Dr. Cem Heper
Bursa Jimer Hastanesi Kardiyoloji Bölümü
Bursa Tabip Odası, Sürekli Tıp Eğitimi Komisyonu
Ocak 2026, Bursa
—————–
İÇİNDEKİLER:
1.Kardiyolojik Elektrofizyoloji
1.1. Giriş
1.2. Temel Elektrofizyolojik Çalışma Bilgileri
1.3. Elektrofizyolojik Çalışma için Hastaların Hazırlanması
1.4. Başlıca Elektrofizyolojik Çalışma Endikasyonları
1.5. Başlıca Elektrofizyolojik Çalışma Kontrendikasyonları
2.Kalp pilleri
3.Kateter Ablasyon
3.1. Başlıca kateter Ablasyon Uygulamaları
-AV düğüm modülasyonu
-Aksesuar ileti yollarının ablasyonu
-Unifokal veya multifokal atriyal taşikardilerin ablasyonu
-Atriyal reentran taşikardilerin ablasyonu (ART ablasyonu)
–Atriyal flatter ablasyonu
–Atriyal fibrilasyon ablasyonu
-AV nod ablasyonu
-Ventriküler reentran taşikardilerin ablasyonu
-İdiyopatik sol ventrikül taşikardilerinin ablasyonu
-Fokal ventriküler taşikardi ablasyonu
–Kardiyonöroablasyon (CNA)
4. Elektrofizyolojik Çalışmalarda Oluşabilen Başlıca Komplikasyonlar
5.Kaynaklar
——–
KARDİYOLOJİK ELEKTROFİZYOLOJİ
1.1.Giriş
Elektrofizyolojik değerlendirmelerin sağlıklı ve güvenilir düzeyde yapılabilmesi için kardiyak ileti sisteminin fizyolojisinin, kalbin elektrokardiyografik özellikleri ile kardiyak uyarım (pacing) manevralarının en üst düzeyde bilinmesi gerekir. Ayrıca tedavi gerektiren sorunların en üst düzeyde başarı ile giderilebilmesi ve sadece bu alanda oluşan gelişmelere yönelik eğitimlerin sürdürülebilmesi için, kardiyoloji eğitimiyle birlikte kardiyolojik elektrofizyoloji alanında daha ileri düzeyde eğitim alınması gerekmektedir. Bu gereklilik nedeniyle, kardiyolojik elektrofizyoloji günümüzün takım çalışması gerektiren, ileri kardiyolojik uzmanlık alanlarından (veya yan dallarından) biri haline gelmiştir.
Tanısı konamayan çarpıntı nedenlerinin ve taşıdığı risklerin belirlenmesi, etiyolojik tanısı yapılamamış senkopların tanısı ve risklerinin belirlenmesi, yaşamı tehdit eden aritmilerin değerlendirilmesi ve tedavisi, kalp pili gerekliliğinin ortaya konması, antiaritmik ablasyon tedavileri, kalp pili ve antiaritmik cihazların uygulanması gibi alanlar, kardiyolojik elektrofizyolojinin ana ilgi alanlarıdır. Özellikle etiyolojisi açıklanamamış senkoplu hastaların değerlendirilmesinde ve aritmilerin kaynaklandığı yerlerin ve altında yatan mekanizmaların anlaşılmasında; güvenli tedavi seçeneklerinin belirlenip, uygun yaklaşımların yapılmasında, güncel kardiyolojinin en önemli unsurlarından biridir.
