil. Toplumdaki kırılgan gruplarda; yoksullar,<br>evsizler, yaşlı ve bakım evleri, cezaevleri, barınma evlerinde yaşayanlar, aşırı kötü<br>koşullar altında çalışan göçmen, işçiler ve sığınmacılarda daha fazla hastalık ve<br>ölüm görülmekte. Yine işçilerin yoğun olarak yaşadığı, nüfusun daha yoksul olduğu<br>bölgelerde salgının daha yaygın olduğu görülüyor.</p>



<p>Pandeminin gelir dağılımındaki eşitsizlikleri artırdığı, işsizlik ve yoksulluğu<br>derinleştirdiğini de hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Salgın sürecinde sosyal güvenlik,<br>eğitim, ulaşım, sağlık gibi alanlarda ise birçok kazanım geri alındı. İnsanların hayatı,<br>umutları, işi, geleceği finans sermayesinin oyuncağı oldu. Cemaatlerin/zümrelerin<br>ticari gücü uluslararası sermaye ile eklemlenmiş sosyal, kültürel, bilimsel ve<br>hukuksal alanlarda köşe başlarını tutuyor ve <strong>her türden ayrımcılık şiddetlenerek<br>artıyor.</strong></p>



<p><strong>Salgın Birinci Basamakta Karşılanır</strong></p>



<p>Salgın yönetiminin ilk aşaması, salgını olabildiğince erken fark etmek, hazırlıklı<br>olmak ve hızla gerekli önlemleri almaktır. COVID-19 pandemisinde de temelde<br>yapılacak olan, insanların birbirleriyle temasını azaltarak virüsün hasta kişiden<br>sağlıklı kişiye bulaşmasını azaltmak; aşı da dahil koruyucu tüm önlemleri herkese<br>hızla ulaştırmak olmalıdır. Hastalığa karşı mücadelede hastane kapasitelerini<br>artırarak ve etkili tedavilerle ancak hastaların yaşamalarını sağlayabiliriz. Salgına<br>karşı asıl mücadele hastalanmanın önlenmesi ve hastalığın yayılması önlenerek<br>sahada kazanılabilir. Sahadaki etkin mücadele ise aktif bir sürveyans sisteminin<br>kurulması ve sistematik biçimde filyasyon uygulanması ile gerçekleşebilir.<br><strong>Birinci basamaktaki “dönüşüm”le birlikte Türkiye&#8217;nin bir salgını birinci basamakta<br>karşılama imkanını kaybettiği COVID-19 pandemisi sürecinde açık olarak ortaya<br>çıktı. </strong>Tüm çabanın birinci basamak sağlık çalışanları/hekimler tarafından ortaya<br>konmaya çalışıldığı bir salgın süreci yaşıyoruz. Filyasyon ekipleri bile salgından<br>haftalar sonra ve ancak ikinci basamaktan görevlendirilen çalışanlarla kurulabildi.</p>



<p><strong>Onlar “Başarı Hikayesi” Anlatıyor, Biz Ölüyoruz</strong></p>



<p>COVID-19 pandemisi ikinci yılını dolduruyor. Türkiye salgının bedelini en ağır ödeyen<br>ülkelerden biri. Vaka sayıları itibarıyla dünyada yedinci sırada yer alıyor. Ölüm<br>sayıları resmi rakamlara göre dahi 85 bini geçti; gerçekçi tahminlere göre 250 bine<br>yakın insanımızı kaybettik.</p>



<p>Salgının başlarında üç maskeyi dağıtmayı, aşıyı toplumla buluşturmayı<br>yap(a)mayanlar; toplum sağlığı için gerekli önlemleri almayanlar, şimdilerde ise<br>bütün önlemleri kaldırdılar. Hemen her şey salgın öncesine dönmüş durumda.<br>Sağlık Bakanı ise tüm sorumluluğu topluma yükledi, bütün bu yaşananların<br>sorumlusu değilmiş gibi sadece tweet atıyor.</p>



<p>Pandeminin başından beri “<strong>SALGIN</strong>”ı değil “<strong>ALGI</strong>”yı yönetmeyi tercih edenler hala<br>“başarı hikayesi” anlatıyorlar. Oysa biz ölüyoruz…<br>Eksik, yanlış, tutarsız politikalar, alınmayan önlemler, yerine getirilmeyen tedbirler<br>yüzünden ölüyoruz!</p>



<p><strong>Sağlık “Reformu” Çöktü</strong></p>



<p>Koronavirüs salgını mevcut sağlık politikalarının, toplum sağlığını korumak,<br>eşitsizlikleri en aza indirmek, çevre sorunlarını çözmek gibi derdi olmadığını, özel<br>sağlık işletmeleri ve sermaye sahiplerini korumaya odaklandığını ortaya çıkardı.<br>Sermaye gruplarına değil, halka destek ve dayanışma gösterecek bir sosyal devlet<br>gereksinimi her zamankinden çok hissediliyor. Sağlık sistemlerinin kamu<br>tarafından finanse edilmesi ve sunulması; koruyucu sağlık uygulamalarının önemi<br>artık toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsenmektedir.</p>



<p>SGK kapsamından çıkarılan tedavi giderleri ve katkı paylarıyla piyasanın kurallarına<br>terkedilmiş paran kadar sağlık anlayışı, hastayı müşteri olarak gören yaklaşımlardır.<br>Bu durum sağlık hizmetinden çok otelcilik hizmetleridir ve yalnızca hastaların<br>cepten ödemelerini artırmaya yaramıştır. Sağlığın bir hak olduğu yaklaşımından<br>yoksun bu anlayış pandemi sırasında da sağlığın eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve<br>anadilinde olmasını engellemiştir.</p>