Aşağıdaki şekillerde Kalbin elektriksel ileti sistemi ve kalp döngüsü ile EKG bulguları görülmektedir (7-8-9)
1.2. Temel Elektrofizyolojik Çalışma Bilgileri
EPS yapılacak laboratuarda bulunması gereken minimum donanım şu şekilde özetlenebilir:
Radyografik masalı ve görüntü yoğunlaştırıcılı (image intensifiyerli) bir C-kollu floroskop
Bir kardiyak stimülatör ve elektrofizyolojik veri toplama sistemi
Hemodinamik monitörizasyon sistemi
Geçici kalp pili (temprorary pace maker) ve eksternal defibrilatör
Eksiksiz olarak donatılmış mobil bir resüsitasyon tablası (Crash Cart)
İntravenöz infüzyon sistemleri, pompalar, ilaçlar ve intravenöz mayiler
Ventilatör, EKO cihazı (TTE ve TEE problarıyla), perikardiyal aspirasyon seti gibi gereğinde acilen devreye girmesi gereken ekipmanların ulaşılabilir durumda olması
Çoğu durumda, Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) kalbe yerleştirilen intrakardiyak unipolar ve bipolar elektrodlarla elde edilen intrakardiyak EKG ile başlar.
İntrakardiyak EKG’de bazal kayıt için kullanılan kateterler çoğunlukla şu anatomik noktalara yerleştirilir:
1.Sinüs düğümü civarından kayıt için yüksek sağ atriyal yerleşim (HRA)
2.His-Bundle (His)
3.Koroner sinüs (CS)
4.Sağ ventrikülün apeksi (RV)
Bunlarla birlikte eş zamanlı olarak yüzey EKG kaydı (çoğunlukla I, II, III ve V1 derivasyonlarından) alınması gerekir.
İntrakardiyak kayıt HRA, His distal, His proksimal, CS 1-10 ve RV kayıtlarını içerir. Çalışmaya başlarken kalbin bilinmesi gereken temel elektrofizyolojik özellikleri belirlenmiş olur.
EPS sırasında alınan kayıtların hızı 100-200mm /saniyedir (Standart EKG’lerde 25 mm/saniye!). Önemli temel değerler aşağıda özetlenmiştir:
PA intervali: P dalgası oluştuktan His’e ulaşana kadar olan süre veya kısaca intraatriyal ileti süresidir PA intervali normalde 25-55 milisaniyedir.
AH intervali: Atriyal uyarının belirmesinden his kateteri sinyalinin belirmesine kadar geçen süredir. AV nodun ileti süresi olarak kabul edilir. Normal AH intervali 55-125 milisaniyedir.
H zamanı: His kaydının başlamasından bitmesine kadar geçen süredir. His bundle ileti süresi olarak da adlandırılır. Normal H süresi 30 milisaniyeden azdır (Normal H<30ms).
HV İntervali: His defleksiyonun başından yüzey EKG’sinde QRS kompleksinin başladığı ana kadar olan süreye karşılık gelir. Uyarıların his düğümünden miyokardiyuma geçiş süresidir. Normal HV intervali 35-55 milisaniyedir.
SNRT: Sinüs düğümünün yeniden toparlanma zamanı (SNRT: sinüs node recovery time) normalde 1600 milisaniyeden kısa olmalıdır. Bunun kalp hızına veya sinüzal siklüs uzunluğuna göre standartize edilmesi ile hesaplanan CSNRT (corrected SNRT) kullanılmaktadır. CSNRT 525 milisaniyeyi aşmamalıdır. SNRT, CSNRT ve SACT (sinoatriyal ileti süresi) uzamaları hasta sinüs sendromu için tanısında anlamlıdır.
1.3. EPS İçin Hastaların Hazırlanması
Hastaların işlemden önceki son 6 saat içinde yemek yememesi ve aç olması sağlanmalıdır. (Önemli not: GLP-1 analogları kullanan hastalarda mide boşalım zamanı normalden uzun olduğu için bu sürenin kullanılan ajana göre uzatılması veya işlem öncesi t1/2 ye göre geçici olarak ara verilmesi gerekir.)
İşlem öncesi hastaların kullanmakta oldukları antiaritmik ilaçların, en az yarı ömürlerinin 4 katı kadar bir süre önce, durdurulmuş olması gereklidir (İşlem öncesi ilaçsız geçirilmesi gereken minimum süre: Tpause> 4 x ilaca ait t ½).
Diyabetik hastaların kullandığı hipoglisemik ilaçlar özenle ayarlanmış olmalıdır.
NOAC (yeni oral antikoagülan ilaç)’lara işlemden 1 veya 2 gün önce, hastanın kanama/tromboz risklerinin özelliklerine göre gerekli önlemler alınarak ara verilmelidir
Vitamin K antagonistleri (varfarin gibi) kullanan hastalarda işlemden 3-4 gün önce, (gereğinde LMW-heparinlerle köprüleme yapılarak ara verilmesi gerekliliği değerlendirilerek) kesilmelidir.
Laboratuara gelen hastaya gerekli sorgulama yapıldıktan sonra, pulse oksimetri, 12 derivasyonlu EKG monitörizasyonu ve invazif olmayan kan basıncı kafının ve defibrilasyon pedlerinin takılması ile hazırlanma sürecine geçilir. İşlemin gereğine ve hastanın uyumu ile sedasyon ihtiyacina uygun olarak sedatifler ve seçilen anestezikler ekipte yer alan uzmanlar tarafından uygulanırlar.
1.4. Başlıca EPS Endikasyonları
EPS aşağıdaki durumların tanısal özelliklerinin netleşmesini ve prognostik risklerini belirlemekte kullanılır. Başlıca endikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:
Sinüs düğümü disfonksiyonu
Atriyoventriküler ileti anormallikleri
Supraventriküler taşiaritmiler
Ventriküler taşiaritmiler
Kardiyoinhibitör senkoplar
Ablasyon işlemlerinin sonuçlarının değerlendirilmesidir.
Şekilde: Re-entran atriyal taşikardiye ait üç boyutlu kardiyak haritalama sistemleri ile elde edilen sol atriyum elektriksel aktivasyon (sol) ve skar (sağ) haritası görülmektedir. Sağ haritada kırmızı alanlar skarı, mor alanlar canlı dokuları ve yeşil alanlar ara zonları işaret etmektedir. Sol haritada en erken elektriksel aktivasyon kırmızı renkle, en geç aktivasyon mavi-mor renkle sistem tarafından şematize edilmiştir. Aktivasyon haritası sol atriyumda saat yönünün tersine dönen re-entran taşikardiyi göstermektedir. Yeşil vektör ile kendini gösteren ablasyon kateteri ile uygulanan RF ablasyon bu hastaların kalıcı tedavisini oluşturmaktadır (8)
1.5. Başlıca EPS Kontrendikasyonları
EPS’nin kontrendikasyonlarının başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:
Akut Koroner Sendromlar
Hızlı atriyal uyarımın (pacing’in) hemodinamik stabiliteyi bozduğu veya kalp yetmezliği semptomlarını arttırdığı kalp yetmezlikli hastalar
Dekompanze kalp yetmezliği
İşlem sırasında antikoagülasyon yapılmasını olanaksızlaştıran yüksek kanama riskli hastalar
Tanısal yaklaşımın anlamını yitirmesine neden olabilecek (elektrolit bozukluğu, tiroid bozukluğu, aritmojenik ilaç intoksikasyonları gibi) aritmojenik özelliklerin varlığı
Medikal tedaviye dirençli yüksek riskli aritmisi olanlar dışındaki gebeler (Radyasyon riski!)
2. Kalp Pilleri
Kalp pilleri; antibradikardik, antitaşikardik, defibrilatör/kardiyoverter ve kardiyak resenkronizatör olarak kullanılmaktadırlar.
Antibradikardik pillerde kullanılan kodlama (NASPE/BPEG kodlaması) aşağıdaki gibidir:
1.harf: Stimulasyon bölgesi (A: Atriyum, V: Ventrikül, D: A+V- Dual)
2.harf: Deteksiyon bölgesi (A: Atriyum, V:Ventrikül, D: A+V- Dual)
3.harf: Uygulama tipi (I: İnhibisyon, T: Tetikleme, D: I+T- Dual etki)
4.harf: Hıza uyum (R: hız modülasyonu, rate responsive)
5.harf: Multifokal stimülasyon (A: Atriyum, V:Ventrikül, D: A+V-Dual)
VVI: Tek lead’li veya leadless tek kapsüllü, ventrikülü uyaran ve ventrikülden deteksiyon (veri alımı) yapan ve ventrikül verilerine göre duraklayabilen (inhibe olabilen), çoğunlukla atriyal fibrilasyonlu hastalarda ve nadiren de atriyoventriküler bloğu olan hastalarda kullanılabilen basit, ucuz ve kolay uygulanabilen pillerdir.