<p>Yıllarca “Hastane kuyruklarını kaldırdık” diye siyasi propaganda yapanlar şimdilerde<br>ise günlerce, haftalarca hastanelerden randevu bile alınamaması ile ilgili sessiz<br>kalmaktadır.</p>



<p>İktidarın medar-ı iftiharı Sağlık “Reformu” tam anlamıyla iflas etmiştir. Sağlık<br>Bakanı da dahil hiçbir iktidar mensubu bu konuyu ağzına dahi almamaktadır.<br>Çöken sağlık sisteminin altında en çok ezilen ise biz hekimler, sağlık çalışanları<br>olduk.</p>



<p>Mesleğimiz değersizleştirildi, emeğimiz ucuzlatıldı; kötü çalışma ortamlarında, ağır<br>çalışma koşullarında düşük ücretlerle çalışmaya zorlandık.</p>



<p>İktidarın “Reformu”nun tek kazananı “sağlığın patronları” olurken bizler özel<br>hastanelerin güvencesiz, geleceksiz çalışan ucuz işçilerine dönüştürüldük.<br>Sonuç olarak; COVID-19 salgını sağlığı ticarileştiren piyasa odaklı sağlık<br>sistemlerinin iflasını; kamusal temelli, insan odaklı, koruyucu sağlık hizmetlerini<br>önceleyen bir anlayışın egemen olması gerekliliğini açıkça ortaya koymuştur.</p>



<p><strong>Mesleki Saygınlığımızı Hedefe Koydular</strong></p>



<p>İktidar sahipleri yıllardır “Hekimlerin eli hastaların cebinde”, “Doktor efendi dönemi<br>bitti” sözleriyle hastaları hekimlere karşı kışkırttı, mesleki saygınlığımızı yok ettiler.<br>Yirmi yıldır uygulanan Sağlık “Reformu” sonrasında “Sağlıkta Şiddet”, artık günlük<br>yaşamımızın bir parçası oldu. Kamu veya özel farketmeksizin hastaneler, Aile<br>Sağlığı Merkezleri (ASM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), aciller, poliklinikler,<br>servisler, ameliyathane önleri birer şiddet mekanlarına dönüştü. Her gün saldırıya<br>uğruyor; darp ediliyor, yaralanıyor ve öldürülüyoruz.</p>



<p>Sabah evimizden çıkarken akşam evimize sağ salim dönebilmenin endişesini<br>yaşıyoruz.</p>



<p>Ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, şiddet, mobbing, mesleki saygınlık kaybı<br>mesleğimizi çekilmez hale getiriyor, genç meslektaşlarımız okullarını bitirir<br>bitirmez yurtdışına gitmeye çalışıyor.</p>



<p><strong>Baskı, Mobbing, Angarya</strong></p>



<p>Sağlık çalışanlarının ekonomik ve özlük hakları zaten sağlıkta “dönüşüm”le her<br>geçen yıl giderek artan oranda geriletildi ve erozyona uğratıldı. Pandemi ile<br>mücadelenin sadece sağlık emekçilerinin çabaları ile sürdüğü COVID-19 pandemisi<br>sürecinde de hekimler ve tüm sağlık çalışanlarının hak kayıpları devam etti.<br>Hekimler ve sağlık çalışanları her yönüyle bu çok zor süreçte fedakarca çalışmış,<br>hekimliğin insancıl karakteri, sorumluluk duyguları ve iyi hekimlik değerleri ile<br>toplum sağlığı için insanüstü gayret göstermişlerdir. Toplumda en fazla hastalanan<br>ve hayatını kaybeden meslek grubu olmuşlardır. Bu denli riskli ve yoğun çalışmaya<br>karşılık emeğimizin karşılığı hiçbir anlamda yönetenler tarafından dikkate<br>alınmamış ve karşılık bulmamıştır. Hekimler ve sağlık çalışanlarının çok büyük<br>çoğunluğu sıfır performans ve ek ödemeyle hastanelerde, acil servislerde, yoğun<br>bakımlarda, filyasyonda, 112&#8217;de, aile sağlığı merkezlerinde, toplum sağlığı<br>merkezlerinde gece gündüz demeden canla başla görev yapmaktadır.</p>



<p>Ek ödeme adaletsizliği çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramadığı gibi, ne<br>düzgün dağıtılabildi, ne de adil olundu. Ek ödeme adı altında verilen, geleceğimize<br>hiçbir yansıması olmayan ücretlendirme modeli emek sömürüsünden başka bir<br>şey değildir. Pandemi döneminde de pandemi öncesinde de yapılan ek ödemelerin<br>miktarı, dağılımı tamamen keyfi biçimde yapılmış/yapılmaktadır. Farklı kamu<br>hastanelerinde aynı branşlarda ve aynı sürelerle çalışan meslektaşlarımızın<br>aldıkları ek ödemeler arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Özlük hakları yıllar<br>boyunca aşındırılarak ücretleri yoksulluk sınırına itilen sağlık çalışanları, ek<br>ödemelerin ve nöbet ücretlerinin ödenmemesi sonucu ekonomik olarak da<br>tükenmişlik sınırına dayandılar.</p>



<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı özlük haklarımızı iyileştirmediği, geliştirmediği gibi<br>değişik ve sözleşmeli istihdam modelleri oluşturarak kadrosuz ve güvencesiz<br>çalışma modelleri de yarattı. Sağlık alanı, taşeronlaştırma ve güvencesizliğin en<br>yaygın olduğu işkolu haline gelmiştir. Bu değişim baskının, mobbingin, ayrımcılığın,<br>eşitsizliğin ve kayırmacılığın alabildiğine yaygın hale gelmesine neden olmuştur.<br>Fazla çalışma, uzun saatler kesintisiz çalışma, sık nöbet tutma, çalışırken çok yoğun<br>iş yükü, şiddete maruz kalma, sağlık ortamlarının olağan hallerine dönüşmüştür.<br>Sağlık emekçileri tükenmişlik yaşamakta, görevden ayrılmakta, kendisini ve<br>mesleğini değersiz görmekte, yalnızlaştırılmakta ve ötekileştirilmektedir. Sağlık<br>emekçileri yaşam standartlarına uygun bir gelir için ek işlerde ya da bulunduğu<br>birimde daha fazla çalışmak zorunda bırakılmışlar, izin haklarından vazgeçer hale<br>gelmişlerdir.</p>



<p>Kendi sağlığını riske atarak çalışan sağlık emekçileri için COVID-19 meslek hastalığı<br>sayılmadı. Israrla hayatını kaybedenlerde illiyet bağı arandı. İstifa, emeklilik, izin<br>haklarımız gasp edildi.</p>



<p><strong>Aile Hekimleri Tükeniyor</strong></p>



<p>Aile hekimliği sisteminde bugüne kadar yapılan değişikliklerin hiçbiri ne toplum<br>sağlığını öncelemiş ne de çalışanların memnuniyeti önemsemiştir. Sistemde var<br>olan aşılar, mobil sağlık hizmetleri, çocuk, bebek ve gebe izlemleri ve birçok angarya<br>işe ek olarak da COVID-19 aşı uygulamaları da eklenince hem aile hekimleri hem de<br>aile sağlığı çalışanları tükenmişlik içerisine girmiştir. ASM ler üzerine yüklenen iş<br>yükü gerçekçi değil ve nefes alamıyoruz!</p>



<p>Pandemi ASM binalarının hizmet sunumunda iflas ettiği gerçeğini ortaya<br>çıkarmıştır. Kamu hizmeti, bilimsel verilere göre yapılmış kamu binalarında<br>sunulmalıdır.</p>



<p>Birinci basamak sağlık hizmetlerinde 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununda disiplin<br>süreçlerine ilişkin hiçbir hüküm yokken “ihtar puanı” adı altında, Demoklesin kılıcı<br>gibi yönetmelikler keyfi bir şekilde uygulanmaya çalışılmaktadır. Yönetmelik<br>mesleki bağımsızlığımızı ortadan kaldırırken kişisel haklarımızın ihlali ve tehdit<br>altında çalışmayı beraberinde getirmiştir.</p>



<p>Yönetmelikte, toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının haklarını savunan; doğru<br>bilgilere ulaşılmasını sağlamaya çalışan görüş, çözüm önerisi ve taleplerimizi<br>paylaşmanın karşılığı, ceza puanıdır.</p>



<p>Bir yandan toplumun güncel sağlık talepleri olan poliklinik hizmetlerini vermekle<br>yükümlü kılarken diğer yandan sayısı her gün artan her biri ayrı bir zaman ve altyapı<br>gerektiren gebelik döneminden başlayıp ölüme kadar uzanan yaşam sarmalında<br>yer alan neredeyse tüm sağlık sorunlarının takibinden sorumlu kılınan aile<br>hekimleri tükeniyor.</p>



<p><strong>Özelde “Ücretli Kölelik” Düzeni</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;de izlenen sağlık politikaları sonucunda giderek artan sayıda meslektaşımız<br>özel sağlık sektöründe, iş güvencesiz ve sözleşmeli olarak istihdam ediliyor.<br>Sadece kamuda çalışanlar değil, özel sektörde çalışan hekimler de sorunların<br>altında eziliyorlar. Zaten yıllardır güvencesiz bir şekilde ciro baskısı altında çalışan<br>hekimlerin ücretleri pandemi bahanesiyle daha da düşürüldü.</p>



<p>Öte yandan özel hastanelerde çalışan hekimler şirket kurdurmaya<br>zorlanmaktadırlar. Hastane patronları çalıştırdıkları doktorların sigorta primlerini<br>ödemekten böylece kurtulurken hekimler ise izin, istirahat ve daha da önemlisi fiili<br>olarak emeklilik haklarını kaybetmektedirler.</p>



<p>COVID-19 sürecinde pandemiyi fırsata çeviren özel hastane patronlarının bir kısmı<br>bir yandan canının derdine düşmüş olan hastalardan “ilave ücret” adı altında yasa<br>dışı şekilde fahiş paralar isterken bir yandan da hekim emeğini daha fazla<br>sömürerek kârlarına kâr kattılar.</p>



<p><strong>Tıp Eğitimi ve Tıp Öğrencilerinin Gelecek Kaygısı</strong></p>



<p>Ülkemizde eğitim-öğretim programları ve araştırma faaliyetleri planlanmadan,<br>öğrenci sayıları ve eğitim-hizmet dengesi üzerinden akademik kadrolar<br>oluşturulmadan, çok sayıda tıp fakültesi açılmakta ve bunun sonucunda tıp<br>eğitiminin niteliği giderek gerilemektedir.</p>



<p>Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesindeki politikalar ve kamusal finansal<br>desteğin önemli ölçüde azaltılması ile üniversite hastaneleri, temel işlevleri olan<br>eğitim, araştırma ve nitelikli sağlık hizmeti sunumundan giderek uzaklaşmış ve<br>kamusal hizmet yerine kâr amacını ön planda tutan birer “sağlık işletmesi”<br>konumuna gelmiştir.</p>