AAI: Tek lead’li veya Leadless tek kapsüllü, atriyumu uyaran ve atriyumdan deteksiyon yapan ve atriyal verilere göre duraklayabilen (inhibe olabilen), çoğunlukla sinüs düğümü hastalığı ve SA bloklu olup, AV düğüm fonksiyonlarının normal olduğu hastalarda tercih edilir. Bu pillerin uygulandığı hastalarda yıllık yüzde 3’e varan AV düğüm hastalığı ve semptomatik AV blok gelişim olasılığı bildirildiğinin akılda tutulması önemlidir.
DDD: Çift lead’li veya çift kapsüllü pillerdir. Hem atriyuma, hem de ventriküle yerleştirilen, AV bloğu olan hastalarda tercih edilebilen hem atriyum hemde ventrikülden uyarım ve deteksiyon yapabilip, bunlardan gelen uyarılara göre gereğinde duraklayıp, gereğinde uyarı yapabilen pillerdir.
VDD: Tek lead’lidir. Hasta AV düğüm hastalığında uygulanır. Atriyumu uyarmaz. Atriyum ve ventrikülden deteksiyon yapar ve sadece ventrikülü uyarır.
CRT (üç boşluklu kalp pili, kardiyak resenkronizasyon pili, biventriküler kalp pili, DDD-0V): Sağ atriyum, sağ ventrikül ve sol ventrikül uyarımlarının ve senkronizasyonlarının sağlanması amaçlanır. Atriyal fonksiyonlara düzenleme gerekmeyen hastalarda sadece biventriküler olarak uygulanabilmektedir. Biventriküler pillerle, her iki ventrikülün ve özellikle sol ventrikül duvar hareketlerinin senkronizasyonunun yeniden sağlanması amaçlanır. Kalp yetmezliği ile birlikteki sol dal bloğu ve/veya ileri AV blok olan hastalarda uygulanır. Senkronizasyon bozukluğunun düzeltilmesi ile kalp performansını iyileştirmek ve asenkroniye bağlı fonksiyonel mitral yetmezliğinin tedavisi için kullanılmaktadır.
Antibradikardik kalp pili endikasyonları (ESC 2021’ye göre) şu maddeler halinde özetlenebilir:
-Semptomatik bradikardiler, hasta sinüs sendromu, AV blok ve bradiaritmiler için (Bradikardik durumlara bağlı kalp yetmezliği, senkopal semptomlar, denge bozukluları, vd. varsa)
- Bifasiküler bloğu olan senkoplu hastalar
- Refleks senkoplu ve pause gelişimi dökümante edilen hastalar (Pause >3 saniye; pozitif tilt testi; karotis mesajı cevabı pozitifliği)
- Yüksek dereceli sinoatriyal ve/veya atriyoventriküler bloğu olan hastalar (Mobitz II-2.derece AV blok veya 3.derece AV blok, aseptomatik 6 saniyeyi aşan pauseler, vd.)
- Alternan dal blokları (aynı hastada sol ve sağ dal bloklarının değişici olarak oluşması)
- Kullanılması zorunlu olan bradikardi yapıcı ilaçların varlığında oluşan semptomatik bradikardi
Antitaşikardik kalp pilleri (ICD, subkutan ICD, giyilebilir defibrilatörler): Ventrikül fibrilasyonu veya flatteri oluştuğunda defibrilasyon ve ventriküler taşikardiler geliştiğinde kardiyoversiyon sağlarlar. Düşük ejeksiyon fraksiyonlu hastalarda, herediter kanalopatilerde, hipertrofik kardiyomiyopatililerde ani ölüm riskinin önlenmesi için uygulanırlar.