<p>Performans sistemi, poliklinik muayene, cerrahi işlem ve tetkik sayılarında artışa<br>neden olmakta; öğretim üyeleri, hastalara ve öğrencilere yeterli zaman<br>ayıramamakta, hizmet ağırlıklı bir çalışmaya zorlanmaktadır.<br>İktidarın her öğrenci için karşılamak zorunda olduğu barınma ve gıda<br>sorumluluğunu dahi yerine getirmemesi hekimleri daha öğrenci sıralarında<br>tüketmektedir. Tıp öğrencileri ekonomik, özlük haklarından yoksun staj ve intörnlük<br>süreçlerini yürütmektedir. Eğitimlerini bitiren tıp öğrencilerinin ilk hedefi artık ne<br>yazık ki yurt dışına gitmek olmuştur.</p>



<p>Tıp fakülteleri; eğitim ve bilimsel araştırmanın yapılabildiği, hasta bakım<br>hizmetlerinin yeterli süre ayrılarak nitelikli düzeyde sunulabildiği, sağlık<br>çalışanlarına özlük haklarının tanındığı ve emeğinin karşılığının çalışma barışını<br>bozmadan maaş olarak ödendiği, iş güvencesi ve akademik özgürlüğün olduğu<br>kurumlar olmalıdır.</p>



<p><strong>Asistan Hekimler Haklarını İstiyor</strong></p>



<p>Asistan hekimlerin sağlık hizmeti vermelerinin ön şartı iyi bir eğitim almalarıdır.<br>Eğitimler mesai saatlerinde yapılmalı; üm eğitim süresi boyunca çekirdek eğitim t<br>müfredatına uygun eğitim verilmelidir. Tıpta Uzmanlık Kurulu, uzmanlık dernekleri<br>denetlemelerini arttırmalı, eğitim müfredatının oluşturulması ve klinik denetlemeleri<br>de dahil olmak üzere asistan hekimler tüm süreçte söz sahibi olmalıdır.<br>Yasal nöbet sürelerine uyulmalıdır. Asistan hekimler nöbet ertesinde klinik sorumluları<br>ya da hastane yöneticilerinin insafına kalmadan izinli sayılmalıdır. Yönetilmeyen<br>pandeminin yükünü asistan hekimlere yüklemekten derhal vazgeçilmelidir.<br>Görevlendirmeler yalnızca asistan hekimler üzerinden değil adil bir şekilde yapılmalıdır.<br>Mobbinge karşı gerçekçi yasal düzenleme çıkarılsın, etkili şikâyet ve ceza<br>mekanizmaları geliştirilerek, işler hale getirilsin; mobbing son bulsun!<br>Asistan hekimlerin insanüstü ağır iş yükü azaltılsın, anayasal bir suç olan angarya<br>çalıştırmaya son verilsin.</p>



<p><strong>İşyeri Hekimleri OSGB&#8217;lere Mahkum</strong></p>



<p>İlk olarak 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bugüne dek<br>defalarca değiştirildi, ötelendi, torba yasalara kondu ve geçen yıl az tehlikeli sınıfta<br>elliden az çalışanı olan işletmelerle kamu sektöründe Yasanın tam uygulanması bir kez<br>daha 31 Aralık 2023&#8217;e ertelendi. Tam olarak yürürlüğe girmesi on bir yıl geciktirilen bir<br>kanun ve azalmayan iş cinayetleri, tespit edil(e)meyen, hala bir sistematiği ol(a)mayan,<br>sigortacılık mantığı ile işleyen meslek hastalıkları tespit süreci: iktidarın bu alanda<br>yıllardır sürdürdüğü politikaların geldiği tablo budur.</p>



<p>Bu süreçte aynı zamanda işyeri hekimliği alanı piyasaya açıldı. Türk Tabipleri Birliği&#8217;nin<br>işyeri hekimliği asgari ücret belirleme, eğitim ve atama yetkisi kaldırılarak işyeri<br>hekimlerinin emeği ucuzlatıldı, piyasa sözde “Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB)”<br>olarak adlandırılsa da “kiralık işçi bürosu” olmaktan başka bir vasfı olmayan şirketlere<br>açıldı. Böylece bütün maharetleri işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarını<br>işverenlere ucuza pazarlamaktan ibaret olan OSGB patronları kârlarına kâr katıp zincir<br>OSGB&#8217;lere dönüşürken işyeri hekimlerinin payına ise maaşını bile düzenli alamadığı<br>(zaman zaman doğrudan gasp edilip hiç alamadığı), izinlerini düzgün olarak<br>kullanamadığı, öğle tatili yapamadığı, işverenin işini kendi özel aracıyla gördüğü; bir<br>yanda çalıştığı OSGB&#8217;nin, diğer yanda çalıştığı şirketin olmak üzere “çifte patron baskısı”<br>altında çalışmak zorunda kalmak düştü.</p>



<p><strong>KHK ve Güvenlik Soruşturmaları</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;de 15 Temmuz 2016 sonrası OHAL rejimi hayata geçirildi ve bu rejimle birlikte<br>kamu emekçileri telafisi imkânsız yeni haksızlıklara maruz kaldı. OHAL rejiminin<br>KHK&#8217;leriyle iş güvencesi tamamen ortadan kaldırıldı, aralarında hekimlerin de<br>bulunduğu 130.000&#8217;den fazla kamu emekçisi görevinden çıkarıldı. Bu uygulamalara<br>yenileri eklenerek hukuka aykırı bir şekilde yıllarca emek verdikleri tıp fakültesinden<br>mezun olan genç meslektaşlarımız, “arşiv araştırması, güvenlik soruşturması”<br>bahanesiyle meslek hayatlarına başlayamıyorlar.</p>