Kalp pili takılmış hastaların takibi: ilk 3 ay içinde ilk kontrol yapılır ve sonrasında her 6-12 ayda bir kontroller tekrarlanır. Kalp pillerinin uyarım ve deteksiyon kusurlarının olup olmadığına ve pilin bitmesine ne kadar kaldığına bakılır.
3.Kateter Ablasyon
(Radyofrekans Ablasyon, Kriyoablasyon, Pulsed Field Ablasyon)
Hastaların klinik, kardiyolojik ve elektrofizyolojik değerlendirmeleri sonucunda mekanizması anlaşılmış ve ablasyon kararı alınmış hastalara uygulanan, aritmi mekanizmasını ortadan kaldırmaya veya etkisizleştirmeye yönelik girişimsel tedavilere kateter ablasyon tedavisi denir.
İlgili nokta ve alanlara üç yöntemle ablasyon uygulaması yapılmaktadır. Bunlar elektriksel alanlar kullanılarak uygulanan Pulsed Field Ablasyon (PFA), radyofrekans enerjiyle yapılan Radyofrekans Ablasyon (RFA) veya soğutma yoluyla uygulanan kriyoterapötik kateter ablasyon (CA) yöntemleridir.
3.1. Başlıca Kardiyak Ablasyon Uygulamaları
-AV düğüm modülasyonu: AV nod reentran taşikardilerinde endikedir. AV nodal yavaş iletim modülasyon/ablasyon işlemi uygulanır. Başarı oranı yüzde 95’tir. En sık görülen komplikasyonu nadiren gelişen (<%0,5) AV tam bloktur.
-Aksesuar ileti yollarının ablasyonu: Aksesuar yollardan meydana gelen AV reentran taşikardilerde (preksitasyon sendromlarında) endikedir. WPW, PJRT (kavşak reentran taşikardileri), mahaim aksesuar yollarına bağlı nodoventriküler veya atriyofasiküler reentran taşikardiler bunların başta gelen örnekleridir. Aksesuar yolların ablasyonu yapılır. Başarı oranı yüzde 95 üzerindedir.
-Unifokal veya multifokal atriyal taşikardilerin ablasyonu: Semptomatik, tedaviye dirençli ve özellikle sol ventrikül fonksiyonları bozulmuş hastalarda ve taşikardiye sekonder olarak gelişen kardiyomiyopatililerde endikedir. Fokuslara ablasyon yapılır. Fokus sayısı ne kadar fazlaysa başarı oranı o oranda azalır. Genelde başarı oranı yüzde 90 civarındadır.
-Atriyal reentran taşikardilerin ablasyonu (ART ablasyonu): Reentri döngüsünün bozulması amaçlanır. (ven orifislerinin etrafı veya izolasyonu, kapak halkalarının izolasyonu, miyokardiyal hasar alanlarındaki skar bölgelerinin izolasyonu veya lineer ablasyonlar elektriksel disseksin hatları yaratılarak reentri halkalarının ortadan kaldırılması işlemlerinden oluşur. Başarı oranları, üç boyutlu elektroanatomik haritalama ile birlikte yüzde 80’in üzerine çıkmaktadır.
–Atriyal flatter ablasyonu: Kavotriküspidal lineer ablasyon işlemi ile müdahale edilir. Başarı oranı yüzde 95’tir.
–Atriyal fibrilasyon ablasyonu: Odaklandığı fokuslara göre sağ atriyal ve sol atriyal alanlarda işlem yapılır. Pulmoner ven izolasyonu ve kavotriküspidal lineer ablasyon kombine veya ayrı ayrı seferlerde uygulanır. Ayrıca atryial yapılarda oluşmuş fibrotik odaklar varsa, onlar da izole edilirler. Başarı oranı yüzde 80 civarındadır. Komplikasyonları: İnme, perikardiyal tamponat, pulmoner ven stenozu, ösofagoatriyal fistül, vd.
-AV nod ablasyonu: Kalıcı kalp pili uygulaması yapılarak yapılır. Tedaviye dirençli ve hız kontrolü sağlanamayan yüksek hızlı atriyal fibrilasyonlu ve supraventriküler taşikardili hastalar için önerilen tedavi seçeneklerindendir. Zorunlu olmadıkça uygulanmamaktadır.
-Ventriküler reentran taşikardilerin ablasyonu: Tedaviye dirençli monomorfik ventrikül taşikardilerinde aritmi tekrarlarının önlenmesi veya sıklıklarının azaltılması için endikedir. Sıklıkla lineer ablasyon uygulaması ve miyokardiyal skar dokusu etrafında oluşan reentri halkasının izolasyonu şeklinde uygulanır. Başarı oranı yüzde 60 civarındadır. Başarı oranını etkileyen en önemli etken miyokardiyal iskeminin varlığıdır.
-İdiyopatik sol ventrikül taşikardilerinin ablasyonu: (Önemli bir kısmı sol posterior fasiküler reentri ile ilgilidir) Tedaviye dirençli semptomatik hastalarda endikedir. Başarı oranı yüzde 80 civarındadır. Son yıllarda sol fasiküler liflere bağlı reentri halkalarının ortaya konması ve başarılı ablasyon stratejilerinin yayınlanması ile kalıcı başarı oranlarında daha iyi yönde gelişmeler olması umulmaktadır.
-Fokal ventriküler taşikardi ablasyonu: Sıklıkla sağ ventrikül çıkımında veya sol ventrikül çıkımında yer alan odaklardan kaynaklanır. Epikardiyal kök hücre uygulaması sonrası da oluşan odaklardan kaynaklanabilir. Otomatisiteye neden olan odağın ablasyonu (fokal ablasyon) uygulanır. Başarı oranları yüzde 75’in üzerindedir.
–Kardiyonöroablasyon (CNA): Vasovagal kardiyoinhibitör senkopların önlenmesi ve kalıcı tedavisi için seçilmiş hastalarda endikedir. Özellikle sık senkopal ataklar geçiren, hayat kalitesi bütün önlemlere rağmen bozulan ve düşme veya yaralanma veya daha ciddi yaşamsal risklerle karşı karşıya olan hastalarda düşünülmelidir. Para sempatik dış kardiyak uyarıların kalp üzerindeki etkisinin bloke edilmesi amaçlanır. İşlem sonrası senkopsuz yaşam oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Ciddi komplikasyon oranı atriyal fibrilasyon ablasyonlarından daha azdır. En sık görüldüğü bildirilen komplikasyon birkaç ay içinde düzelebileceği gözlenen ve betabloker tedavisini gerektirebilen sinüzal taşikardilerdir. Ayrıca, uygulamanın özelliklerine göre risk/yarar oranlarında değişiklikler olabileceği bildirilmektedir (sağ atriyal ablasyonda biatriyal ablasyona göre daha az komplikasyon, daha az etkinlik hedefine ulaşılması veya biatriyal ablasyonda tek atriyal ablasyona göre daha fazla komplikasyon riski ve daha fazla kalıcı başarı oranları gibi).
4. Elektrofizyolojik Çalışmalarda Oluşabilen Başlıca Komplikasyonlar
Laboratuarın ve ekibin yeterli özelliklere sahip olması halinde, EPS’de komplikasyon oranları oldukça düşüktür.
En sık gelişen komplikasyon kardiyoversiyon gereken kalıcı ventrikül taşikardileridir.
Lokal vasküler zedelenmeler, tromboflebit, pulmoner emboli, sistemik arteryel embolizm, kalp perforasyonu, tamponat, katerterizasyona bağlı AV blok, atriyal fibrilasyon gelişimi, inme, ani ölüm ve miyokart infarktüsü diğer olası komplikasyonlar arasında gelmektedir.