<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading">NE İSTİYORUZ?</h2>



<div class="wp-block-columns are-vertically-aligned-center is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-2 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-center is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:100%">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-1 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:50%">
<ul class="has-white-color has-vivid-red-background-color has-text-color has-background wp-block-list"><li>İnsanca yaşayacağımız temel ücret, insanca çalışma koşulları ve güvenli çalışma<br>ortamları <strong>İSTİYORUZ</strong>!<br></li><li><strong>Ne zaman verileceği belli olmayan ek ödemeler yerine insanca yaşanacak, emekliliğe yansıyacak hakkımız olan ücretlerimizi ve 7.200 gösterge İSTİYORUZ! </strong><br></li><li>SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı; hangi sosyal güvenlik kurumundan olursa olsun tüm emekli hekimlerin maaşlarının yaşamlarını ekonomik ve sosyal açıdan rahatlıkla<br>sürdürebileceği seviyeye çıkarılmasını <strong>İSTİYORUZ</strong>!<br></li><li><strong>TTB&#8217;nin yıllardır önerdiği “Sağlıkta Şiddet Yasası”nın bir an önce çıkarılmasını, sağlıkta şiddetin sona ermesini İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>COVID-19&#8217;un bütün sağlık çalışanları için illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı olarak kabul edilmesini İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>İş güvencesini ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran &#8221;Aile Hekimliği Ceza<br>Yönetmeliği&#8221;nin geri çekilmesini; koruyucu sağlık hizmetlerinin kamu tarafından yeterli ve güvenli koşullara kavuşturulan kamu binalarında, eksiksiz insan gücüyle, toplumun her kesimine eşit ve öncelikli sunulduğu birinci basamak sağlık hizmeti vermek İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>Asistan hekimlerin asli işlerinin eğitimleri olduğunun kabulünü; diğer bütün<br>sorumluluklarına dair onlardan beklentilerin bunun önüne geçmemesini; ucuz emek sömürüsüne denk düşen uygulamalara son verilmesini İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>Özel sektörde ciro baskısına, şirket kurdurma zorlamasına son verilmesini; güvenceli, sendikalı çalışma koşullarının oluşturulmasını İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>Pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı İSTİYORUZ!</li></ul>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:50%">
<ul class="has-white-color has-vivid-red-background-color has-text-color has-background wp-block-list"><li>İşyeri hekimlerinin çalışma saatleri, atama ve ücretlendirmeleri konusunda tabip odalarının yetkili olmasını; iş ve gelir güvencesi, mesleki bağımsızlığının güvence altına alınmasını İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>Bütçenin kara deliği olan şehir hastanelerinin kamulaştırılmasını İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>Beş dakikada muayene olmaz. Hastalarımıza yeterli süre ayırmak İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>Salgın koşulları gerekçe gösterilerek sağlık emekçilerinin görev tanımlarına uymayan,</strong> sağlıklarını riske atan, angarya iş yükleyen, yazılı ya da yazılı olmayan g<strong>örevlendirmelerin sonlandırılmasını, sağlık emekçileri üzerindeki baskı ve ayrımcılık uygulamalarına son verilmesini İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>Personel eksikliğinin hızla kadrolu, güvenceli istihdam ile giderilmesini İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>OHAL KHK&#8217;leri ile hukuka aykırı olarak ihraç edilmiş tüm hekimlerin/kamu emekçilerinin derhal göreve başlatılmasını İSTİYORUZ!</strong><br></li><li>Kamusal bir sağlık hizmeti için sağlığa ayrılan bütün kaynakların kamu sağlık hizmetlerinin finansmanında kullanılması gerekir. Özel hastane patronlarına her ne ad altında olursa olsun kaynak aktarılmasına son verilmesini ve kamusal sağlık sisteminin bütün toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeye yükseltilmesini İSTİYORUZ!<br></li><li><strong>COVID-19 salgınının bütün dünyaya bir kez daha açık olarak gösterdiği gibi, sağlık piyasanın vahşi koşullarına terk edilemez! Toplumun geniş kesimlerinin sağlık hizmeti ihtiyacı da hekimlerin özlük hakları da ancak toplumsal sağlık politikalarıyla teminat altına alınabilir. İş güvencemiz/gelir güvencemiz/mesleki bağımsızlığımız için kamusal sağlık sistemi İSTİYORUZ!</strong><br></li></ul>
</div>
</div>
</div>
</div>



<div class="wp-block-file"><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/01/orgutler-el-ilani.pdf">orgutler-el-ilani</a><a href="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2022/01/orgutler-el-ilani.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>



<h3 class="has-text-align-center wp-block-heading">HALK SAĞLIĞINI ÖNCELEYEN SAĞLIK SİSTEMİNDE<br>EMEĞİMİZ SÖMÜRÜLMEDEN<br>GELECEK KAYGISI OLMADAN<br>BİLİMSEL VE ETİK İLKELER İÇİNDE<br>HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ!</h3>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/hekimler-ne-istiyor-2/">HEKİMLER NE İSTİYOR?</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 08:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[irfan açık]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[özlük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık emekçi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık emekçileri sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=13222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, COVID-19 pandemisinde büyük bir yük altında sorumlulukla çalışan sağlık hizmetçilerinin taleplerini dile getirdiği bir açıklama yaptı. “Sendikamız SES’imizin “Çığlığımız Duyulmadı, Taleplerimiz Görülmedi. Şimdi Sıra Maskelerimizde” adıyla devam eden kampanyamızın ikinci haftasında (18-22 Ocak tarihleri arasında) özlük haklarımızla ilgili taleplerimizi maskelerimizle konuşturacağız” ifadelerini kullanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/">Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, COVID-19 pandemisinde büyük bir yük altında sorumlulukla çalışan sağlık hizmetçilerinin taleplerini dile getirdiği bir açıklama yaptı.</p>



<p>“Sendikamız SES’imizin <em>“Çığlığımız Duyulmadı, Taleplerimiz Görülmedi. Şimdi Sıra Maskelerimizde”</em> adıyla devam eden kampanyamızın ikinci haftasında (18-22 Ocak tarihleri arasında) özlük haklarımızla ilgili taleplerimizi maskelerimizle konuşturacağız” ifadelerini kullanan Başkan İrfan Açık, pandemi dahil yağmurda, çamurda hakları olanı talep etmekten vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Artık oyalanmak istemiyoruz.&nbsp; Siyasi iktidar tarafından bize söz verildiği halde halen düzenleme yapılmayan özlük haklarımız için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.</p>



<p><strong>SAĞLIK KURUMLARI TİCARETHANE OLDU</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan.jpeg" alt="" class="wp-image-13224" width="470" height="351" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan.jpeg 900w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-300x224.jpeg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-768x573.jpeg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/irfan-750x560.jpeg 750w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /><figcaption>İrfan Açık</figcaption></figure></div>



<p>Siyasi iktidar ve hiçbir şekilde sağlık emekçisini görmeyen Sağlık Bakanlığı’nın, yıllardır ekonomik ve özlük hakları için kendilerini görmezden geldiğini sözlerine ekleyen Açık açıklamasında şunları söyledi: “Haklarımızı vermedikleri gibi her geçen gün haklarımızı budayan düzenlemelerle özlük haklarımızı daha da geriye götürdü. Bizi açlık sınırının biraz üzerinde sefalet ücretine mahkum etti. Bunun yanında özlük haklarımızı iyileştirmediği, geliştirmediği gibi değişik ve sözleşmeli istihdam modelleri oluşturarak kadrosuz ve güvencesiz çalışma modeli yarattı. AKP, iktidara gelmesiyle birlikte sağlıkta dönüşüm programını başlatarak sağlık kurumlarını ticarethaneye hastaları da müşteriye dönüştürerek sağlıktaki yıkım sürecini başlattı. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hizmet sunumunda engel oluşturma ve emeğimizin karşılığını alma konusunda sorunlar yaşattı. Sosyal Hizmet alanında ise bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan emekçilerin var olan sorunları daha da arttı. Buralarda çalışanların vardiya süreleri ve vardiya sayısı farklılıklar göstermekte, dolayısıyla bu farklılık yasal çalışma sürelerini kat kat artırmaktadır. Bunun karşılığında ise ne ücret ne de izin alamamaktadırlar. Bu da çalışanların moral/motivasyonunu olumsuz olarak etkilemektedir.”</p>



<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet alanında AKP’nin vadettiği ve verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmediğini ifade eden İrfan Açık, pandemi sürecinde iş yüklerinin arttığını, çok tehlikeli olan işyerlerinde uzun çalışma saatleriyle, korunaksız ve korumasız ortamlardaki mesleki risklerinin daha da ağırlaştığını söyledi.</p>



<p><strong>İRFAN AÇIK TALEPLERİNİ SIRALADI</strong></p>



<p>SES Bursa Şube Başkanı İrfan Açık yazılı açıklamasında taleplerini sıraladı:</p>



<p>1-Söz verdiğiniz gibi 3600 ek göstergemiz verilsin,</p>



<p>2-Yıpranma payından fiili çalışma şartı kaldırılsın, yıpranma payı (fiili hizmet zammı) geçmiş yıllar da dahil ve 5 yıla 1 yıl olmak üzere bütün emekçileri kapsasın,</p>



<p>3-Çalışma koşullarımız düzeltilsin, iş yükümüz azaltılsın, uzun çalışma saatleri kısaltılsın</p>



<p>5-Her işyerine 7/24 ücretsiz kreş sağlansın,</p>



<p>6-EYT sorunu bir an önce çözülsün,</p>



<p>7-Sağlıkta şiddeti ve mobbingi önleyen gerçek tedbirler alınsın,</p>



<p>8-Covid-19 meslek hastalığı sayılsın,</p>



<p>9- Sözleşmeli statüde çalışan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri kadroya geçirilsin,</p>



<p>10-Hemşirelik meslek yasası uygulansın ve diğer sağlık meslek mensupları için kendilerine özgü meslek yasaları çıkarılsın</p>



<p>11-Analık izni 16 haftadan 24 haftaya çıkartılsın</p>



<p>12-Giyim yardımı mesleki riske uygun gerçek enflasyon rakamlarıyla ödensin, sağlık ve güvenlik açısından ücretsiz servis sağlansın,</p>



<p>13-Pandemi ile mücadele eden filyasyon ekiplerinin ve nöbet usulü çalışanların yemek sorunu çözülsün,</p>



<p>14- Kadrolu ve güvenceli istihdam biçimiyle sağlık emek gücü sayısı artırılsın,</p>



<p>15-Sosyal hizmetlerde emek gücü artırılsın, çalışma saatleri ve vardiya sistemi düzenlensin,</p>



<p>16- Haklarında memuriyete engel teşkil edecek kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın.</p>