İnme, ölüm ve miyokart infarktüsü gibi yaşamsal komplikasyonların gelişim olasılıklarının binde 5’ten az oranda olduğu bildirilmektedir.
5.Kaynaklar
1- Spyridon Koulouris; Marco Cascella. Electrophysiologic Study Interpretation. StatPearls (Internet). Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2025 Jan- Last Update: March 28, 2025 [PubMed]
2- Graff B, Graff G, Kozluk E, etal. Electrophysiological features in patients with sinus node dysfunction and vasovagal syncope. Arch Med Sci. 2011;7(6):963-970.doi 10.5114/aoms.2011.26607
3-Taylan G. Kardiyak Aritmilerin İnvazif Değerlendirmesine Genel Bakış. (eds.) Tiryakioğlu Kenar S, Heper C. Kardiyoloji 1.Cilt, Bursa Tabip Odası Sürekli Tıp Eğitimi Kitabı. Bursa Tabip Odası Yayınları, Bursa.2021; 828-850
4-Şentürk T. Taşikardilerin Kateter Ablasyonu ile Tedavisi. (eds.) Tiryakioğlu Kenar S, Heper C. Kardiyoloji 1.Cilt, Bursa Tabip Odası Sürekli Tıp Eğitimi Kitabı. Bursa Tabip Odası Yayınları, Bursa.2021; 851-867
5-Katritsis DG, Wellens HJ, Josephson ME. Mahaim Accessory Pathways. Arrhytm Electrophysiol Rev.2017;6(1):29-32.doi:10.15420/aer.2016:35:1
6- Phanthawimol W, Nogami A, Haruna T, etal. Reverse-Type left Posterior Fasicular Ventricular Tachycardia: A new Electrocardiographic Entity. JACC Clin Electrophysiol 20217(7); 843-854
7- Heper C. Cepteki EKG Değerlendirme Kılavuzu ve Kurs Kitabı. Bursa Tabip Odası Yayınları, Bursa,2025 ISBN: 978 605 9665 99 5
8- Yılancıoğlu RY, Turan OE. Supraventriküler Taşikardiler. (eds) Birdane A, Heper C, Melek M, Tiryakioğlu S. Kardiyoloji Sürekli Tıp Eğitimi Kitabı, 2026. Bursa Tabip Odası Yayınları, Bursa. ISBN:
9-Sert SS, Kuyumcu MS. Bradiaritmiler. (eds) Birdane A, Heper C, Melek M, Tiryakioğlu S. Kardiyoloji Sürekli Tıp Eğitimi Kitabı, 2026. Bursa Tabip Odası Yayınları, Bursa. ISBN:
10-Aksu T, Meyer C, Amin R, et al. Cardioneuroablation for the treatment of reflex syncope and functional bradyarrhythmias: A Scientific Statement of the European Heart Rhythm Association (EHRA) of the ESC, the Heart Rhythm Society (HRS), the Asia Pacific Heart Rhythm Society (APHRS) and the Latin American Heart Rhythm Society (LAHRS). Europace (2024) 26, euae206 https://doi.org/10.1093/europace/euae206
—–
BU YAZI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ ALTTAKİ FORM İLE BİZE BİLDİRİNİZ;
UYARI: Tıbbi bilgiler sürekli olarak değişmekte ve yenilenmektedir. Okuyucularımızın her hasta için en iyi tedavi şeklini ve en doğru ilaçları ve dozlarını belirleme sorumluluğunun uygulamayı yapan hekime ait olduğunu bilmeleri gereklidir. Yayıncı ve editör bu yayından dolayı meydana gelebilecek hastaya veya ekipmana ait herhangi bir zarar veya hasardan sorumlu değildir. Standart güvenlik uygulamaları dikkate alınarak, klinik tecrübeler ışığında tedavilerde ve ilaç uygulamalarında değişiklikler yapılmasının gerekli olabileceği durumlar ile bilimsel değişimler olabileceği bilinmelidir.
Bu yazıdan kaynak göstermek kaydıyla alıntı yapılabilir.