<p>Açıklamanın son kısmında ise Başkan Açık, “Tüm bu haklı taleplerimizin yerine getirilmesini ve bunlar hayata geçirilinceye kadar mücadele edeceğimizi, bu mücadelede tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ile halklarımızı yanımızda olmaya ve bizlere destek vermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/saglik-emekcileri-haklarini-istiyor/">Sağlık emekçileri haklarını istiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece hakkımızı istiyoruz</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/sadece-hakkimizi-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2020 09:49:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[alpaslan türkkan]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[bto]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=12579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Tabip Odası, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Esat Ülkü ve diğer tüm sağlık çalışanlarını anmak üzere bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Tabip Odası (BTO), Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) pandemi sürecinde COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını andı. Açıklamasına pandemi sürecinde yaşamını yitiren sağlık çalışanı sayısını bildirerek başlayan BTO Başkanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/sadece-hakkimizi-istiyoruz/">Sadece hakkımızı istiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bursa Tabip Odası, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Esat Ülkü ve diğer tüm sağlık çalışanlarını anmak üzere bir basın açıklaması gerçekleştirdi.</strong></p>



<p>Bursa Tabip Odası (BTO), Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) pandemi sürecinde COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını andı. Açıklamasına pandemi sürecinde yaşamını yitiren sağlık çalışanı sayısını bildirerek başlayan BTO Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan şunları söyledi: “COVID-19 salgınının başlangıcından bugüne, bize bildirilen 50’si hekim olmak üzere 110 sağlık emekçisini kaybettiğimizi üzüntüyle açıklıyoruz. Son bir haftada kaybettiğimiz meslektaşlarımızın sayısı 7. Bir haftada 7 hekim… Son olarak iki gün önce çok değerli bir hekimimizi, bir tabip odası başkanımızı, Aydın Tabip Odası Başkanı meslektaşımız sevgili Op. Dr. Esat Ülkü gibi yeri kolay kolay doldurulamayacak çok kıymetli bir değerimizi daha kaybettik. Acımız sonsuzdur.”</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00027-rotated.jpg" alt="" class="wp-image-12580" width="367" height="550" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00027-rotated.jpg 683w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00027-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 367px) 100vw, 367px" /></figure></div>



<p><strong>10 kat fazla hastalanma riski var</strong></p>



<p>COVID-19 salgınını ilk karşılayanların sağlık çalışanları olduğunu vurgulayan Türkkan, birçok ülkede sağlık çalışanlarının toplumun diğer kesimlerine göre 4-5 kat daha fazla COVID-19 ile hastalandığını, Türkiye’de olduğu gibi bazı ülkelerde de 10 kattan fazla hastalanma riski taşıdıklarını söyledi. Bu nedenle COVID-19’un sağlık çalışanları için milenyumun ilk meslek hastalığı tanımlamaları yapıldığını belirten Başkan Türkkan, “Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve birçok Uluslararası örgüt, COVID-19 hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi yönünde açıklama yapmıştır. İtalya, Almanya, Belçika, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika ve Malezya dâhil 130’a yakın ülke tarafından COVID-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir” diye konuştu.</p>



<p><strong>COVID-19 meslek hastalığı olarak tanımlanmalıdır</strong></p>



<p>Dünyada pek çok ülkenin COVID-19’u meslek hastalığı ilan ettiğini sözlerine ekleyen BTO Başkanı Alpaslan Türkkan, Türkiye’de ise halen bu uygulamanın hayata geçirilmediğini söyledi. “6331 sayılı kanunumuzda da tanımlandığı üzere sağlık çalışanlarının COVID-19 hastalığı “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır” ifadelerini kullanan Başkan Doç. Dr. Türkkan taleplerini şöyle açıkladı: “Yasalarımızda meslek hastalıklarının bildirim ve kaydının birincil yükümlülüğü Sağlık Bakanlığı’ndadır.&nbsp; Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından kayıtlarında olan COVID-19 hastası sağlık çalışanlarının sayıları günbegün açıklanmalı ve bunlar doğrudan meslek hastalığı kabul edilmelidir.&nbsp;COVID-19 pandemisi ile mücadele sırasında vefat eden veya hastalanan sağlık çalışanlarının mağduriyetleri&nbsp;giderilmeli ve zararları karşılanmalıdır.”</p>



<p>“Bizler emeklerimizin karşılığını istiyoruz” diyen Başkan Alpaslan Türkkan şunları söyledi: “Bizler özlük hakkımızın gereği olarak&nbsp; “karşılaştığımız COVID-19 ateşinin bizi yakması halinde bunun belgelenmesini” istiyoruz. COVID-19 pandemisi bizi çalışamayacak derecede yaktığında, bizlerde hasar bıraktığında, sağlığımızın olmazsa olmaz sosyal belirleyicisi olan “yaşamımızı idame ettirme sosyal güvencesi” istiyoruz. COVID-19 pandemisi bizi öldürdüğünde, yaşamımıza mal olduğunda geride bıraktıklarımızın meslektaşlarımızın, sosyal sürdürülebilirliklerinin devam edebilmesini istiyoruz, dünyanın her tarafında verilen bu özlük hakkının ülkemizde de yasalaşmasının güvencesini istiyoruz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00023-1.jpg" alt="" class="wp-image-12582" width="425" height="283" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00023-1.jpg 1024w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00023-1-300x200.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00023-1-768x512.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00023-1-750x500.jpg 750w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" /></figure></div>



<p><strong>“Hastalanıyor, ölüyoruz”</strong></p>



<p>Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı’nın COVID-19 hastalığına yakalan sağlık çalışanı sayısının 40 bini geçtiğini açıkladığını hatırlatan Türkkan, bu sayının da sadece semptom gösterenler mi, yoksa PCR ve BT ile tanın konan tüm sağlıkçılar mı olduğunu da bilmediklerini söyledi ve ekledi: “Ancak bildiğimiz bir şey var: hala enfekte oluyor, hastalanıyor, malul kalıyor ve ölüyoruz…”</p>



<p><strong>Türkkan taleplerini sıraladı</strong></p>



<p>“Bizler emeklerimizin karşılığını istiyoruz” diyen Başkan Alpaslan Türkkan şunları söyledi: “Bizler özlük hakkımızın gereği olarak  “karşılaştığımız COVID-19 ateşinin bizi yakması halinde bunun belgelenmesini” istiyoruz. COVID-19 pandemisi bizi çalışamayacak derecede yaktığında, bizlerde hasar bıraktığında, sağlığımızın olmazsa olmaz sosyal belirleyicisi olan “yaşamımızı idame ettirme sosyal güvencesi” istiyoruz. COVID-19 pandemisi bizi öldürdüğünde, yaşamımıza mal olduğunda geride bıraktıklarımızın meslektaşlarımızın, sosyal sürdürülebilirliklerinin devam edebilmesini istiyoruz, dünyanın her tarafında verilen bu özlük hakkının ülkemizde de yasalaşmasının güvencesini istiyoruz.</p>



<p><strong>Meslektaşlarımızın yanındayız</strong></p>



<p>Bursa Tabip Odası Doç. Dr. Alpaslan Türkkan sözlerine şöyle son verdi: “Bursa Tabip Odası olarak pandemi süresince kaybettiğimiz sağlık çalışanlarımız ve onların yakınları ile birlikte COVID-19 hastalığına yakalanarak mağduriyeti olan meslektaşlarımızın yanındayız. COVID-19’un ülkemizde de biz sağlık emekçileri için meslek hastalığı olarak tanınmasının ve bu konuda ivedilikle gerekli kararların alınmasının artık aciliyet arz eden bir zorunluluk olduğunu kamuoyuna saygıyla bildiririz.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00042.jpg" alt="" class="wp-image-12583" srcset="https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00042.jpg 1024w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00042-300x200.jpg 300w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00042-768x512.jpg 768w, https://www.bto.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/DSC00042-750x500.jpg 750w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/sadece-hakkimizi-istiyoruz/">Sadece hakkımızı istiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgına Karşı Bilgilendirme ve Uyarı Türk Tabipleri Birliği’nin Yasal ve Etik Yükümlülüğüdür</title>
		<link>https://www.bto.org.tr/salgina-karsi-bilgilendirme-ve-uyari-turk-tabipleri-birliginin-yasal-ve-etik-yukumlulugudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek BTO]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2020 08:12:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[bto]]></category>
		<category><![CDATA[bursa tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[covid19]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[tabip]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipleri birliği]]></category>
		<category><![CDATA[yükümlülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bto.org.tr/?p=12379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği tarihin süzgecinden günümüze ulaşan iyi hekimlik değerlerinin vazgeçilmez temsilcisidir. Giderek şiddetlenen ve binlerce insanımızın, onlarca hekim ile sağlık çalışanının ölümüne neden olan COVID-19 salgınının her aşamasında Türk Tabipleri Birliği bütün enerjisini insanlarımızın sağlık ve yaşam hakkını savunmak için harcamıştır. Türk Tabipleri Birliği’nin salgına yönelik bilimsel verilere dayanan uyarı ve önerileri toplumun sağlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/salgina-karsi-bilgilendirme-ve-uyari-turk-tabipleri-birliginin-yasal-ve-etik-yukumlulugudur/">Salgına Karşı Bilgilendirme ve Uyarı Türk Tabipleri Birliği’nin Yasal ve Etik Yükümlülüğüdür</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği tarihin süzgecinden günümüze ulaşan iyi hekimlik değerlerinin vazgeçilmez temsilcisidir.</p>
<p>Giderek şiddetlenen ve binlerce insanımızın, onlarca hekim ile sağlık çalışanının ölümüne neden olan COVID-19 salgınının her aşamasında Türk Tabipleri Birliği bütün enerjisini insanlarımızın sağlık ve yaşam hakkını savunmak için harcamıştır.</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği’nin salgına yönelik bilimsel verilere dayanan uyarı ve önerileri toplumun sağlık ve yaşam hakkı için kamuoyu ile paylaşması evrensel, yasal ve etik sorumluluğudur. COVID-19 salgınında kaybettiğimiz meslektaşlarımızı siyah kurdele ile anmak ve başka kayıplar olmasın diye çabalamak ise kaybettiklerimize ve yakınlarına karşı vefa borcumuzdur.</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği ve hekimler dün olduğu gibi bugün de ve yarın da bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye devam edeceklerdir.</p>
<p>TTB Merkez Konsey üyeleri olarak sözlerimizin arkasında, görevimizin başındayız. 16.09.2020</p>
<p><strong>Türk Tabipleri Birliği<br />
Merkez Konseyi</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.bto.org.tr/salgina-karsi-bilgilendirme-ve-uyari-turk-tabipleri-birliginin-yasal-ve-etik-yukumlulugudur/">Salgına Karşı Bilgilendirme ve Uyarı Türk Tabipleri Birliği’nin Yasal ve Etik Yükümlülüğüdür</a> appeared first on <a href="https://www.bto.org.tr">Bursa Tabip Odası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
